İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/3528 K.2021/3659

Davacı tarafından davalı ... aleyhine verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine hakem heyeti tarafından yapılan yargılama sonunda; itiraz hakem heyetinin itirazın reddine dair verilen kararının davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi…

Esas2021/3528Karar2021/3659Tarih24 Haziran 2021Okuma5 dk · 1.029 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/3528 E., 2021/3659 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2021
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından davalı ... aleyhine verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine hakem heyeti tarafından yapılan yargılama sonunda; itiraz hakem heyetinin itirazın reddine dair verilen kararının davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, 07.08.2018 tarihinde muris ...’in yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında ...’in vefat ettiğini, davacının müteveffa ...’nin manevi oğlu olduğunu, davacının evlilik dışı dünyaya geldiğini ve öz babasını hiç tanımadığını, davacı henüz 2 yaşında iken annesi ile müteveffanın evlendiğini ve davacıya müteveffanın babalık yaptığını, aynı çatı altında uzun süre birlikte yaşadıklarını, müteveffanın ölümü ile davacının büyük üzüntü duyduğunu belirterek 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvuru sahibi ile müteveffa arasında evlatlık ilişkisi kurulmadığı, sadece aynı adreste ikamet ettikleri anlaşılmakla davacı ile müteveffa arasında eylemli ve gerçek bir bağ bulunduğu kanıtlanamadığı için manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine dair karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir.

Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Haksız fiil neticesinde bir ölüm meydana gelirse, ölen kişinin yakınları TBK m. 53’te tahdidi olarak sayılmayan şu zararları talep edebilmektedir: 1. Cenaze giderleri. 2. ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. ö̈lenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. Görüldüğü üzere hükümde manevi zararların giderilmesine yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır.

TBK m. 56’da ayrı bir maddede düzenlenen hükmün 2. fıkrasına göre, “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Hükümde öne çıkan husus, manevi tazminatı kimlerin, hangi şartlar altında isteyebileceğidir. Burada “ölenin yakınları” ifadesinin incelenmesi gerekir.

Ölenin “Yakını” Kavramı TBK m. 56’nın gerekçesine bakıldığında, 818 sayılı BK’da ölüm halinde, “ölünün ailesi” yararına olmak üzere manevi tazminata karar verildiği halde, yeni düzenlemede “ölenin yakınları” yararına olmak üzere manevi tazminata karar verileceği, hükmün kapsamının genişletildiği belirtilmektedir. Hal böyle olunca, ölenin “yakınları”nın, ölenin “ailesi”ni de içine alarak daha geniş bir kavramı ifade ettiği anlaşılmaktadır.

Ancak BK döneminde de gerek öğretide gerekse yargı kararlarında “aile” kavramının, ölümden büyük üzüntü ve elem duyan yakınlar olduğu kabul edilmekteydi. Belirtmek gerekir ki, ölenin yakınından maksat miras veya nafaka yakınlığı da değildir. Ölen kişi ile güçlü duygusal bağı olan fakat herhangi bir ailevî veya hukukî ilişkisi olmayan bir kişi de pekala ölenin yakını olması hasebiyle bu madde kapsamında manevi tazminat talep edebilir.

Buna mukabil, ölenin akrabası olmakla birlikte, ilişkisi azalmış kişilerin manevi bir zarara uğradıkları kabul edilemeyeceğinden dolayı lehlerinde manevi tazminata hükmedilmemelidir. Yargıtay’a göre, “…bir kimsenin ölenin yakını sayılabilmesi için, ölen ile eylemli aile ve sevgi bağlarının varlığı gereklidir.

Burada önemli olan, aile hukuku çevresinde yakınlık değil, duygusal yakınlıktır, bu yüzden manevi tazminata hükmetmek için murisle çok yakın ve içtenlik taşıyan duygusal bir bağlılığın varlığı aranmalıdır…”Görüldüğü üzere manevi tazminat talep edebilme hususunda aile hukuku bağlamında yakınlığın bir önemi bulunmamaktadır. Ölen kişinin yakınının yaşının herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Ayırt etme gücüne sahip olan ve ölümün acısını derinden hissedecek bir yaşta olan çocuk da manevi tazminat talebinde bulunabilir.

TBK m. 56’ya göre, “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Ölüm ve bedensel bütünlüğün ihlalinde manevi tazminatın belirlenmesi hususunda Kanunda ayrıca bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, yukarıdaki maddenin vurguladığımız kısımları ölüm ve bedensel bütünlüğün ihlalinde manevi tazminatın belirlenmesinde yol gösterici olmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, ölüm ve bedensel bütünlüğün ihlalinde manevi tazminata hükmedilmesi hâkimin takdir yetkisi altındadır. Hâkimin bu takdir yetkisini ne şekilde kullanacağı TMK m. 4’te düzenlenmiştir.

Buna göre, “Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.” Böylece burada hâkim, manevi tazminata hükmedip hükmetmeyeceğine karar verirken hukuku ve hakkaniyeti kıstas almak zorundadır. Hususen TBK m. 56 kapsamında hâkim, takdir yetkisini kullanacaksa, olayın özelliklerini de göz önünde bulundurmak durumundadır.

Somut olayda; davacının annesi Nisfican Şahin’in, davacı ...’ı evlilik dışı dünyaya getirdiği, ...’ın biyolojik babasını hiç görmediği ve tanımadığı, davacının nüfus kaydına annesinin kızlık soy ismi olan (YILDIZ) soy ismi ile kaydolduğu, resmi kayıtlarda dahi öz babası bakımından herhangi bir soy bağı kurulmadığı, davacının annesinin 29.06.1993 tarihinde davacı henüz 2 yaşında iken müteveffa ... ile evlendiği, uzun yıllar davacı ile müteveffanın aynı çatı altında yaşadığı ve müteveffa ... ile davacı arasında manevi, duygusal ve eylemli aile ve sevgi bağlarının oluştuğu anlaşılmaktadır.

Olay tarihi, olayın gelişim şekli, davacının vefat edene yakınlığı ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile başvurunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 24/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/3528, K. 2021/3659, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3528
Karar No
2021/3659
Tarih
24 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/3528 K.2021/11913
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/3528 K.2021/4539
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/3528 K.2021/7001
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/3529 K.2021/3660
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/3529 K.2021/4648
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/3530 K.2021/4540

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.