İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20770 K.2023/8193

talebinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kesinlikten reddine

Esas2021/20770Karar2023/8193Tarih20 Haziran 2023Okuma11 dk · 2.117 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/20770 E., 2023/8193 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2023
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2018/1339 E., 2021/733 K.
Hüküm/karar
Davanın kısmen kabulüne/davacılar vekilinin istinaf
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.117 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

talebinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kesinlikten reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI

2014/946 E., 2018/348 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 12.04.2011 tarihinde ... adına kayıtlı, davalı ... nezdinde ...

Sigortası ile sigortalı araç ile İzmir İli Bayraklı İlçesi, 1637/2 Sokakta geri manevra yaparak ana yola çıkmak istediği sırada yaya ...'ya arkadan çarparak ağır yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, ceza mahkemesindeki yargılamada alınan adli raporda ...'nın kaza neticesinde kişinin yaşamını tehlikeye sokacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına ikinci derecede etki edecek şekilde yaralandığının bildirildiğini, ceza yargılaması sonucunda davalı sürücünün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini,

kaza nedeni ile davacı ...'nın vertigo hastalığına yakalandığını, doğal yaşamsal ihtiyaçlarının aile fertlerinin yardımı ile karşılanabildiğini, davacı yayanın oğlu olan davacı ...'nın bu olay nedeni ile büyük yıkıma uğradığını, kaza sonrası bakımının oğlu ... ve eşi ... tarafından sağlandığını, ...'nın ise ...'nın eşi olup, kendisinin onkoloji hastası olmasına rağmen kaza sonrasında ...'ya baktığını, ona üzüldüğünü ileri sürerek,

... için 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL bakıcı ve tedavi gideri, 9.700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminat ile 80.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile 180.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararla sınırlı olduğunu, maluliyet ve kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan ödeme varsa düşülmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesinde, 35 Y 9360 plakalı araç kendi adına kayıtlı olmakla birlikte, yaklaşık 7 yıl önce ... isimli şahsa sattığını, bu arada ekonomik nedenlerle, bu kişinin aracın devrini alamadığını, kazaya sebep olan sürücünün de ...'ın kardeşi olduğunu ve aracın 7 yıldır kendileri tarafından kullanıldığını kabul ettiklerini, dava konusu olay nedeni ile üzüntü duyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının da olayda tali kusurlu olduğunun saptandığını, iş gücü kaybı iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, raporla ispatlanması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, haksız kazanç sağlamaya dönük olduğunu, müvekkilinin nafaka borcu ve kredi kartları borcu nedeniyle evin geçimi zor şartlarda sağladığını, davacıya tıbbi ihtiyaçları nedeni ile elden 2.300,00 TL nakit para verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araç sürücüsünün kazada %75 davacı yayanın %25 kusurlu olduğunun alınan uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği, Ege Üniversitesi Tıp Fakultesi Adli Tıp ana Bilim Dalı raporuna göre kaza nedeni ile davacının sürekli maluliyet hali oluşmadığı ancak iki ayda iyileşir şekilde yaralandığı, Adli Tıp Kurumu İzmir Şube Müdürlüğünün raporuna göre iki aylık tedavi sürecinde davacı ...

Karadananın bakım ihtiyacının bulunduğu, alınan aktüer raporunun uygun olduğu gerekçesiyle, davacı ... tarafından maddi ve manevi tazminat talepli olarak açılan davanın kısmen kabulüne, ... tarafından sürekli maluliyet iddiasına dayalı açılan maddi tazminat talebinin reddine, ... tarafından davalılar ... ile ... aleyhine açılan geçici iş göremezlik, bakım gideri, tedavi gideri ve ulaşım gideri talepli davanın kısmen kabulü ile 2.432,58 TL maddi tazminatın 12.04.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle bu davalılardan alınarak davacı ...'ya verilmesine,

bu konudaki fazlaya dair talebin reddine, davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000 TL manevi tazminatın 12.04.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davacılar ... ve ...'nın şartları oluşmayan manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.

ATK İzmir Şube Müdürlüğü'nden alınan raporda müvekkili Türkan'ın maluliyet oranı %19 olarak belirlendiğini ve 2 ayda iyileşebileceğinin ve iyileşme sürecinin sonuna kadar bakıcıya ihtiyaç duyulacağının tespit edildiğini, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan raporda müvekkilinin özür durumunun sürekli olduğunun ortaya konulduğunu, raporlar arasında çelişki olmasından dolayı İstanbul ATK 3. İhtisas Kurumu'ndan rapor alınmasına karar verilmiş ise de,

müvekkilinin yaşı ve sağlık problemleri sebebiyle İstanbul'a gitmesi mümkün olmadığından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ana Bilim Dalından rapor alınmasını talep ettiklerini, Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan son rapora göre müvekkilinin maluliyet hesaplamasının yapılamayacağının tespitinde bulunulduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, mahkemede kabul ettiği halde İzmir ATK raporundaki maluliyet oranının hükme neden esas alınmadığının kararda açıklanmadığını, davacı ... yönünden manevi tazminatın az belirlendiğini,

diğer davacıların Türkan'ın oğlu ve gelini olması nedeniyle yakınlık dereceleri ve 2 ay geçici iş göremezlik süresi dikkate alındığında manevi tazminatın şartlarının oluştuğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak Türkan Karadan'ın maluliyet oranının tespiti için ATK İzmir Şubesinden rapor alınmasını maluliyet raporu alındıktan sonra esas hakkında karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafça bakıcı gideri yapıldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, kazadan 2 hafta sonra Bayraklı pazarında alış veriş yaparken görüldüğünü, iddiaların gerçek olmadığını, maddi tazminata kusur oranında indirim yapılırken manevi tazminatta kusur oranında indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece 8.000,00 TL manevi tazminat takdiri kabul edildiğine göre %25 kusur indirimi yapılarak 6.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini,

davalı Güneş Sigorta A.Ş poliçeye istinaden davaya konu maddi tazminatlardan sorumlu olduğu halde sigorta şirketine açılan davanın hatalı olduğunu, sigorta şirketinden talepte bulunulmadan müvekkili hakkında dava açılmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkili davada temerrüde düşürülmediğinden faizin dava tarihinden itibaren geçerli olacağını, somut belgeye dayandırılmadan bilirkişi hesaplamasında dikkate alınmayan bakıcı masraflarının gerekçeli kararda maddi tazminata dahil edilmesinin, manevi tazminata kusur indirimi yapılmamasının,

faizin olay tarihinden itibaren değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf dilekçesinde belirtilen kısımlar yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... için 100,00 TL bakım gideri, 100,00 TL geçici iş göremezlik gideri, 100,00 TL masraf, 9.700,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsilinin istendiği, mahkemece 03.04.2018 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 2.432,58 TL'nin tahsiline karar verildiği, kabul edilen miktar hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığı anlaşıldığından istinafı kabil olmadığı, davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin bu nedenle reddi gerektiği;

davacının maluliyet tespitine ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu; davacı ...'da kazaya bağlı maluliyet oluşmadığından, oğlu ve gelini olan davacıların yansıma yoluyla manevi tazminat talep haklarının bulunmadığı anlaşılmakla, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu,

davacı ... yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının davacı ...'ın iyileşme süresi, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumu, hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde bu davacı yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun bulunduğu gerekçesiyle;

davacılar vekili ile davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, HMK'nın 341. maddesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarının miktar itibariyle kesinlik sınırı içerisinde kalması nedeniyle davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin maddi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme: 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre reddedilen temyize konu edilen manevi tazminat talepleri davacılar Can Karadan ve ... yönünden ayrı ayrı 50.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kalmaktadır.

2. Davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 24.02.2015 tarihli maluliyet raporu 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında alınmış olup yapılan değerlendirmede 1934 doğumlu davacı ...'ın yaşına göre maluliyet oranının %19, yaralanmasının 25 gün süre ile iş gücüne engel teşkil edeceği, 2 ayda şifa bulacağı, iyileşme süresi sonuna kadar bakıcıya ihtiyaç duyacağı belirlenmiştir.

Mahkemece, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 14.07.2014 tarihli özürlülük raporunda; davacıda sekel kalmadığı, diabetes melitus tip 2 olduğu, trafik kazasına bağlı olmadığı, izlem sonucu demansiyel süreçler açısından anlamlı bulunmadığı, nörolojik özürlülüğünün bulunmadığı, kas iskelet sisteminde fonksiyon kaybı bulunmadığı, sürekli iş göremezliği bulunmadığı belirlenmiştir.

İki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesini teminen Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığı 31.05.2016 tarihinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında yapılan değerlendirmede dosyadaki tıbbi evraklar, davacının şikayeti ve muayenesi sonucu davacı ...'ın kazada aracın çarpması sonucu 15 gün bilincinin yerinde olmadığı, kazadan sonra vertigo rahatsızlığının başladığı, tek başına işlerini yapmakta ve sokağa çıkmakta zorlandığını, bu yönde sağlık şikayetleri olduğunun Anabilim Dalına bildirildiği,

davacıda yapılan testlerde ve muayenelerde periferik vestigüler patoloji saptanmamakla birlikte, hastanın şikayetlerinin raporda belirtilen rapora bağlı ve kalıcı olup olmadığının belirlenmesinin tıbben mümkün olmadığı, hastanın nörolojik muayenesinin normal olduğu, ellerinde titreme olduğuna yönelik şikayette bulunmuş ise de tespit edilemediği, yapılan muayene ve testler sonucu belirtilen baş dönmesi şikayetinin travma ile doğrudan ilgili olduğunun söylenmesinin mümkün olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin iki ay olduğu tespitlerine yer verilmiştir.

Ancak kaza epikriz raporunda ve dosya kapsamında alınan raporlarda davacının kaza sebebiyle occipital fraktürü olduğu ve kazadaki yaralanması sebebiyle on beş gün yoğun bakımda kaldığı sabittir.

Dosyada mevcut raporların çelişkili olması karşısında yapılacak iş içinde nöroloji uzmanının da bulunduğu İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan davacının maluliyet durumuna ilişkin kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i hükümlerine uygun yeni bir rapor alınarak, dosya içerisinde bulunan tedavi evraklarının incelenerek davacının kaza tarihinde 77 yaşında olması gözetilerek gidebilirse bizzat aksi halde evraklar üzerinden inceleme yapılarak kaza sebebiyle maluliyetin oluşup oluşmadığı,

kaza ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının incelenerek, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin davacılar Can Karadan ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Bozma sebebine göre davacılar vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20770, K. 2023/8193, 20 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. I. Dava
  6. II. Cevap
  7. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  8. IV. İstinaf
  9. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  10. B. İstinaf Sebepleri
  11. C. Gerekçe ve Sonuç
  12. V. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20770
Karar No
2023/8193
Tarih
20 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/20772 K.2023/5314
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20775 K.2023/7557
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20777 K.2023/7201
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/20781 K.2023/4985
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/20798 K.2023/3742
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/20804 K.2023/3857

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.