KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/25319 E., 2022/14933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava mahkemesi
- Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde asıl-birleşen dava davacıları vekili ve asıl dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili asıl davada; komutanlığa ait aracı görevli olarak kullanan uzman çavuş olan murisin yola fırlayan kediye çarpmamak için yaptığı manevra sonucu aracın devrilmesiyle vefat ettiğini, murisin kazada kusuru olmadığını, olayın idarenin gerekli güvenliği sağlayamaması, önlemleri almaması,
halin icaplarına ve ihtiyaçlara göre faaliyetin teknik yapısının zorunlu kıldığı yükümlülükleri noksansız ve kusursuz bir şekilde yerine getirmemesi nedeniyle meydana geldiğini, muris şoför olmamasına ve sınıfı güvenlik olmasına rağmen komutanlığınca kendisine verilen emir neticesi araç kullandığını, muris kamu hizmeti sırasında vefat ettiğinden idarenin kusursuz sorumluluğu olduğunu, AYİM’e açılan davada görevsizlik verildiğini, süresi içerisinde bu davanın açıldığını, müvekkillerinin murisin eşi, çocukları, anne ve babası olduğunu, davacı eş ve çocukların destekten yoksun kaldıklarını, tüm müvekkillerinin elem çektiğini beyanla,
belirsiz alacak davası olarak davacı eş ... için 2.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 1.000,00’er TL maddi, 20.000,00’er TL manevi, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davada;
komutanlığa ait ve davalıya zorunlu trafik sigortalı aracı görevli olarak kullanan uzman çavuş olan murisin yola fırlayan kediye çarpmamak için yaptığı manevra sonucu aracın devrilmesiyle vefat ettiğini, murisin müvekkillerinin eşi ve babaları olduğunu, destekten yoksun kaldıklarını beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 2.000,00 TL maddi, davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 1.000,00’er TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini davacı eş ... için 192.003,58 TL, davacı ... için 43.107,38 TL,
davacı ... için 31.303,41 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, zamanaşımının dolduğunu, yargı yolu ve yetki itirazlarının olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında hükmün gerekçesi ile kısa karar uyumlu olmadığından bahisle taraflar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olduğundan, hükmün bozulması ile davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının sonra incelenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; birleşen dosya davacılarının davalarının kabulü, asıl dosyadaki davacıların davasının kısmen kabulü ile; davacı eş ... için 192.003,58 TL maddi tazminatın (davalı ... şirketi yönünden garameten 126.000,00 TL ile sınırlı olarak, infazda tekerrür yaratmayacak şekilde), davacı çocuk ... için 43.107,38 TL maddi tazminatın (davalı ... şirketi yönünden garameten 28.000,00 TL ile sınırlı olarak, infazda tekerrür yaratmayacak şekilde),davacı çocuk ...için 31.301,41 TL maddi tazminatın (davalı ... şirketi yönünden garameten 21.000,00 TL ile sınırlı olarak,
infazda tekerrür yaratmayacak şekilde) davalı ...
Bakanlığından 22.08.2010 tarihi olan olay tarihinden itibaren, diğer davalı ... şirketinden temerrüt tarihi olan 11.06.2012 tarihinden başlayacak yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde tahsiline, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile ... için 30.000.00 TL, ... için 15.000,00 TL, ...için 15.000,00 TL, ... için 7.000,00 TL, ... için 7.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan (asıl dosyada davalı) alınarak davacılara verilmesine,
birleşen dosyada davalı ... şirketi tarafından Yargıtay bozma ilamından önce davacılara ödenen 162.248,63 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 246.301,10 TL'nin infazda tekrar yaratmaması için infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiş; hüküm asıl-birleşen dava davacıları vekili ve asıl dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl dava davalısı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Hükmü temyiz eden asıl-birleşen dava davacıları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; kendisini vekille temsil ettiren her bir davacı yönünden, lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin dikkate alınmamış olması doğru görülmemiştir. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 370.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25319, K. 2022/14933, 17 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama