KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20517 E., 2023/7154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/2267 E., 2021/653 K.
- Hüküm/karar
- Başvurunun Kısmen Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Hükmü Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/175 E., 2020/41 K.
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı/borçlu ... adına kayıtlı olup, kaza sırasında diğer davalılar murisi ...'in sevk ve idaresinde bulunan aracın 24.08.2014 tarihinde, tek taraflı ve sürücüsünün tam kusurlu olarak karıştığı kazada araç sürücüsü ...'in vefat ettiğini, aracın kaza tarihinde geçerli bir Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının bulunmaması nedeniyle kazada hayatını kaybeden sürücü ...'ın eşi tarafından müvekkil kurum aleyhine müvekkil kuruma karşı "destekten yoksun kalınan tazminat" talepli dava açıldığını,
kurum hesabından yapılan ödemenin zarardan müşterek ve müteselsil sorumlu araç işleteni ve sürücüden (somut olayda sürücünün vefat etmesi nedeniyle tereke borcu kapsamında miraçılarından) talep edebileceği, bu nedenlerle davanın kabulü ile, takip borçlusu davalıların aleyhlerine başlatılmış olan takibe yönelik haksız ve dayanaktan yoksun itirazlarının iptal edilmesine ve takibin aynen devamına, itirazlarında haksız olan borçluların takip konusu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; lehlerine İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince hükmolunan tazminatın davalıdan tahsil edildiğini, destekten yoksun kalan üçüncü kişi ve zarara sebebiyet veren kişinin mirasçısı sıfatlarının aynı kişide birleşmesi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin olarak ... tarafından yapılan savunmanın mahkeme tarafından kabul edilmediğini, mahkemece verilen kararın kesinleştiğini, Güvence Hesabının trafik sigorta şirketi gibi zarardan sorumlu olduğunu, trafik sigortası ile aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararın teminat altına alındığını,
sigorta şirketi ile akdi ilişki içinde olan kişinin işleten olması nedeniyle sigorta sözleşmesine aykırılık halinde sorumluluğun işletende olduğunu, Güvence Hesabının gerek işletene gerekse de sürücüye karşı özel bir sigorta şirketi konumunda olduğunu, sigorta sözleşmesine aykırılık nedeni ile ancak işletene rücu edilebileceğini, sigorta şirketlerinin rücu hakkının halefiyet ilkesine dayandığını, bir kişinin sorumlu tutulabilmesi için yasal dayanağının olması gerektiğini,
sürücü murisin hak sahiplerine yapılan ödemede ... ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunmadığından genel hükümlere göre de davacının rücu hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. 24.08.2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müteveffanın eşi ve çocukları tarafından İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1213 E. sayılı dosyasıyla destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle dava açıldığı, kazaya karışan aracın sigortasının olmaması nedeniyle davanın ...'na yöneltildiği,
tazminat yönünden 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2 maddesine göre davanın kabulüne karar verildiği ve ...'nın İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1213 E. Sayılı ilamı nedeniyle Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2018/2253 E.sayılı dosyasına 07.03.2018 tarihinde 331.954,16 TL ödeme yaptığı, yapılan bu ödeme ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen faiz, ayrıca ihtiyati haciz masrafları için Karakoçan İcra Dairesinin 2018/22 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, borçlunun takibe süresinde itirazıyla takibin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı,
İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1213 E. Sayılı, 2017/627 Karar sayılı 21.06.2017 tarihli ilamı nedeniyle ödeme yapan ...'nın davalıya, ...
Yönetmeliğinin 16.maddesinin a ve c bendine göre rücu hakkı olduğu, davacının İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1213 Esas, 2017/627 Karar sayılı 21/06/2017 tarihli ilamı nedeniyle yapmış olduğu ödeme neticesinde rücu hakkına dayanarak sorumlusuna karşı takip başlattığı değerlendirildiğinde, İİK'nun 67.maddesine göre hükmolunan miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile,
davalının Karakoçan İcra Müdürlüğü'nün 2018/22 E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 345.322,76 TL asıl alacak, 3.746,52 TL işlemiş faiz, 485,00 TL ihtiyati haciz masrafları yönünden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, hükmolunan 349.554,28 TL'nin %20'si olan 69.910,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; murisleri ve destekleri ...’in vefatı nedeniyle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1213 esas sayılı dosyasında lehlerine tazminata hükmedildiğini, bu dosyada destekten yoksun kalan üçüncü kişi ve zarara sebebiyet veren kişinin mirasçısı sıfatlarının aynı kişide birleşmesi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin olarak ... tarafından yapılan savunmanın mahkeme tarafından kabul edilmediğini ve kararın kesinleştiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigortası ile sigortacının sürücünün veya işletenin değil, aracın tehlikeli kullanımını sigortaladığını,
sigorta şirketi ile akdi ilişkiye giren şahsın araç işleteni olması nedeniyle sözleşmesine aykırı davranışlardan aracı sigorta ettiren işletenin sorumlu olduğunu, Güvence Hesabının trafik sigortasının görmekte olduğu işlevi yerine getirdiğini, Güvence Hesabının davasını rücu hakkına dayandırmış ise de sigorta şirketlerinin rücu hakkının halefiyet ilkesine dayandığını, müteveffa murisin, hak sahiplerine yapılan ödemede ... ile müteselsil sorumlu durumda olmaması nedeniyle davacının mirasçı olarak kendilerinden rücu hakkı bulunmadığını, mahkemece sorumlu tutulmuş olmalarının yasal dayanağı olmadığını,
davacının davasının yasal dayanağını değiştirmesine, rücu taleplerini TBK'nın rücuya ilişkin genel hükümlerine dayandırmak suretiyle davayı genişletmesine muvafakat etmediklerini, Güvence Hesabının yapmış olduğu ödemenin kazaya karışan aracın sigorta poliçesinin olmamasından dolayı sigorta hukukundan kaynaklı olarak ve zarar gören 3. kişi sayılmaları sebebiyle yapılan bir ödeme olduğunu, TBK genel hükümlerinde düzenlenen rücu müessesinin davada uygulanamayacağını, hukukumuzda Güvence Hesabının rücu hakkını düzenleyen herhangi bir yasal düzenleme de bulunmadığından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,
alacağın varlığının hukuki ve değerlendirme ve yargılama gerektirdiğinden alacağın likit olduğundan bahsedilemeyeceğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1213 esas sayılı dosyasında, desteklerini kaybeden üçüncü kişi sıfatıyla ..., ... ve ... lehine, ... aleyhine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş ve kararın kesinleşmiş olmasına, dava konusu kazanın davalılar ..., ... ve ...’in murisi olan ...’in tam kusurundan kaynaklı olarak meydana gelmiş olmasına, Güvence Hesabının yapmak zorunda kaldığı ödemeyi ...
Yönetmeliğinin 16 ncı maddesine göre davalılardan rücuen tazmin etme hakkı bulunmasına, davacı tarafından yapılan takipte talep edilen miktarların ödenmek zorunda kalınan miktarlar kadar olmasına ve bunların ödenme tarihlerinden itibaren tahakkuk eden faiz miktarlarından fazla olmamasına göre davalılar ..., ... ve ...’in bu hususlara ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmediği, davacının rücu hakkının bulunup bulunmadığı ve rücu edebileceği miktarın belirlenmesi, yargılamayı gerektirdiğinden (alacak likit olmadığından) icra inkar tazminatına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle;
davalılar ..., ... ve ...'in istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davalıların Karakoçan İcra Müdürlüğü'nün 2018/22 E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile 345.322,76 TL asıl alacak, 3.746,52 TL işlemiş faiz, 485,00 TL ihtiyati haciz masrafları yönünden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,
icra inkar tazminatı isteminin davalılar ..., ... ve ... bakımından reddine, hükmolunan 349.554,28 TL'nin %20'si olan 69.910,86 TL icra inkar tazminatının davalı ...’den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; ...'nın rücu hakkını düzenleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, icra inkar tazminatı reddedildiğinden, ret yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu vefat nedeni ile Güvence Hesabının ölenin yakınlarına ödediği tazminatın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 inci maddesi, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, ... Yönetmeliğinin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağının düzenlenmesine göre davalılar ..., ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Davacı ... tarafından İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1213 esas sayılı dosyasında verilen kararın 11.09.2017 tarihinde kesinleşmesine karşın, 23.02.2018 tarihinde başlatılan icra takibi üzerine eldeki davanın davalılarına, takip dosyasının alacaklılarına 12.03.2018 tarihinde ödeme yapılmıştır. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1213 esas sayılı dosyasında verilen kararının kesinleşme tarihi olan 11.09.2017 tarihinden sonra işleyecek faiz ve takip masraflarından davalılar sorumlu değildir. Bu kısımlar yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ... , ..., ...'e iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20517, K. 2023/7154, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama