KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/24141 E., 2023/1435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2018 gün ve 2015/16922 Esas, 2018/9241 karar sayılı ilamında; “..Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığa hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olup mahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan ..., kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.
Hizmet kusurundan dolayı açılan davaların, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918 Sayılı KTK'nun hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve devamı maddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Somut olayda; davacı vekili, davalı ...'ne karşı hizmet kusuruna dayanarak işbu davayı açmıştır. Bu durumda mahkemece, ...'ne karşı açılan davaya bakma görevi idari yargıya ait olduğundan, mahkeme HMK.nın 114-115 maddeleri uyarınca yargı yolu bakımından görevsizliğine ve dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir..” gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında Mahkememizin 2006/207 Esas , 2015/190 Karar sayılı ilamı ile "Asıl dosya ve birleşen Mahkememizin 2008-356 Esas, 2009-574 Karar sayılı dosyası yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 306.384,58 TL maddi tazminat, ve 8.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 41.493,76 TL maddi tazminat, ve 5.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 37.602,24 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 31.154,17 TL maddi tazminat, ve 5.000,00 TL manevi tazminat,
davacı ... için 55.425,31 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...
Iğdır Turizm Şirketinden 07.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı ... şirketi yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde verilen hüküm aleyhine hüküm verilenler tarafından temyiz edilmediğinden ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2015/16922 Esas, 2018/9241 Karar sayılı ilamı ile bozma sebebi de yapılmadığından iş bu hüküm ... dışındaki davalılar yönünden kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
davalı ... yönünden HMK'nın 114/1-b ve 115/2 nci maddesi uyarınca yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada, kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Bu nedenle, ilk kararda kabul edilen ve bozma kapsamı dışında bırakılarak kesinleşen hususlar yönünden yeniden hüküm kurularak karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yalnızca bozulan kısımlar hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Zira bozmanın kapsamı dışında kalarak onanan kısımlar usulen kesinleşmiş ve bu yönler taraflar bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında davacılar lehine kabul edilen maddi ve manevi tazminat hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak biçimde HMK hükümlerine aykırı karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24141, K. 2023/1435, 8 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama