KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20550 E., 2023/7032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/16 E., 2021/49 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin 06.12.2010 günü aracıyla hemzemin geçite geldiğinde ikaz ışığının yanmaması, hemzemin geçitteki bariyer kolunun arızalı ve açık olması karşısında yoldan karşıya geçerken olağandışı bir hızla gelen yolcu treninin hiç bir uyarı yapmadan aniden tünelden çıkarak aracına çarparak ölümüne neden olduğunu, davacı ...'nin müteveffanın annesi, diğer davacıların ise kardeşleri olduğunu, müteveffa ...'nın boşanmış olup çocuğu olmadığını, başka kimsesi olmadığından annesine ve davacı olan diğer kardeşlerine maddi destekte bulunduğunu,
davacıların ...'nın ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 5.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 9.000,00 TL maddi tazminatın 06.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili idare kamu kurumu olduğundan davanın kamu hizmetinde eksiklik ve kusura göre idari yargıda açılması gerektiğini belirterek reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.06.2012 tarihli ve 2011/120 Esas, 2012/189 Karar sayılı kararıyla; idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 23.10.2018 tarih ve 2015/16708 Esas, 2018/9398 Karar sayılı ilamında. "6099 Sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110 uncu maddesinde, 'İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.
Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.' hükmü mevcuttur. Somut olayda zarara neden olan trafik kazası hemzemin geçitte meydana geldiğinden davanın adli yargıda görülmesi gerekir.
Bu durumda, davaya adli yargıda bakılması gerektiği nazara alınarak işin esasına girilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacıların taraf olduğu ve davalısı Ziraat Sigorta A.Ş olan mahkemenin 2011/130 esas sayılı dosyasında ferdi kaza sigorta poliçesine dayalı olarak açılan davada, raporlar arasındaki çelişkiyi giderir şekilde alınan 15.09.2014 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin %100 oranında kusurlu bulunduğu, bu dosyada davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesinden geçerek kararın kesinleştiği, kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketi aleyhine açılan Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/130 E. sayılı davanın da reddedildiğini, halbuki alkol testinden kaçtıkları kesin deliller ile sabit olan ve treni yasal mevzuata aykırı şekilde usulsüzce kullanan, hemzemin geçitteki çalışmayan bariyerleri uzun zamandır tamir etmeyen ve herkesin bu şekilde bariyer kapalı iken kullanageldiği bir durumda üstelik hemzemin geçide gelirken sesle ikaz da yapmayan makinistlerin kusur durumlarının davanın niteliği gereğince ayrıca incelenmesi gerektiğinden, usulünce keşif yapılıp tanıklar dinlenip,
trafik kazası yönünden kusur incelemesi yapılmadan doneleri farklı olan Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/130 E. sayılı davanın kesinleştiğinden bahisle, muris %100 kusurlu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 06.12.2010 tarihinde hemzemin geçitte tren ile davacılar desteği idaresindeki aracın çarpışması sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri,
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20550, K. 2023/7032, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama