KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22329 E., 2023/10765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1265 E., 2021/680 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi/Başvurunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Elbistan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/74 E., 2019/57 K.
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.03.2017 tarihinde müvekkilinin idaresindeki araç ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi bulunan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline başvuru şartını yerine getirmediğini, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/450 Esas 2018/124 Karar sayılı dosyası ve içerisinde bulunan Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/3183 Soruşturma 2017/833 Karar sayılı dosyası, 24.03.2017 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Trafik polisi bilirkişi Harun Canpolat tarafından hazırlanan kusur raporu, müşteki, şüpheli ve tanık ifadeleri, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19.10.2018 havale tarihli kusur raporu,
Karayolları Genel Müdürlüğü Fen İşleri Heyeti'nden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinin 11.01.2019 havale tarihli kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde.
24.03.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacı ...'un BTM ile giderilemeyecek ve kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarının etkileyecek düzeyde ağır şekilde yaralandığı, her ne kadar dava konusu trafik kazasına ilişkin 24.03.2017 tarihli trafik kazası tespit tutanağında davacının asli kusurlu, davalının tali kusurlu olduğu belirtilmiş ve Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/3183 Soruşturma 2017/833 Karar sayılı dosyasında alınan trafik bilirkişisi Harun Canpolat'ın raporunda tarafların dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %50'şer oranda kusurlu oldukları belirlenmiş ise de,
mahkememizce alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 19.10.2018 havale tarihli kusur raporu ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen İşleri Heyeti'nden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinin 11.01.2019 havale tarihli kusur raporunda dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ... sigortalısı araç sürücüsü Yunus Keser'in ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği,
davalı ... şirketinin sigortalısının kusuru oranında davacıya karşı sorumluluğunun bulunacağı, davalı ... nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü Yunus Keser'in dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespiti doğrultusunda kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesi gereğince davalı ... şirketinin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yapılan itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, yeni bir kusur raporu aldırılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 02.10.2018 tarihli raporuna göre sürücü ...'un %100 kusur olduğu, sürücü Yunus Keser'in ise kusursuz olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacı vekili tarafından yapılan istinaf itirazlarının yerinde görülmediği..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu trafik kazası tespit tutanağının sadece kazaya karışan diğer araç sürücüsünün beyanı alınarak, müvekkilinin yokluğunda tanzim edildiğini, Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/450 Esas sayılı dosyası içerisine alınan trafik bilirkişi raporunda her iki aracın da %50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yapılan itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, kaza mahalinde keşif yapılmadığını, kaza anında orada bulunan ve 112 acili arayan kişi olan tek görgü tanığının dinlenmediğini,
itirazları doğrultusunda kusura ilişkin yeni bir bilirkişi raporu alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22329, K. 2023/10765, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama