KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/24654 E., 2022/7340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının reddine dair verilen kararın davacı ile davalı ... mirasçıları vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Dava, trafik kazası sonucu oluşan araç hasarı ve bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 29/04/2019 tarih, 2016/12588 Esas ve 2019/5195 Karar sayılı ilamında özetle; davacı aracının pert olduğunun daha önce eksper tarafından tespit edildiği ve tarafların kabulünde olduğu, davacının araç sovtajını 3.750,00 TL'ye satıp sovtajı değerlendirdiği hususları da dikkate alınmak suretiyle; aracın kaza tarihindeki hasarsız rayiç bedeli ile sovtaj bedelinin ne kadar olacağı belirlenip zararın tespitiyle araç hasar bedeli hesabının yapılması;
davacının araç mahrumiyet bedeli istemi yönünden de, pert olan davacı aracı ile aynı nitelikteki bir aracın yeniden satın alınması için gerekli olan makul sürenin ne olduğu belirlenip, bu sürede emsal nitelikteki bir aracın (davacı tarafından kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) kiralama ücretinin miktarına göre araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması hususlarında makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davaya konu edilen manevi tazminata ilişkin hüküm kesinleştiğinden, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına; davacıya davalı ... tarafından yapılan 2.030,00 TL'lik ödemeyle zararın karşılandığı ve davacının karşılanmamış zararı kalmadığı anlaşıldığından, davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin (kusur-manevi tazminat) yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; mahkeme ilk hükmünde belirlenen manevi tazminat ve fer'ilerine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, kararın anılan bölümünün kesinleştiği dikkate alındığında, manevi tazminat ve fer'ileri için yeniden hüküm tesis edilmeyişinin yerinde görülmesine;
davacının talep edebileceği maddi tazminatı usulünce hesap eden uzman bilirkişi raporlarının hükme esas alınmış olmasına göre, davacı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davalı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 7.880,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, bu talebinin reddine ilişkin mahkeme ilk hükmü maddi tazminata ilişkin alınan raporun yetersizliği gerekçesiyle bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda maddi tazminat yine reddedilmiştir.
Maddi tazminat yönünden tahkikata devam edilip yeniden hüküm tesis edildiğinden, reddolunan maddi tazminat miktarına göre (7.880,00 TL) karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri gereği davalı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, maktu ücretin de altında kalacak biçimde (eksik) vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24654, K. 2022/7340, 18 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama