KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/25173 E., 2024/881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/560 E., 2021/607 K.
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Avukat ..., Avukat ...
DAVA TARİHİ : 27.12.2011
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde sağlık sigortalı olan...'un sevk ve idaresindeki araç ile davalı ...'nın maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 05.03.2011 tarihli trafik kazasında, sigortalının bedenen zarara uğradığını ve tedavi olduğunu, müvekkili şirketin, özel hastaneye 07.08.2011 tarih ve 739100 sayılı fatura karşılığında 15.04.2011 tarihinde 30.896,38 TL ödediğini, bu nedenle TTK'nın 1301 inci maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek 30.896,38 TL alacağın 15.04.2011 ödeme tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın kendisinin sigortacısı Allianz Sigorta ve SGK'ya açılması gerekeceğini, bu kurumlara davanın ihbarını talep ettiğini, 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 Sayılı KTK uyarınca talep edilen tutarın SGK'dan tahsilinin gerekeceğini, talep edilen tedavi masraflarının SUT'a göre fahiş nitelikte olduğunu, kazada kendisine atfedilen kusurun da haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporunda SUT hükümleri nazara alınarak inceleme ve değerlendirme yapılmış ise de bilirkişi raporu incelendiğinde davacı tarafça dava dışı sigortalıya ödenen ve rücuya konu tedavi giderlerinin tamamının belgeli olduğu nazara alındığında dava dışı SGK'nın bu tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, davacı taraf, somut davada husumeti sürücü ve malik konumunda olan davalı ...'ya yöneltmiş ise de 6111 sayılı Yasa kapsamında davalının söz konusu tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığı,
davanın 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Kanun’un 98 inci maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı gözetildiğinde SGK'nın davaya dahil edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'nın olayda asli ve tam kusurlu (%100) olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısı...'un ise kusursuz olduğunu, hem 04.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda hem de 14.07.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda müvekkili şirketin söz konusu kaza nedeniyle sigortalısına 30.896,00 TL ödeme yapmış olduğunun tespit edildiğini, sigortalının yaralanmasının niteliği ile yapılan tedavilerin birbirine uygun olduğu, tedavi giderlerinin uyumlu bulunduğu ve günün rayicine uygun olduğunun tespit edildiğini, davalının tedavi giderlerinden sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazasında, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısının yaralanması nedeniyle, sağlık sigortası poliçesine dayalı olarak ödediği tedavi giderlerinin davalı karşı araç sürücüsü /malikten rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Sağlık Sigortası Genel şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi.
3. Değerlendirme Dava, trafik kazasından kaynaklanan sağlık sigorta poliçesi kapsamında ödenen tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6111 sayılı Yasa, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup eldeki dava, kanunun yürürlüğünden sonra 27.12.2011 tarihinde açılmıştır.
2918 sayılı Yasanın 98 inci maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59 uncu maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "... tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1 inci maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı,
söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91 inci maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı ...'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Somut olayda, davacı taraf kazaya karışan karşı aracın sürücüsü ve işleteni olan ...'dan, davacının sigortalısının özel hastanede gördüğü tedaviye yönelik giderleri talep etmiştir. Mahkemece 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesi ve geçici 1 inci maddesine göre, rücu istemine konu tedavi giderlerinin tamamının belgeli olduğu gözetildiğinde, dava dışı SGK'nın belgeli tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, sürücü ve işleten konumundaki davalının belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak eksik araştırmaya dayalı olarak verilen karar hatalı olmuştur.
Zira davacının sigortalısının tedavi giderlerine yönelik ödediği ve Hisar Sağlık Hizmetleri Eğitim Araştırma ve Tıbbi Cihazlar İnş. San. Ve Tic. AŞ. tarafından düzenlenen 07.03.2011 tarih 739100 sayılı faturada "İlaç, Sarf Malzemesi, Oda Hizmetleri, Laboratuvar Hizmetleri, Radyolojik Hizmetler, Operatör Hekim, Anestezist Hekim, Ameliyathane Kullanım, Muayene Hizmeti, Diğer ve KDV" kalemlerinin tutarları ayrı ayrı belirtilerek toplam 30.896.00 TL tedavi gideri faturalandırılmıştır.
Belirtilen bu tedavi kalemlerinin ayrıntılı içeriğinin (hangi ilaçlar-sarf malzemesi nedir-diğer kalem neyi içeriyor vs..) hastaneden sorulması ve belgeli-belgesiz tedavi giderlerinin net olarak tespiti ve yapılan tedavinin davacının sigortalısının kazadan kaynaklı yaralanması ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece fatura edilen tüm kalemlerin "belgeli tedavi gideri olduğu" ve SGK'nın sorumlululuğunda olduğu gerekçesiyle karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece yukarıdaki düzenlemeler ve somut olay ışığında; dava dışı sigortalının tedavi gördüğü hastaneden, az yukarıda anlatılan faturanın içeriğinin sorulması, tüm tedavi belgelerinin (dosyada eksik var ise) getirtilmesi, bir Sayıştay uzmanı, bir ortopedi doktoru ve hastane yöneticisi uzmanın yer aldığı üç kişilik bilirkişi heyetinden davacı tarafça sunulan ödeme belgeleri de denetlenecek şekilde, yapılan tedavilerin sigortalının yaralanmasının mahiyeti ile uyumlu olup olmadığı da irdelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması,
davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, yasa kapsamı dışında kalan belgesiz tedavi gideri var ise bahsi geçen düzenlemeler kapsamında davalı tarafın zarardan sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25173, K. 2024/881, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama