KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21889 E., 2022/18015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin, 12.07.2019 tarihinde sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir araçla gerçekleşen çift taraflı kazada yaralandığını ve malul olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatının yasal faizi ile tahsilini talep etmiş; ıslah ile talep 129.284,59 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 129.284,59 TL sürekli maluliyet tazminatının 19.09.2020 tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiş; ... kararına davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine, davalının itirazının reddine karar verilmiş; ... kararı, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında kaza tespit tutanağı bulunmakla beraber tutanağın, davacı ve dava dışı görgü tanığının beyanlarına göre düzenlendiği, tutanağa göre plakası tespit edilemeyen aracın tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve itiraz dilekçesinde kusur tespiti bakımından bilirkişiden rapor alınmasını talep etmesine karşın gerek UHH ve gerekse İHH tarafından talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve görgü tanığı beyanı, tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21889, K. 2022/18015, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama