KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/4242 E., 2021/8160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
KARAR
Davacı vekili; 30/08/2013 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araçla davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 144.808,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 103.382,00 TL tazminatın 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili davacının yolcu taşıma aracı olmayan bir motorsiklete yolcu olarak binmesi, koruyucu tertibat takmaması, sürücü belgesi olmayan bir kişinin kullandığı araca binmesi nedeni ile zararın artmasında müterafik kusurunun bulunduğunu ileri sürerek tazminattan indirim yapılmasını savunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının kazanın oluşumunda kusuru bulunmasa da motorsikletin tek kişilik bir araç olması,
yolcu taşımaya müsait olmaması ve koruyucu tertibatlardan kaskın takılı olmaması gerekçesiyle tazminattan %15 oranında indirim yapılarak başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin müterafik kusur indiriminin %20 olması gerektiğine dair itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince gerekli koruyucu tedbirleri almak suretiyle bir kişinin motorsiklette yolcu olarak seyahat etmesinin mümkün olduğu, kask takma zorunluluğu bulunduğu, kaza tespit tutanağında bir tespit yapılmadığı, davacının başından darbe almadığı ve yaralanmalarının kask takmaması ile de bağlantılı olmadığı,
müterafik kusurlu sayılmaması gerekirken, bu konuda verilen kararın davacı yönünden kesinleştiği, yapılan indirim oranında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazı reddedilmiştir. Anılan karar hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.
Şöyle ki; davacının yolcu olarak bulunduğu motorsikletin sürücüsünün davacının oğlu olduğu, trafik tespit tutanağında sürücünün sürücü belgesinin olmadığının tespit edildiği, davacının ehliyeti bulunmayan sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklete bindiği ve sol omuzda humerus ve sol femurda kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince takdir edilen %15 indirim oranının Dairemizin yerleşik uygulamasına uygun olmadığı, yerleşik içtihatlar gereği %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurusu kısmen kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 11.020,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı vekili tarafından davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de itiraza konu edilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince davalının vekalet ücretine ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin itiraz başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/4242, K. 2021/8160, 3 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama