KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/27386 E., 2024/10630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1135 Esas - 2021/1445 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/217 Esas - 2021/34 Karar
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.10.2015 tarihinde Trabzonspor-Gaziantep Futbol Kulübü arasında gerçekleşen müsabakada Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu tarafından yan hakem olarak görevlendirildiğini;
gerçekleşen maç sonrasında Trabzonspor kulüp başkanı ve idarecileri olan davalılar tarafından müvekkilinin hakem heyeti soyunma odasından çıkması engellenmek suretiyle hürriyetinden yoksun bırakıldığını, davalıların hürriyeti tahdit suçundan cezalandırılmalarına karar verildiğini, müvekkilinin dört saatin sonunda çevik kuvvet eşliğinde hürriyetine kavuştuğunu, davalıların haksız eylemden sorumlu olduklarını belirterek davalı ... yönünden 100.000,00 TL,
diğer her bir davalı yönünden 40.000,00 TL olmak üzere toplam 540.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kolluğun her türlü önlemi aldığı müsabaka esnasında iddia edilen eylemin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, davacıya yöneltilmiş bir eylemlerinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, olay günü müvekkilinin kolluk kuvvetlerine yardımcı olduğunu, davacıya yönelik bir eyleminin olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların hürriyeti tahdit eylemi nedeniyle davacının manevi zarara uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden 20.000,00 TL, diğer davalılar yönünden 2.500,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olay tarihi, saldırının ağırlığı, davalıların kusuru değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ancak dava kısmen kabul edilmesine rağmen, reddedilen tazminatlar yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile istinafa gelen davalılar vekilinin istinaf talebinin vekalet ücreti yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne,
davalı ... yönünden 20.000,00 TL; diğer davalılar yönünden 2.500,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan ayrı ayrı tahsiline, reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmasına rağmen ... dışındaki tüm davalılar yönünden bu husus değerlendirilmeden aynı miktarda tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, hakkaniyete göre davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Davacı vekilinin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı tarafından haksız eylem nedeniyle ile adı geçen davalılardan ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile adı geçen davalılardan ayrı ayrı 2.500,00'er TL manevi tazminatın tahsiline karar verildiği, davacı vekili ile adı geçen davalıların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer istinaf taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı temyize konu edilen miktar 37.500,00 TL olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin adı geçen davalılara yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin davalı ...'na yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ...'na yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin davalı ...'na yönelik temyizi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27386, K. 2024/10630, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama