KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/4125 E., 2021/9885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.772 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 21/03/2020 tarih ve 2020/İHK-6592 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 13/01/2016 günü meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve davacıda maluliyet oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 4.995,00 TL sürekli iş göremezlik, 5,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, geçici iş göremezlik zararı yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ıslahla talebini sürekli iş göremezlik zararı yönünden 94.719,12 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; talebin reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik zararı olarak 94.719,12 TL tazminatın 16/10/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; davalı vekilinin itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz dilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiilin tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 13/01/2016 olup, davacı yanca ibraz edilen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’nın 21/10/2019 tarihli raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiştir. Anılan rapora karşı davalı tarafça, davacının iddia edildiği gibi maluliyetinin olmadığı, tespit edilen arazın kaza ile arasında illiyet bağının olup olmadığının araştırılması
gerektiği ve diğer yönlerden itiraz edilmiştir. Kaza tarihinin 13/01/2016 olduğu dikkate alındığında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak rapor düzenlenmesi gerekirken, anılan raporun karara esas alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmektedir.
Bu nedenle hakem heyetince yapılacak iş, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünde rapor alınması, maluliyet oranı değiştiği takdirde, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle gerekirse yeniden aktüer raporu alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya kapsamından, olay ile ilgili olarak Bölge Trafik Ekiplerince hazırlanan kaza tespit tutanağı verilerine göre;...plakalı ... araç sürücüsü şüpheli ...'ın kavşak noktalarına yaklaşırken aracın hızını azaltmamak ve öndeki araçlar ile arasında güvenli ve yeterli bir mesafeyi korumamak şeklindeki trafik kurallarını ihlal ettiği, ölen ... ile müşteki-şüpheli ...'nın da; kara yolu üzerinde meydana gelen arıza için diğer araçların güvenliğini sağlamak açısından güvenlik tedbiri almamaları sebebiyle kusurlu olduklarının tespit ve mütalaa edildiği, ...
ATK Trafik İhtisas Dairesinin 29/09/2016 tarihli raporu ile; ... ...'nın asli kusurlu, müteveffa sürücünün asli kusurlu, müşteki sanık ... ile ...'ın kendi yaralanmalarından dolayı alt düzeyde tali kusurlu bulundukları belirtilmiştir. ...
ATK Trafik İhtisas Dairesinin 15/12/2016 tarihli ek raporu ile, kök rapordaki tespitlere aynen katılarak, ... ...'nın asli kusurlu, müteveffa ...in tali kusurlu, müşteki sanık... ile ...'ın kendi yaralanmalarından dolayı alt düzeyde tali kusurlu bulundukları belirtilmiştir. Dava konusu kaza ile ilgili ceza yargılaması yapılan Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/88 E. sayılı dosyasında alınan 14/03/2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda.
13/01/2016 günü saat 05:50 sıralarında sanık sürücü ... ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobili ile İpsala istikametinden Keşan istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan D-110-01 Devlet Karayolu km 29'a geldiği esnada seyir istikametine göre sağ tarafında yolun sağ şeridine taşmış şekilde durmakta olan ... plaka sayılı otomobilin arkasına çarpması ve akabinde... plaka sayılı otomobilin ötelenerek önünde 4lüleri ve farları yanık vaziyette olan ...plaka sayılı otomobile çarpması ve duran araçların arasında çekme halatı bağlamaya çalışan... plaka sayılı otomobil sürücüsü maktul ...'in ölümü ve ... plaka sayılı otomobilin
sürücü-müştekisi sanık ...'ın ve müşteki ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, sanık-sürücü ... ...’nın sevk ve idaresindeki otomobili ile vaktin alacakaranlık, aydınlatmanın olmadığı, zeminin ıslak olduğu hız limitinin 70 km/s ve kavşak yaklaşımı olduğu yol bölümünü gözeterek yola gereken dikkatini verip hızını azaltarak tedbirli bir
şekilde seyretmediği ve yolun sağ şeridine taşan araca karşı zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı, görüş alanını yeterince kontrol altında bulundurmadığı, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile gerçekleşen ölüm ve yaralanmalar ile neticelenen trafik kazasında asli kusurlu olduğu, maktul ...in sevk ve idaresindeki otomobilinin tamamını bankete park etmesi gerekirken yolun sağ şeridine taşacak şekilde park ederek gerisindeki araçlar açısından tehlike ortamı oluşturduğu, gerisindeki araç sürücülerinin fark edilebilmesi için gerekli ve yeterli önlemler almadığı,
dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile gerçekleşen ölüm ve yaralanmalar ile neticelenen kazada tali kusurlu olduğu, müşteki sanık...’ın kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde gerekli ve yeterli önlemler alınmayan, tehlikeli ve yolun sağ şeridine taşacak
şekilde duran aracın mahallinde bulunduğu ve kendi yaralanması ile neticelenen kazada alt düzeyde tali kusurlu, kendisinin dışında diğer ölüm ve yaralanma ile gerçekleşen kazada müşteki sanık...'ın atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, müşteki ...’ın kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde gerekli ve yeterli önlemler alınmayan tehlikeli ve yolun sağ şeridine taşacak şekilde duran aracın mahallinde bulunduğu ve kendi yaralanması ile neticelenen kazada alt düzeyde tali kusurlu olduğu, belirlenmiştir.
Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/88E. Sayılı dosyasında mağdur ... alınan ifadesinde. “Olay günü saat 01;30 gibi ... beni evimden aldı. Bir süre sohbet ettik.alkol almadık. ... öncede alkol aldığını sanmıyorum. 02:30 sıraları ... restoranta gittik. 30-40 dakika kadar orada kaldık. Her ikimiz ikişer ücer bira içtik. 03:10-03:30 gibi buradan ayrıldık. Gaz ışığı bitişe yönelik kırmızı ışık yakmıştı. ... benzin istasyonunda 20 TL’lik gaz aldık. Araç bir daha çalışmadı.
Ben taksi çağıralım dedim. Ancak ... itelim belki çalışır diye söyledi. İttiğimizde araç çalıştı ancak güvenlik şeridi dediğimiz en sağ şeritte yavaş bir şekilde seyir ettik. Fakat beğendik kavşağına gelirken bayırı çıkamadık ve bu kavşağa gelmeden durduk. ... hoca birkaç kişiyi aradı. Gelemeyeceklerini söylediler. ... da baştan gelemem dedi.
Ancak sonra beni arayıp ben geliyorum dedi. ... aracı ile geldi ve ... hocanın aracının 2 metre kadar önüne çekti. ... hocaya hadi gidelim dedi ancak ... aracı bırakmak istemedi. Çeki halatı yok diyen ... sağlık çantasının içinde vardır dedi....nın aracında onunla ben arayıp çeki halatını bulduk. Deryanın aracına bağladık. ...’ın aracına bağlamaya çalışırken kaza mı oldu hatırlamıyorum. ... ile ben ... ile ...’ın aracının arasında iken ... gaz fişine bakacaktı.
Şoför tarafında idi diye hatırlıyorum....nın aracının dörtlüleri ile ...’ın aracının dörtlülerinin yandığını hatırlıyorum. Ben kafamdan ve elmacık kemiklerinden hasar görmüşüm. ... hoca sol şerit ortasındaydı. Ben sağ şeritteydim. Bir nevi sürüklenerek kendimi yolun dışına kanala attığımı hatırlıyorum. Yine ...da kanaldaydı. En uzaktaydı. O anda biraz paniklediğimiz için araç durunca arkasına herhangi bir uyarı işareti koymadık. Yaralanmam nedeni ile...’dan şikayetçi değilim.
Sanık ... şikayetçiyim” şeklinde beyanda bulunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, davacı vekilinin müştereken ve müteselsilen talepte bulunduğu, davacının olay sırasında yolcu konumunda bulunduğu ve kusurlu olmadığı kabul edilerek kusur raporu alınmamış,hesaplanan tazminatın tamamına karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın “İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” başlıklı 85/1. maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,
doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. 85/2. maddesinde “Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir.
Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır.
Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır.” 85/3. maddesinde “İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir.” 85/4. maddesinde “İşleten
ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir.
85/5. maddesinde “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.”şeklinde yasal düzenlemeler yapılmıştır.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan hukuki ve maddi vakalar karşısında mahkemece; araçtan inmiş durumda olan mağdur-davacının olayda kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti yönünden, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, kazanın meydana geliş biçimi, ceza mahkemesinin tespitleri ile ceza dosyasının bir bütün olarak ele alınması suretiyle, özellikle ceza mahkemesinin kabul ve gerekçeleri de dikkate alınarak somut olayın özelliklerine uygun biçimde kusur oranlarını belirleyen, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de; Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı yararına davalı aleyhine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine dair yapmış olduğu itiraz reddedilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında ücrete hükmedilmesi(hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretin altında kalmaması gerektiği dikkate alınarak) gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı sigorta şirketi vekilinin bu yönleri amaçlayan itiraz başvurusunun reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/4125, K. 2021/9885, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama