KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22054 E., 2023/1915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/550 D.İş, 2021/534 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-7842
- Hüküm/karar
- Davalı itirazının reddi/Davanın kabulü
- Sayısı
- K-2021/17799
Karar Metni
1.263 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yayaya davalı ... şirketine trafik sigortalı aracın tam kusurla çarpması ile gerçekleşen 11.09.2019 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, 1.400,00 TL rapor ücretinin yargılama giderine dahil edilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini toplam 107.814,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ceza dosyasında uzlaştırma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet raporunu ve kusur durumunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün %50 kusuru, davacının sunduğu rapordaki %15.4 maluliyet oranı üzerinden PMF Yaşam Tablosu ve progresif rantın esas alındığı aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı" gerekçesiyle davacının talebinin kabulü ile 107.814,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun hukuki menfaat bulunmamasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, CMK md.253 gereği uzlaştırmanın haklardan feragat olduğu gözetildiğinde, uzlaşma durumunun mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, başvuranın kendi müracaatı ile almış olduğu sağlık kurulu raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur durumunun hatalı olduğunu, başvuran lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu alacak, trafik kazasından kaynaklanmakta olup zarar tutarının davadan evvel belirlenmesi mümkün olmadığından belirsiz alacak davası olarak tahkim davası açılmasında usule aykırılık görülmediği; dosyada mevcut evraklar incelendiğinde ceza soruşturması esnasında uzlaşma prosedürünün uygulandığı anlaşılamadığından ve 5684 Sayılı Kanunun 30/15 maddesine göre hakemlerin sadece kendilerine verilen evrak üzerinde karar vereceği düzenlendiğinden davalı tarafın bu yöne ilişen itirazının haklı görülmediği;
maluliyet raporunun başvurana ait tüm tıbbi evrakların incelenmesiyle ve başvuranın şahsi muayenesinin bizzat yapılarak hazırlandığı, başvurandaki mevcut araz/sekel/lezyonların sürekli olduğu ve kaza ile illiyet rabıtasının mevcut olduğu, raporun heyet halinde hazırlandığı, ilgili Yönetmelikteki cetvellere atıf yapılarak sonuca varıldığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazının haklı görülmediği.
Yargıtay kararları ile TRH 2010 Mortalite Tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, bu çerçevede yapılacak hesaplamada PMF 1931 Tablosundan daha fazla tazminat hesaplanacağından davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazında hukuki menfaat görülmediğinden ve usul ekonomisi nazara alınarak zarar hesaplama yöntemine ilişkin itirazın haklı görülmediği.
5684 sayılı Kanunun 30/17 maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 17. maddesi mucibince başvuran lehine tam ve nisbi vekalet ücreti takdiri hukuka uygun olduğundan davalı tarafın vekalet ücretine dair itirazının haklı görülmediği" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun hukuki menfaat bulunmamasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, CMK md.253 gereği uzlaştırmanın haklardan feragat olduğu gözetildiğinde, uzlaşma durumunun mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, başvuranın kendi müracaatı ile almış olduğu sağlık kurulu raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplanması gerektiğini, kusur durumunun hatalı olduğunu, başvuran lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli rapor gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle belirsiz alacak davası olarak tahkim davası açılmasında usule aykırılık bulunmamasına, ceza dosyasında uzlaşma sağlandığına ilişkin somut belge mevcut olmamasına, kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 11.09.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “...engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22054, K. 2023/1915, 16 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama