KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/6998 E., 2021/9892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.211 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 17/04/2020 tarih ve 2020/İHK-8460 sayılı kararın, süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 22/06/2018 günü meydana gelen kazada davacı ...’ın yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik zararı ile 500,00 TL bakıcı gideri, toplam 5.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla iş göremezlik zararı talebini 151.728,00 TL olarak belirlemiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; başvurunun usulden reddine karar verilmiş (maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığı, yönetmelikte raporlarda hangi uzmanların imzasının bulunması gerektiğinin belirtildiği, maluliyet raporunun 3 Adli Tıp uzmanı tarafından imzalandığı gerekçesi ile), davacı vekilince karara itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyeti maluliyet raporunu yeterli görerek aktüer raporu almış ve itirazın kısmen kabulü ile,
122.915,00 TL maluliyet zararından (sürekli iş göremezlik zararı) %20 hatır taşıması indirimi yapılarak 98.332,00 TL’nin 18/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden tahsiline, geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri talebinin reddine, dair karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 14/05/2015 gün ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK’nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar
hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihinde 2019/40 E - 2020/40 K. sayılı kararı ile KTK’nın 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C.
Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesince bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihinde 2019/40 E - 2020/40 K. sayılı kararı ile KTK’nın 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının KTK’nın ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.
25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı,
söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir.
Somut olayda, karara esas alınan ... Üniversitesi ... Eğitim Araştırma Hastanesi ABD Başkanlığı’nın 10/06/2019 tarihli raporunda, davacının maluliyet oranı %18,3, geçici iş göremezlik süresi 300 gün, bakıcı ihtiyacı süresi 150 gün olarak belirlenmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olmadığı kabul edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu talepler yönünden ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı ... tarafından davacıya %8 maluliyet oranına ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesap doğrultusunda, %20 hatır taşıması indirimi yapılarak 16/07/2019 tarihinde 54.640,84 TL ödeme yapılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince alınan 28/03/2020 tarihli aktüer raporunda yapılan ödeme hesap tarihi itibariyle güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmiştir. Aktüer raporuna göre 180.977,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 17.189,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 11.624,00 TL bakıcı gideri hesaplanmış, 180.977,00 TL sürekli iş göremezlik zararından ödenen tazminat güncellenerek mahsup edildiğinde bulunan 122.915,00 TL’den %20 hatır taşıması indirimi yapılarak 98.332,00TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı tarafça 10/06/2019 tarihli maluliyet raporu ile davalı ... şirketine müracaat edildiği, ... Üniversitesi ... Eğitim Araştırma Hastanesi ABD Başkanlığı Adli Tıp raporuna göre davacının maluliyet oranının %18,3 olarak belirlendiği, davalı ... şirketince %8 maluliyet oranına göre 16/07/2019 tarihinde yapılan ödemenin davacı tarafça kabul edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Buna göre davacı tarafça 16/07/2019 tarihinde yapılan ödemenin ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin kabul edilip edilmediği araştırılarak, ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin kabul edildiği belirlendiği takdirde, söz konusu yaralanma nedeni ile gelişen bir durumun varlığı da iddia edilmediğine göre, davacı tarafça %8 maluliyet oranı ve buna göre yapılan hesaplamanın kabul edildiği varsayılarak, %8 maluliyet oranı esas alınarak hesaplanacak tazminattan, kısmi ödemenin mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi(karar tarihindeki maktu ücretin altında kalmamak kaydı ile) gerekirken, yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı ... lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/6998, K. 2021/9892, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama