KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/27465 E., 2023/12015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/371 E., 2021/496 K.
- Dava tarihi
- 03.10.2015
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait, davalıya kasko sigortalı aracın 01.06.2015 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle ağır hasar aldığını, araçta meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında tazminin istendiğini, ancak 86557536 sayılı hasar dosyasında sigorta tazminatının eksik ödendiğini, aracın 34.355,20 TL limitli poliçe kapsamında güvence altına alındığını, davacının aracı üzerinde modifiye parçalar ekli olduğunu, bunların piyasa değeri yüksek aksesuarlar olduğunu, davacının bu aksesuarlara ek prim ödeyerek poliçe ile güvence altına aldığını, modifiye parçalar nedeniyle ekspertiz raporunda büyük eksiklikler olduğunu,
tüm bu nedenlerle sigortalı araçta meydana gelen zararın 6762 sayılı Yasa ve taraflar arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince davalı ... tarafından oluşan gerçek hasarın tamamının tazminini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 3.000,00 TL eksik ödenen kasko tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 10.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğini, talep edilen hasar bedelinin ödendiğini, davacının sigorta şirketini ibra ettiğini ve bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, araçta bulunan diğer aksesuarlara ilişkin meydana gelen zararların poliçe kapsamı dışında kaldığını, belirtilen aksesuarlara ilişkin prim belirlenmediği ve aksesuarlara ilişkin bir ödeme yapılmadığından aksesuarların teminat kapsamında olmadığını, bu nedenle modifiye onarım, parça ve işçilik bedelinin esas alınması yönündeki taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
kaza tarihinden itibaren faiz taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın usulden reddini, olmadığı taktirde dava konusu talepler nedeniyle sigortalıya ödeme yapıldığı ve ibra nedeniyle esastan reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Davanın açıldığı İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/982 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararıyla verilen görevsizlik kararının onanarak kesinleşmesi üzerine dosya, İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2016/890 Esasına kaydedilmiştir. Mahkemenin 2016/890 Esas, 2019/29 Karar sayılı ve 31.01.2019 tarihli kararı ile davacının talebiyle bağlı kalınarak davacının davasının kabulü ile 3.000,00 TL'nin dava tarihi olan 03.10.2015 tarihinden itibaren, bakiye 7.000,00 TL'nin ise ıslah tarihi olan 20.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.07.2020 tarih ve 2019/4394 Esas, 2020/4624 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Davacı vekili, meydana gelen kaza neticesinde aracın hasara uğradığını, zararın sigorta poliçesi kapsamında tazminin istendiğini, ancak hasar dosyasında sigorta tazminatının eksik ödendiğini, aracın 34.355,20 TL limit (diğer aksesuarlar) ile poliçe kapsamında güvence altına alındığını, davacının aracı üzerinde modifiye parçalar ekli olduğunu, belirterek eksik ödeme talep edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan 25.01.2018 tarihli nakine mühendisi ve sigorta hukukçusundan alınan raporda, ekspertiz raporundaki detaylı resimler incelendiğinde meydana gelen kaza ile uyumlu olduğu, raporda belirtilen yedek parça fiyatları, kaporta, boya, mekanik ve elektrik işlerinin fiyatlarının yapılan piyasa araştırmasına göre kaza tarihi itibariyle uyumlu bulunduğu ve bu sebeple toplam hasar miktarı KDV dahil fiyatının 49.295,39 TL olarak hesap edilerek, başkaca bir tespitte bulunulmamıştır.
Hükme esas alınan rapor yetersiz olup denetime de elverişli değildir.O halde mahkemece, İTÜ makine mühendisi bilirkişisinden iki ekspertiz raporları, hasarlı araç fotoğrafları irdelenerek, araçta meydana gelen zarar kalemleri tek tek belirlenmek ve itirazları karşılayan ve davalı ... tarafından davacı sigortalıya yapılan ödemeden hangilerinin araçtaki aksesuarlara ilişkin olduğunu gösteren rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı sonrasında alınan içerisinde İTÜ Makina Mühendisi bilirkişisinin de bulunduğu 3 kişilik heyetten alınan ek raporun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihi olan 03.10.2015 tarihinden, 7.000,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 20.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararının gereğinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, aksesuar hasarından sorumlu olmadıklarını, daha önce ödeme ile borcun sona erdiğini, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında aracın bakiye hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409, 1453 ve 1459 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27465, K. 2023/12015, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama