KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/27084 E., 2024/562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1950 E., 2021/1615 K.
- Dava tarihi
- 08.05.2018
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/444 E., 2018/1224 K.
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün 22.04.2012 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın davalı şirket nezdinde sigorta poliçesi bulunduğunu ve 200.000,00 TL teminatı olduğunu, davacının araç işleteni olup taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, ancak motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen zarardan sorumlu olabileceklerini, davacının ise üçüncü kişi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın tek yanlı trafik kazası sonucu maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının işleteni olduğu araçta yolcu konumunda iken 22.04.2012 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde kalıcı ve geçici maluliyetinin oluştuğu gerekçesi ile maddi tazminat isteminde bulunduğu, sigortanın kapsamına göre 3. kişilerin sigortalı olan davacının (aracın malik ve işleteni sıfatıyla) Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında sigortalıdan talep edebilecekleri tazminatların karşılanmasının temin edildiği,
bu bağlamda davacı işleten/sigortalının sigorta sözleşmesinin tarafı olduğu ve 3. kişi konumunda olmadığı, işleten sıfatını taşıyan davacının zararının sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı gerekçesi ile davacının aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarih ve yukarıda sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... vekili Av. ... 18.02.2019 tarihli dilekçesi ile mahkemece verilen 06.12.2018 tarih ve 2018/444 Esas 2018/1224 Karar sayılı karara karşı istinaf talebinde bulunmuş ise de anılan kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
2918 sayılı KTK’nun 91 ve 99 uncu maddelerinde yer alan trafik sigortasından kural olarak zarar gören “üçüncü kişiler” yararlandığını, ancak Yasa’nın 92 nci maddesi (b) bendinde özel ve ayrık bir hükme yer verilerek işleten ve sürücünün yakınları da “üçüncü kişi” kabul edilip, onların “mal" zararları dışındaki “can" zararları sigorta kapsamına alındığını, Yasa’nın 92 maddesi (b) bendinde, işleten ve sürücü yakınlarının (eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşlerinin) “her türlü zararları” değil, yalnızca “mallarına” gelen zararlar sigorta kapsamı dışında bırakıldığını, buna karşılık “canlarına” gelen zararlar sigorta kapsamında olduğunu,
işleten ve sürücü yakınlarının can zararları sözkonusu olduğunda, trafik sigortasından tazminat alabilecekleri yönünde kararlar verildiğini, davaya konu kazada ise müvekkilinin işleten olduğunu ancak kazada yolcu pozisyonunda olup 3. kişi durumunda olduğunu ve tazminat alabileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tazminat davası açtığı, bu durumda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiğinden ve henüz alacağın tamamı belirlenmediğinden verilen kararın kesin nitelikte olmadığı, bu nedenle davacının kararı istinaf etme hakkı bulunduğundan ek karara karşı istinaf talebi kabul edilerek esasa ilişkin istinaf talebinin incelendiği,
davalıya kaza tarihini kapsar şekilde trafik sigortalı davacıya ait olan ve dava dışı ... yönetiminde bulunan aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve bu yaralanma nedeniyle maddi tazminat talep edildiği, 15 Ağustos 2003 tarihli ZMSS Genel Şartlarının "A.3- Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı kısmının b bendinde, “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri" teminat dışında bırakıldığından,
başka bir ifadeyle işleten, sigorta sözleşmesi kapsamında 3. kişi konumunda olmadığından davacının poliçe kapsamında tazminat talep edemeyeceği, davanın reddinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı ancak davanın esastan reddi yerine aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, hükmün bu yönden düzeltileceği, davalı tarafın istinaf talebi bulunmadığından vekalet ücreti bakımından davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararında belirlenen vekalet ücreti miktarının aynen muhafaza edildiği,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile HMK'nın 355 inci maddesi gereğince yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 12.04.2012 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı işletenin uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının araç işleteni olması ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesi uyarınca işletenin uğrayacağı zararların teminat kapsamında olmadığının anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27084, K. 2024/562, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama