KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22824 E., 2022/17972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar 17.09.2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada, davacılar desteği ...'in vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 100,00 TL'nin başvurunun reddi tarihi olan 08.12.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 240.010,70 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, Başvuru sahiplerinin talebinin kabulü ile anne ... için 161.753,84 TL baba ...'in 78.256,86 TL olmak üzere toplam 240.010,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının 11.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile başvuru sahiplerine ödenmesine dair verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar vekili hükmü katılma yoluyla temyiz etmiş ise de, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 09.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin ise katılma yoluyla temyiz dilekçesini 03.09.2021 tarihinde temyiz süresi geçtikten sonra verdiğinin anlaşılmasına göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davacılar vekilinin süresinden sonra verdiği temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta Hakem Heyetinin kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARŞI OY
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 185 inci maddesinde; “eşler ...çocukların bakımına eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.”; 327 nci maddesinde “çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.”; 328 inci maddesinde ise “ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere TMK, çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi hususunda ana ve babanın ortak sorumluluğu ilkesini benimsemiş; sorumluluk için ana ve babanın gelir getirici bir işte çalışması veya sürekli gelir elde etmesi aranmamıştır. Çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi için yapılacak katkı parasal olabileceği gibi hiç şüphesiz emek ve mesai harcanması suretiyle de olabilir. Katkının bu şeklinde gerçekleştirilmesi emek ve mesainin parasal bir karşılığının bulunmadığı veya para ile değerlendirilemeyeceği anlamına gelmemektedir.
Her ne kadar Dairemiz çoğunluğunca ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte çalışmadığından dolayı destek çocuğun yetiştirilme giderlerine parasal katkıda bulunamayacağı gerekçesiyle davacı ananın destek zararından yetiştirme gideri düşülemeyeceği benimsenmiş ise de yukarıda zikredilen kanun hükümleri kapsamında destek çocuğun yetiştirilmesinden ana ve baba birlikte sorumlu olduklarına göre her ikisinin de destek zararından eşit oranda indirim yapılması gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile ... kararının bu cihetten bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun aksi yönde tezahür eden görüşüne iştirak edemiyoruz. 28.12.2022
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22824, K. 2022/17972, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama