KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/2392 E., 2021/9246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Dava, ferdi kaza sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 09/07/2018 tarih, 2017/4840 Esas ve 2018/6925 Karar sayılı ilamında özetle; 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddeleri ile KTK'da yapılan değişiklik gereği, trafik sigortacılarının sorumluluğunun son bulduğu belgeli tedavi giderleri için, trafik sigorta poliçesi gereği sigortacısına prim ödeyen ve sorumluluğunu aktaran araç işleteni ve işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün de yararlanacağının gözetilmesiyle hüküm tesis edilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; dahili davalı SGK Başkanlığı hakkındaki davanın kabulü ile 7.000,00 TL'nin adı geçen davalıdan tahsiline; diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve dahili davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre, dahili davalı SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemenin bozmadan önceki kararında, davacının davalılara rücu hakkı bulunduğu kabul edilerek, hükmedilen rücu alacağı için dava tarihinden temerrüt faizine karar verilmiş olmasına rağmen, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda verilen hükümde temerrüt faizine karar verilmediği görülmektedir.
Mahkeme ilk hükmünün faiz başlangıç tarihi bakımından temyize ve bozmaya konu edilmediği, hükmedilen rücu alacağı için dava tarihinden temerrüt faizinin geçerli olacağı hususunun davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınarak faize karar verilmesi gerekirken, temerrüt faizine karar verilmeyişi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nun 370/2.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/2392, K. 2021/9246, 29 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama