KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/26305 E., 2024/450 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1431 Esas - 2021/1593 Karar
- Dava tarihi
- 24.09.2018
- Hüküm/karar
- Davanın Reddine/ Davacının İstinaf Talebinin Esastan Reddine
- Mahkemesi
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/749 Esas - 2020/259 Karar
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.07.2018 tarihinde yaya konumunda olan müvekkiline davalıya sigortalı aracın çarpması sonucu yaralamalı kaza oluştuğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin ve kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun 02.03.2020 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyete neden olacak düzeyde bir arazının olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kaza neticesinde kot fraktürleri ve pelvis fraktürünün meydana geldiğini, müvekkilinin 3 ay boyunca %100 malul sayılırken kalıcı maluliyet belirlenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında ciddi maluliyetler oluşmasına rağmen denetime uzak ve hakkaniyete aykırı olarak Adli Tıp raporunun düzenlendiğini, rapor tarihi itibariyle raporun Erişkinler İçin Ergenlilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; raporun kaza tarihi olan 08.07.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, kemik kırığının tek başına maluliyete sebep olmayacağı, davacının rapora itiraz ederken davacıya ait farklı bir heyet raporu, sağlık tedavi evrakı gibi belge sunmadığı, davacı vekilinin soyut beyana dayalı istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya konumunda olan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kaza sebebiyle davacının yaralandığı bölgenin filmlerinin çekilerek Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumunca kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenen raporda davacının sürekli maluliyeti bulunmadığı tespit edilmiş olup davalının tazminattan sorumlu tutulamayacağına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26305, K. 2024/450, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama