KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/27406 E., 2022/7859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25/05/2022 Çarşamba günü davacı asil ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yaptıklarını takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazını üzerindeki petrol işletmesi ile birlikte diğer davalı şirkete devrettiklerini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, dava koşullarının oluşmadığını, alacağın gerçekliğinin ispat edilmesi gerektiğini, raiç bedelden devrin yapıldığını, işletme değil taşınmaz devrinin yapıldığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, davalı borçlu .... Petrol Limited Şirketinin 22/02/2018 tarihinde diğer davalı ..... Petrol Turizm Şirketine Adana İli, Seyhan İlçesi, .... Mah. ... ada, 13 parselde kayıtlı taşınmazı üzerinde bulunan petrol işletmesi ile birlikte devrettiği, davacının takip başlattığı, lehtarı olduğu bononun 05/07/2017 vade tarihli olduğu, İİK 280/3 maddesi gereğince davalı ....
İnşaat Turizm A.Ş'nin devraldığı petrol istasyonu ile ilgili ilan yaptığını ispat edemediği, devraldığı petrol istasyonunu dava dışı Park Life Limited Şirketi'ne kiraya verdiği ve kira sözleşmesine şerh edildiği, davalı .... Petrol İnşaat Limited Şirketinin aynı tarihlerde başka taşınmazları da devrettiği, devrettiği taşınmazlar arasında .....
Şirketinin sahibi .....'e devrettiği taşınmazların da bulunduğu davalı .... şirketi yapılan devrin gerçek bir devir olup bedelin ödendiğini iddia etmiş ise de, devir tarihinden önce ve sonra davalı .... şirketine havaleler yapıldığı, ancak bu havalelerin devir için yapıldığının anlaşılamadığı, ayrıca davalı .... vekilince borca dayanak olan senedin teminat senedi olduğu, bu nedenle borcun varlığı ve tarihi itibari ile belirleme yapılması gerektiği, alacağın gerçek bir alacak olmadığı iddiası ileri sürülmüş ise de bu iddianın menfi tespit davasına konu olabileceği, davalı borçlu tarafından böyle bir davanın açılmamış olduğu, davalı ....
Limited Şirketinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olduğuna ilişkin bilirkişi raporu alındığı, bu nedenle ticari defterlerde bononun işlenmemiş olmasının göz önünde bulundurulmadığı, ayrıca ....
Anonim Şirketinin dava konusu petrol istasyonunu devraldıktan sonra belirli bir süre bedelsiz olarak kiraya vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı .... Petrol AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesince verilen kararın doğru olduğundan bahisle davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiş, hüküm yine davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına , dava konusu taşınmazın devrinin işyeri devri niteliğinde olması ve devrin İİK’nın 280/3.maddesi koşullarına uygun yapılmamış olmasına, borç kaynağı teminat senedi alacağının varlığının ispatlanmış bulunmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27406, K. 2022/7859, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama