KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/26255 E., 2022/10903 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.09.2022 Salı günü davacı vekili Av. Melis Emre ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; müvekkili bankanın, davalılardan...'den Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2016/6303 esas sayılı dosyası ile alacaklı olduğunu, icra dosyasındaki haciz tutanaklarının İ.İ.K.
105. maddesi gereğince geçici aciz vesikası hükmünde bulunduğunu, davalı olan borçlu...'in Muğla İli Bodrum İlçesi Dağbelen Mahallesi 216 Ada 1 parsel (Değişiklik öncesi 103 Ada 6 Parsel ) sayılı zeytinli tarla vasıflı taşınmazını 23/12/2015 tarihinde davalı ...'e, ...'ün de 05/01/2016 tarihinde davalı borçlunun kızı olan ..... ...'e devrettiğini, .....in de taşınmazı elden çıkardığını, borcun doğumundan sonra yapılan işbu devir tasarruflarının alacaklıları ızrar ve mal kaçırmaya yönelik olduğunu belirterek davalılar arasındaki dava konusu taşınmaz devir tasarruflarının İ.İ.K.
277 vd maddeleri ile T.B.K.
19. madde gereğince müvekkili banka bakımından iptaline, davalı ... ve Alia Sophie Kerstin ...'in taşınmazın kendileri tarafından elden çıkarıldığı tarihlerdeki gerçek değerleri yerine geçen bedelin Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2016/6303 esas sayılı dosyasındaki alacakları ve ferilerini geçmeyecek şekilde devir tarihlerinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan faizi ile birlikte davalı ... ... ve ...'den nakden tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili ve davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu Muğla ili, Bodrum ilçesi, Dağbelen Mahallesi, Türkmen Mevkiinde kain, tapunun eski 103 ada 6 parsel yeni 216 ada 1 parselini teşkil eden 11.269,65 m2 yüzölçümlü zeytinlik tarla niteliğindeki taşınmazın 23/12/2015 tarih ve 25522 yevmiye sayılı resmi senet ile davalı borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...'e, 05/01/2016 tarih ve 99 yevmiye sayılı resmi senet ile de davalı ... tarafından davalı ...'e satışı ile ilgili tasarrufların davacı yönünden iptali ile,
Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2016/6303 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı kalmak kaydıyla 1.126.965,00 TL tazminatın tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere davalılar ... ve...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı bankaya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K.'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı ... vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ...’den alacaklı olan İş Bankası A.Ş. tarafından açılan tasarrufun iptali davasında İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/520 Esas 2019/468 karar sayılı ilamı ile de dava konusu taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olduğundan anılan dosyalardan verilen kararların infazı halinde bu dosya ile tahsilde tekerrür olmamak üzere tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken hükümde bu yönde açıklık bulunmaması ve infazda kuşku yaratılması doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26255, K. 2022/10903, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama