KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/24583 E., 2023/13645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1130 E., 2021/1262 K.
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 14.12.2017
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ
Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2017/846 E., 2021/384 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait plakalı aracın 30/07/2014- 30/07/2015 tarihleri arasında 36568510/0 sayılı zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası poliçesi ile müvekkili şirketten sigortalı olduğunu, 19.05.2019 tarihinde sevk ve idaresindeki plaka sayılı aracın seyir halinde bulunan sürücü sevk ve idaresindeki plaka sayılı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda 'nın asli kusurlu diğer sürücünün ise 52/1-A kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiğini,
trafik kazası tespit tutanağı uyarınca sigortalı araç sürücüsü 'nın 1,09 promil alkollü olduğunun sabit olduğunu, kaza nedeni ile dava dışı 'ın malul kalması sebebiyle müvekkili şirket aleyhine İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/696 Esas sayılı dosyasından açılan davanın yargılaması esnasında sulh protokolü-ibra ve feragatname sonucu toplam 45.340,00 TL'nin 07.07.2017 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, KTK'nun 95/2 maddesinde sigortacının rücu hakkının düzenlenmiş olduğunu,
sigortacı üçüncü kişilerin bu sebeplerle oluşan zararlarını karşıladıktan sonra kendi akidi olan sigorta ettirene rücu edebilme hakkına sahip olduğunu, bu nedenle alkollü sürücünün neden olduğu kaza sebebiyle toplam ödenen 196.910,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
2. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesiyle; dava dilekçesinin 2-3-4 nolu bentlerinde sehven maddi hata yapıldığını, delil listesine sundukları kaza tespit tutanağının dikkate alınmasını, sehven maddi hata olarak araç sürücüsünün Zeki Asma olduğu ve 1.09 promil alkollü olduğu belirtilmiş olup, bu hususun dava konusu ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, rücuya esas olarak belirtilen ödeme de sehven maddi hata yapıldığını dava konusu 07.11.2014 tarihli trafik kazasında sigortalı araç sürücüsü 'in 1.66 promil alkollü olduğu, kazada vefat eden yolcu konumundaki mirasçılarına Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1407 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen karar gereğince yapılan toplam 196.910,00 TL ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakalı aracın 08.05.2015 tarihinde satıldığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen sürücü ve araç plakaları ile şirketin ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2019 tarih ve 2016/31 Esas, 2019/182 Karar sayılı kararında Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1407 Esas,
2015/832 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada şoför koltuğunda ’ın oturduğuna kanaat getirilmiş ise de adı geçen tanığın tarafları tanımaması ve net ifadeler vermemesi ile alkollü olduğu anlaşılan ın alkollü olduğu için şoför koltuğundan inerek 6 dakikalık zaman dilimi içerisinde tekrardan şoför koltuğuna oturmak istemesi ve alkolsüz olan müteveffa ’in buna rıza göstermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı hususları değerlendirilerek eldeki davaya da konu 06.11.2014 tarihinde gerçekleşen kazada sürücünün olduğuna kanaat getirildiği ve müteveffa mirasçıları lehine tazminata hükmedildiği,
kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, eldeki davanın Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1407 Esas,2015/832 Karar sayılı ilamı ile müteveffa mirasçıları lehine hükmedilen ve davacı tarafça ödendiği anlaşılan tazminatın rücu talebine ilişkin olduğu, kesinleşen 2016/31 Esas, 2015/832 Karar sayılı karar hükme esas alınarak davaya konu kazada kusurlu sürücünün müteveffa olduğu, bu itibarla rücu talebine ilişkin davanın şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazaya ilişkin davalı tarafın beyanları gerçeği yansıtmadığı gibi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosya kapsamında sunulmuş olunan tüm deliller tanık anlatımları ile mahkeme tarafından aldırılan raporlar incelendiğinde; araç sürücüsünün olduğunu, araç sürücünün alkollü olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2019 tarih, 2016/31 Esas, 2019/182 Karar sayılı kararında, Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1407 Esas,
2015/832 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada şoför koltuğunda ’ın oturduğuna kanaat getirilmiş ise de adı geçen tanığın tarafları tanımaması ve net ifadeler vermemesi ile alkollü olduğu anlaşılan ’ın alkollü olduğu için şoför koltuğundan inerek 6 dakikalık zaman dilimi içerisinde tekrardan şoför koltuğuna oturmak istemesi ve alkolsüz olan müteveffa in buna rıza göstermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı hususları değerlendirilerek eldeki davaya da konu 06.11.2014 tarihinde gerçekleşen kazada sürücünün olduğuna kanaat getirildiği ve müteveffa mirasçıları lehine tazminata hükmedildiği,
kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, eldeki davanın Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1407 Esas, 2015/832 Karar sayılı ilamı ile müteveffa mirasçıları lehine hükmedilen ve davacı tarafça ödendiği anlaşılan tazminatın rücu talebine ilişkin olduğu,
mahkemece kesinleşen 2016/31 Esas ,2015/832 Karar sayılı kararı hükme esas alınarak davaya konu kazada kusurlu sürücünün müteveffa olduğu bu itibarla şartları oluşmadığı anlaşılan davacının rücu talebine ilişkin davasının reddine karar verildiği görülmüş olup, mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazaya ilişkin davalı tarafın beyanları gerçeği yansıtmadığı gibi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosya kapsamında sunulmuş olunan tüm deliller tanık anlatımları ile mahkeme tarafından aldırılan raporlar incelendiğinde; araç sürücüsünün olduğunu, araç sürücünün alkollü olduğunu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının trafik sigortası kapsamında meydana gelen kazada vefat edenin mirasçılarına ödediği destekten yoksun kalma tazminatının sürücünün alkollü olduğu iddiasına dayalı olarak araç işleteninden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar B.4 maddesi (c) bendi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; aynı kazaya ilişkin olarak açılan Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2016/31-2019/182 Karar sayılı dosyasının temyizi sonucu emsal nitelikte olan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarihli 2019/4573-2020/6471 Karar sayılı onama kararı ile araç sürücüsünün alkollü olmayan Cavit Elibol olduğuna dair belirlemenin isabetli bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24583, K. 2023/13645, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama