KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/24915 E., 2023/13575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1329 E., 2021/1800 K.
- Dava tarihi
- 15.10.2012
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/497 E., 2021/74 K.
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemi ile Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken ... tarafından uygulanan saldırı nedeniyle silahla yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 300.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iş gücü kaybı ve el konulan telefonuna ilişkin 30.000,00 maddi tazminatın davalıdan tahsili ile haksız saldırının kınanması ve bu kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının yardım götürdüğü bölgenin şartları dikkate alındığında gerçekleşen sonucu öngörmesi gerektiğini, gerçekleşebilecek saldırı ve müdahalenin göze alınarak yola çıkıldığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, maddi zararın Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi raporu ile ispatlanması gerektiğini, eldeki davada yasal hasım konumunda olduklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... tarafından sadece insani sebeplerle hareket eden, silah bulundurmayan ve silahlı eylemde bulunmak gibi bir amaç da taşımayan kişilere yönelik, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı biçimde müdahale edildiği, bu müdahalenin haksız fiil niteliğinde olduğu,
hukuka uygun ve meşru kullanılmayan egemen güce dayalı davaya konu eylemlerin manevi tazminatı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporu ve tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 11.245,80 TL iş gücü kaybı tazminatı ve 675,00 TL el konulan telefon bedeli olmak üzere toplam 11.920,80 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Devletinin tüm dünyanın gözü önünde yapmış olduğu hukuk dışı muamele ve işkence nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın yetersiz ve kabul edilemez miktarda olduğunu, müvekkilinin silahla yaralandığını, manevi tazminat yönünden tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayın Türkiye Cumhuriyeti'nden izin alınmadan gerçekleştirilen eylem neticesinde meydana geldiğini, davacının 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı şekilde davranmak suretiyle olayların gelişimine katkıda bulunduğunu, davacının yardım götürdüğü bölgenin şartları dikkate alındığında gerçekleşen sonucu öngörmesi gerektiğini, gerçekleşebilecek saldırı ve müdahalenin göze alınarak yola çıkıldığını, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu olay nedeniyle büyük zarar gördüğünü, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı hesaplandığını ve verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Devletinin haksız saldırısı nedeniyle Mavi Marmara gemisinde yolcu olarak bulunan davacının manevi olarak zarara uğradığı konusunda tereddüt olmadığı, olayın oluş şekli, silahla yaralanması, Devletinin milletlerarası sularda hukuk dışı muamelesi ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan davacının hürriyetini tehdit ettiği, davacının ateşli silah yaralanmasının iyileşmesinin 18 aya kadar uzayacağı, bunun yanında kesi şeklinde başka yaralanmalarının da olduğu, davacının kameraman olarak kamera taşıması gerektiği, 2 gün kötü muameleye, işkence ve açlığa maruz bırakıldığı,
olayın davacı üzerinde etkisi, davacının bu süre zarfında üzüntü yaşadığı ve psikolojik yıkıma uğradığı gözetilerek hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretile, davanın kısmen kabulü ile davacı yararına 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 11.245,80 TL iş gücü kaybı ve 675,00 TL telefon bedeli olmak üzere toplam 11.920,80 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayın Türkiye Cumhuriyeti'nden izin alınmadan gerçekleştirilen eylem neticesinde meydana geldiğini, davacının 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı şekilde davranmak suretiyle olayların gelişiminine katkıda bulunduğunu, davacının yardım götürdüğü bölgenin şartları dikkate alındığında gerçekleşen sonucu öngörmesi gerektiğini, gerçekleşebilecek saldırı ve müdahalenin göze alınarak yola çıkıldığını, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu olay nedeniyle büyük zarar gördüğünü, reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ve verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının ... silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebi ile haksız saldırının kınanması ve yayın talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46, 47 ve 49 uncu maddeleri, 28.06.2016 tarihli ve 6743 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile ... Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, maddi tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun yerinde olduğu, olayın oluş şekli, olay tarihi, davacının kameraman olması ve olayda sağ kolundan silahla yaralandığı gözetilerek hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24915, K. 2023/13575, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama