KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/26182 E., 2023/4324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/799 E., 2021/803 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-29157
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü/İtirazın reddi
- Sayısı
- K-2021/106034
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetice davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması nedeniyle gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacının bedensel zarara uğradığını, hasar dosyası kapsamında davalı tarafça yapılan ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın 27.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 191.032,18 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediğini, davacıya ödeme yapıldığını ve sorumluluklarının sona erdiğini, kusurunun uzman bilirkişi heyetince tespitinin gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 191.032,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıda kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının yüksek olduğunu, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) rapor alınması gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun düzenlendiği, bu rapora göre tanzim edilen hesap raporunun ve raporda kullanılan hesaplama tekniğinin yasaya ve denetime uygun olduğu, kusurun oluşa uygun olduğu, kazada müterafik kusurun ispat edilemediği ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı bahisle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken sunduğu 02.10.2019 tarihli Samsun Gazi Devlet Hastanesi Erişkinler için Engelililik Sağlık Kurulu Raporu; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının %13 olduğu belirlenmiş ve bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Ancak kaza tarihi olan 19.07.2018 tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, muayeneli yeni bir rapor alınması,
raporda belirlenen oran doğrultusunda usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak ve davalı tarafça davadan önce yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki verilere göre aktüer bilirkişi tarafından değerlendirmesinin de yapılarak bakiye sürekli iş göremezlik zararının hesaplanması ve oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26182, K. 2023/4324, 23 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama