KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21320 E., 2024/3141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/645 E., 2021/1087 K.
- Davalılar
- 1- ... vekili Avukat ...
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·15 bölüm
2- ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 12.01.2015
HÜKÜM/KARAR : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2019/47 E., 2020/271 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında başlatılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazını 10.10.2013 tarihinde akrabası ve yakın arkadaşı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalılar arasında arkadaşlık veya ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin davalı borçluya muhtelif zamanlarda verdiği paraların ödenmemesi üzerine hakkında takip başlattığını, dava konusu taşınmaza da haciz konulduğunu, alacağını alamayınca üzerindeki hacizlerle birlikte satın aldığını, mal kaçırma amacının olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip konusu borcun ödenmiş olması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalıların haksız olması nedeni ile yargılama giderinin davalılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafça haciz konulmuş olan taşınmazın, hacizli şekilde müvekkili tarafından satın alındığını, yine müvekkili tarafından davacı tarafça başlatılmış ve haciz konulan dosya borcunun tamamını dosyaya ödeyerek usulen hacze itiraz ettiğini, tasarrufu yapılan taşınmaz üzerinde dava tarihi itibariyle halen davacının haciz hakkının devam ettiği ve dosya borcunun tamamının dosyaya yatırıldığı açıkça görüldüğünü,
dava tarihi itibariyle davacının haciz hakkı ve dosyaya para yatırılmış olması karşısında tasarrufun iptali davasını açamayacağı gibi yine davacının haczi devam ettiğinden ve dosya borcunun tamamı da dosyaya yatırılmış olduğundan iş bu davayı açmasında hukuki yararı da bulunmadığını, davacı taraf kendi istek ve talebiyle hatalı şekilde açmış olduğu davanın yargılama giderlerinde de sorumlu olduğunu, verilen kararın somut olaya, yasa ve Yargıtay kararlarına açıkça aykırı olduğunu,
davacı aleyhine 22.930,84 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yerel mahkeme Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararını yanlış ve yasaya aykırı şekilde yorumlayarak aksi yönde davalı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmettiğini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılarak davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı 3. şahıs tarafından takip konusu borç ödenmiş ise de ödemenin ihtirazi kayıt ile yapıldığı, aynı zamanda tasarrufa konu taşınmaz üzerinde bulunan ihtiyati haczin kaldırılması için İstanbul Anadolu 5. İcra Hukuk Mahkemesinde 2014/876 sayılı dava dosyası üzerinden haczin kaldırılması için davacı alacaklı aleyhine dava açtığı, bu halde icra mahkemesine açılan davanın sonucuna göre haczin kaldırılması halinde davalı 3. şahıs ...'ın davacıya haczin kaldırılması için yaptığı ödemeyi istirdat için dava açabileceğine,
eldeki dava tarihi itibariyle İstanbul Anadolu 5.İcra Hukuk Mahkemesinde açılan dava henüz karara çıkmadığına göre yapılan ödemenin iadesi halinde alacağına kavuşmak için borçlu adına kayıtlı taşınmazın muvazaalı satıldığı iddiası ile tasarrufun iptali davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunduğundan hukuki yarar bulunmadığı yönündeki istinaf itirazı yerinde olmadığı gibi davada haksız olması nedeni ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir.
Somut olayda, takip konusu borç 24.11.2014 tarihinde ödenmiştir. Dava ise bu tarihten sonra 12.01.2015 tarihinde açılmıştır. Dava açıldığı tarihte davacının bir alacağının olmamasına göre davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Öte yandan, davalı üçüncü kişi tarafından 17.11.2014 tarihinde davacı alacaklının koyduğu haczin kaldırılması talebi ile açtığı davada ödenen paranın davacıya verilmemesine ilişkin kararında tedbir de ortadan kalktığından davacının haczi devam ettiğinden ve borçlunun aciz halinin ispatlanmamış olduğundan, davanın bu koşul yönünden de eksik olduğu sabittir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21320, K. 2024/3141, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama