Davacı vekili. 27.05.2014 tarihinde davalıların trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu motosikletin, yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve sol bacağını diz eklemi üzerinden kaybettiğini, protez ayağa ihtiyacı bulunduğunu, yaşadığı efor kaybı, bir bakıcının bakımına muhtaç hale gelmesi nedeniyle bakıcı giderleri, tedavi giderleri, ileride iktisaden karşılaşabileceği mağduriyetten doğabilecek zararları bulunduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 40.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş.
17.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın açılmasından sonra 17.11.2014 tarihinde davalı ... şirketinin 40.522,05 TL ödeme yaptığını, ödemeye ihtirazi kayıt konulduğunu belirterek, talebini 203.688,87 TL artırarak maddi tazminat talebini toplam 243.688,87 TL ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, kazanın oluşumuna davacının kendi kusurunun neden olduğunu, ceza mahkemesince alınan raporda müvekkilinin ikinci derecede kusurlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili; davacıya yapılan 40.522,05 TL ödeme ile sorumluluğun yerine getirildiğini, ödemenin güncelleştirilmesi gerektiğini, olay üzerinden 12 ay sakatlığın kalıcı ve stabil olması şartı sağlanmadığından maluliyet tazminatı istenemeyeceğini, diğer tazminat taleplerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını savunmuştur.
Davalı ...; kazaya kendisinin sebep olmadığını, kusurun harici satış sözleşmesi ile aracı satmış olduğu diğer davalı sürücüye ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen %60 oranlı maluliyet raporunun hükme esas alındığı, iyileşme süresinin 6 ay olduğu, dosya kapsamındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren ve davalı sürücünün %70 ve davacı yayanın %30 oranda kusurlu bulunduğu İTÜ’den alınan 10.01.2017 tarihli raporun benimsendiği belirtilerek,
davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 165.594,46 TL sürekli, 3.727,38 TL geçici iş göremezlik, 29.105,70 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 4.739,28 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 203.166,82 TL maddi tazminatın 27.05.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olması ve 11.11.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 27.05.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; davalı .... ile katılma yoluyla davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava tarihi itibariyle sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunmadığı, hükme esas alınan kusur raporunun diğer tüm raporları bağdaştırır nitelikte olup çelişkileri gidermesi nedeniyle davalının kusura yönelik itirazının yerinde olmadığı, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden davalı ... şirketinin sorumluluğunun devam ettiği, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı,
davalı ... şirketinin 17.11.2014 tarihli kısmi ödemesinin davadan önce değil yargılama esnasında yapılmış olduğu ve bu ödemenin tazminat hesabından mahsup edildiği, davacının ödemeyi ihtirazi kayıtla aldığı, davacının talebini 243.688,00 TL ye artırdığı nazara alındığında yargılama sırasında ödenen 40.522,05 TL lik kısım bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kısım bakımında tahsil kararı verilmesi gerektiği, ancak ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasında bu hususun belirtilmediği,
davanın açılmasına davalılar sebebiyet verdiğinden davacının talebini artırdığı toplam miktar üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek; davacının istinaf başvurusunun tümden, davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b.2 uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davacının yargılama sırasında ödenen 40.522,05 TL lik sürekli iş göremezlik zararı bakımından dava konusuz kaldığından bu talep miktarı açısından karar verilmesine yer olmadığına, davacının bakiye maddi tazminat talebinin kabulü ile 165.594,46 TL sürekli,
3.727,38 TL geçici iş göremezlik, 29.105,70 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 4.739,28 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 203.166,82 TL maddi tazminatın 27.05.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olması ve 11.11.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 27.05.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına,
dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı .... vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 9.429,59 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...den alınmasına 31.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.