İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20693 K.2023/12953

: .... vekili Avukat ...

Esas2021/20693Karar2023/12953Tarih4 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.398 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/20693 E., 2023/12953 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1023 E., 2021/768 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.398 kelime·7 dk okuma·17 bölüm

: .... vekili Avukat ...

ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA

DAVA TARİHİ

Asıl dava (03.02.2016), birleşen 2017/316 Esas (31.03.2016), birleşen 2017/517, 518, 519 Esas (02.06.2017), birleşen 2016/822 Esas (09.09.2016) HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davalar ret, esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİH : 11.01.2019

SAYISI

2016/106 E., 2019/30 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Ayrı ayrı açılmış bulunan davalar birbirinden bağımsız olup aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilmiş olsalar bile bağımsızlıklarını korurlar. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz ettiği alacak üzerine açılan bir ... davasıdır. Temyiz sınırı, asıl ve birleşen her dava yönünden ayrı ayrı belirlenecektir.

Bu nedenle rücuen tahsil talebiyle başlatılan takiplerde itirazın iptali talep edilen miktarlar asıl davada 16.099,74 TL, birleşen 2016/316 Esas sayılı davada 25.290,39 TL, birleşen 2017/517 Esas sayılı davada 17.057,18 TL, birleşen 2017/519 Esas sayılı davada 46.791,67 TL ve birleşen 2016/822 Esas sayılı davada 46.381,09 TL olup reddedilen ve temyize konu edilen miktarların ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla;

davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin birleşen 2017/518 esas sayılı davaya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Birleşen 2017/518 Esas sayılı davanın dava dilekçesinde; 11.10.2013 tarihinde davacıya trafik sigortalı ve davalının işleteni olduğu ticari minibüsün, dava dışı sürücünün istiap haddi aşımı ile sevk ve idaresindeyken yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kazada yaralanan , ve tarafından müvekkili sigorta şirketi aleyhine Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/451 Esas sayılı davada yargılamanın devamı sırasında davacılar ile sulh olunarak toplam 90.929,15 TL'nin 05.02.2016 tarihinde ödendiğini ve müvekkilinin ibra edildiğini, istiap haddinden fazla yolcu taşınması nedeniyle davalı işletene rücu hakkının doğduğunu belirterek başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, bu nedenle davacının rücu hakkı bulunmadığını, davalıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana geldiği ilk anda aracı durdurmaya, yavaşlatmaya yarayan sistemlerde bir arıza olduğunu anladığını, aracı durdurmaya çalıştığını, araç freninin aniden boşalıp tutmadığını, bu nedenle sürücüye atfedilecek bir kusur olmadığını, kazanın iddia edilenin aksine istiap haddinden fazla yolcu taşınması nedeniyle meydana gelmediğini, araçta bilinmeyen ve öngörülemeyen bir arıza nedeniyle kazanın meydana geldiğini, araçta fazla yolcu da bulunmadığını,

sürücünün başkalarına en az zarar verecek şekilde aracı durdurabileceği bir yer aradığını, sürücü tarafına denk gelecek şekilde duvara değerek aracı durdurabildiğini, aracın bakımının yaptırıldığını, kazadan yaklaşık bir ay önce aracın genel muayeneden geçtiğini, yapılan ödemelerin fahiş olduğunu, devam eden ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kusur durumunun tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan 04.12.2017 tarihli raporda sürücünün tam kusurlu bulunduğu, makine mühendisi bilirkişiden alınan 21.06.2018 tarihli raporda kazanın münhasıran istiap haddinin aşılması suretiyle meydana gelmediği, sürücünün aracı hızlı kullandığı,

davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde sunduğu Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/451 Esas sayılı dosya ile alınan raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Otomotiv Anabilim Dalı Başkanlığı 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 24.11.2018 tarihli raporda kazanın aracın süratli seyretmesinden kaynaklandığının bildirildiği, bu raporun hükmü kurmaya elverişli olduğu, aracın aşırı yüklenmesinin münhasıran etkisi bulunmaması sebebiyle rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle birleşen 2017/518 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2017/518 Esas sayılı davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili 2017/518 Esas sayılı davaya yönelik istinaf dilekçesinde; kaza tespit tutanağına göre araçta 16 fazla yolcu bulunduğu, kazada yaralanan yolcular , ve tarafından Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/451 Esas sayılı dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporunda kazanın münhasıran istiap haddinin aşılması ile meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu rapordaki tespitler incelenmeden karar verildiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davalı işletenin her halükarda sorumlu olduğunu, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. İlk Derece Mahkemesince alınan tüm raporlarda kazanın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesinden kaynaklandığı ve aracın aşırı yüklenmesinin kazanın meydana gelmesine münhasıran etkisi bulunmadığı sonucuna varıldığı,

davacının dayandığı birleşen 2017/518 Esas sayılı dosya içerisinde bulunan Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/451 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda taşıt hızının toplu taşımaya mahsus taşıtlar için müsaade edilen sınırın üzerinde olmaması halinde teknik bir problem oluşması durumunda dahi kısa sürede yavaşlama ve durma imkânına haiz olacağı, bu mümkün olmasa dahi herhangi bir yol kenarı kısımlarına sürtme şeklinde durma imkanı bulacağı belirlemesinin yapıldığı, münhasıran istiap haddinin aşılması nedeniyle kazanın meydana geldiği şeklinde bir belirleme yapılmadığı,

dosya kapsamında birden fazla kusur raporu alınmış olup hükme esas alınan gerekçeli, denetime elverişli ve oluşa uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda sigortalı minibüse istiap haddi üzerinde yolcu alınmasının olayın oluşu üzerinde tek başına etken olmadığını,

böylece kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmadığının tespit edilmiş olmasına göre tazminatın teminat kapsamı dışında bulunduğunun ispat edilemediği ve rücu koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle birleşen 2017/518 esas sayılı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) nolu alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2017/518 esas sayılı davada davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili birleşen 2017/518 Esas sayılı davaya yönelik temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusuna konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Birleşen 2017/518 Esas sayılı davada uyuşmazlık; 11.10.2013 tarihinde davacıya trafik sigortalı ve davalının işleteni olduğu ticari minibüsün yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu dava dışı yolculara yapılan ödemelerin, istiap haddinin aşılması nedeniyle davalı işletenden rücuen tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. (ç) maddesi.

3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan raporda kazanın meydana gelmesinde esasen sürücünün hızlı araç sürmesinin etken olduğunun ve kazanın münhasıran istiap haddinin aşılması nedeniyle meydana gelmediğinin belirlenmesine,

davacı vekilinin temyizinde dayandığı bilirkişi raporunda kazanın münhasıran bu nedenle meydana geldiğine ilişkin bir tespit bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin birleşen 2017/518 Esas sayılı davaya yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Vekilinin Asıl ve Birleşen 2016/316 Esas, 2017/517 Esas, 2017/519 Esas, 2016/822 Esas Sayılı Dosyalara İlişkin Temyizleri Yönünden Davacı vekilinin asıl ve birleşen 2016/316 Esas, 2017/517 Esas, 2017/519 Esas, 2016/822 Esas sayılı dosyalara yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden ayrı ayrı REDDİNE,

B. Davacı vekilinin Birleşen 2017/518 Esas Sayılı Dosyaya İlişkin Temyizi Yönünden Davacı vekilinin birleşen 2017/518 Esas sayılı dosyaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya (birleşen davacı 2017/518 Esas) yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20693, K. 2023/12953, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Ve Birleşen Davalarda
  4. Dava Tarihi
  5. İlk Derece Mahkemesi
  6. Tarih : 11.01.2019
  7. Sayısı
  8. I. Dava
  9. II. Cevap
  10. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  11. IV. İstinaf
  12. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  13. B. İstinaf Sebepleri
  14. C. Gerekçe ve Sonuç
  15. V. Temyiz
  16. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  17. B. Temyiz Sebepleri
  18. C. Gerekçe
  19. VI. Karar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20693
Karar No
2023/12953
Tarih
4 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/20696 K.2023/10240
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20699 K.2023/12971
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/20742 K.2023/10156
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/20751 K.2023/10646
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/20765 K.2023/9274
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/20770 K.2023/9735

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.