KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/27061 E., 2023/5210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/782 - 2021/1754
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1312 Esas 2018/956 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü/İstinaf Başvurusunun Kabulü İle Davanın Kabulü
Karar Metni
1.510 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf istemlerinini esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. .....geldi, davalılar adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.04.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.07.2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... A.Ş. tarafından Zorunlu Taşımacılık Sigortası ile sigortalı otobüs ile davalı ...Ş. tarafından ... poliçesi ile sigortalı kamyonun yapmış olduğu trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını, meydana gelen trafik kazasında trafik kaza tutanağında her iki araca kusur izafe edildiğini, otobüste yolcu konumunda olan davacının ise kusursuz olduğunu belirterek şimdilik 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketlerinden sigorta poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydı ile dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigoratcının poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların duraklamalar da dahil olmak üzere kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içerisinde meydana gelecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı sigorta tutarlarına kadar temin ettiğini, sigortalının taşımayı 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapması gerektiğini,
davalı şirketin 4925 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde aynı Kanun'un 17 nci maddesinde düzenlenen sorumluluğu teminat altına alındığını, 17 nci maddede düzenlenen sorumluluk ise ancak şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacılarının sorumluluğu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; davanın kısmen kabulü ile 446.743,58 TL tazminatın 04/08/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her bir davalının 290.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmaları kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan hesap raporunda davacının toplam zararının 783.717,90 TL olarak hesaplandığını, davalı ... şirketlerinin kaza tarihi itibariyle poliçe limitleri ayrı ayrı 290.000,00 TL olduğunu, bu sebeple toplam 580.000,00 TL’nin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği halde mahkemece teselsül hükümleri ihlal edilerek davalı ... yönünden sigortalı araç sürücüsünün %20 kusur oranı gözetilerek hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, iş göremezlik tazminatının bilinen döneme göre güncellenmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusurun dayanaksız olduğunu, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün kusuru nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, kabule göre de atfedilen %20 kusur oranına göre mahkemece sorumlulukları 156.743,58 TL olarak belirlendiği halde 290.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kusur oranına göre belirlenmesi gerekirken tamamından sorumlu tutulmalarında isabet bulunmadığını, hesap tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda hesaplanan tazminatın fahiş olduğunu, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin poliçe limiti ile oranlı belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.12.2018 tarih ve 2015/1312 Esas - 2018/956 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulü ile 580.000,00 TL maddi tazminatın 04.08.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her bir davalının sorumluluğu 290.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hem İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi (27.12.2018) itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin (RG : 30.12.2017 - 30286) hem de Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi (14.10.2021) itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin (RG : 24.11.2020 - 31314) 21/1'inci maddeleri uyarınca avukatlık ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır hükmünün mevcut olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince 14.10.2021 tarihinde istinaf başvurularının kabulüne,
İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verildiği için vekalet ücretinin de 14.10.2021 istinaf karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenmesi gerektiğini, istinaf karar tarihi itibariyle her bir davalı aleyhine ayrı ayrı 28.750,00'er TL vekalet ücreti yerine 23.350,00'şer TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusura ilişkin olarak sigortalı araç sürücüsüne %20 kusur atfedilmesinin dayanıksız olduğunu, kusuru kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru %20 olmasına rağmen ve bu husus gerekçeli kararda belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında diğer araç sürücüsünün kusuru indirilmeden davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davayı kabul etmemekle birlikte;
müvekkili şirketin araç işleteninin sorumluluğundan fazlasına düşen tutardan sorumlu olmayacağından harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de yine kusur oranını kabul etmemekle birlikte bu husus dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm ve davalı ... şirketinin vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Dosya kapsamında bulunan, yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesince hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 11.11.2016 tarihli rapor ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporla başvuranın özür oranının %21 oranında olduğu bildirilmiştir. Ne var ki anılan bu raporların Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, 22.07.2015 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir.
Buna göre, maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, ATK ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE;
Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açılanan sebeple davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda dökümü yazılı kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27061, K. 2023/5210, 11 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama