KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10009 E., 2024/6001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3173 E., 2022/1241 K.
- Hüküm/karar
- Davalının İstinaf Talebinin Kabulü/ Davanın Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/722 E., 2019/760 K.
Karar Metni
1.279 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ...'nin temyiz dilekçesinin miktardan reddine, davacı ...'ın temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
30.06.2018 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı ölümlü maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kaza sonucunda araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacı ...'ın kızı ve ...'ın eşi ...'ın vefat ettiğini, desteklerinin ölümü sebebi ile davacıların maddi açıdan mağdur olduklarını, müteveffanın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı ... şirketine maddi zararın tazmini için başvuruda bulunulduğu halde olumlu yanıt alınamadığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL (... için 500,00 TL,
... için 500,00 TL olmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatının 03.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş. 27.05.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... için 122.960,64 TL'ye, davacı ... için 48.190,94 TL'ye artırarak davalı ... şirketinden toplam 171.151,58 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffa ...'ın poliçede aracı sigorta ettiren ve dolayısıyla araç işleteni konumunda olduğunu, davalı şirketin, işletenin sorumluluğunu teminat altına aldığından ve ölen kişinin kendisinin ölümü nedeni ile sorumluluğunun doğması söz konusu olmayacağından, davacı taleplerinin reddi gerektiğini, kaldı ki davacı taleplerinin gerek Karayolları Trafik Kanunu (KTK), gerek Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarına göre teminat dışında kaldığını, her halükarda hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aracın sürücüsünün sebebiyet verdiği tek taraflı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın kızı ve davacı ...'ın eşi ...'ın vefat ettiği, müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kaldıkları, davacı eş ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 122.960,64 TL, davacı ...'ın talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 48.190,94 TL olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı ... yönünden 122.960,64 TL, davacı ... yönünden 48.190,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen hükümde, yeni genel şartların uygulanmasına ilişkin itirazları gözetilmediği gibi, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükümlerinde yer alan "sorumluluk riski"ne ilişkin beyan ve itirazlarının da dikkate alınmadığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Genel Şartları A.3. maddesinde, "Sigortanın Kapsamının" poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilerin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olunması sebebiyle KTK kapsamında işletene düşen hukuki sorumluluğun, sorumluluk riski çerçevesinde olmak kaydıyla teminata alındığının ifade edildiğini,
dava konusu trafik kazasında vefat eden kişi; üçüncü kişi konumunda olmayıp doğrudan sigorta sözleşmesinin tarafı olan araç maliki ... olduğunu, ZMM Sigortasının, işletenin, üçüncü kişilerin ölümüne veya yaralanmasına sebep olunması halinde işletenin sorumluluğunu temin ettiğini, işletenin ölümünün ise sorumluluk riski açısından “üçüncü kişi" sayılmayan işleten yönünden geçerli olmadığını, işletenin “kendi vefatı" nedeniyle destekten yoksun kalanlarına sorumluluğu doğmayacağına göre, burada sorumluluk riskinin söz konusu olmadığını, üstelik tanım itibariyle de dava konusu olayda, üçüncü kişinin ölümünün bulunmadığını,
doğrudan işleten (malik) ...'ın vefatının söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketine trafik sigortalı aracın işleteni ve davalının sigortalısı olan müteveffa ...’ın işleteni olduğu araçta, yolcu konumunda iken dava dışı sürücü ... tarafından gerçekleştirilen tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm olayında, hak sahibi davacıların destek zararlarından sigortacının sorumlu olup olmadığının 2918 sayılı Yasanın 92/h maddesinin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması ve Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesine göre söz konusu zararların 92 "h" bendi kapsamında değerlendirileceği,
bu tarihten sonra meydana gelen kazalarda 2918 sayılı Yasanın 85 inci maddesi kapsamında işletenin sorumlu olmadığı hususların, sigorta teminatı kapsamında olmayacağının kanun ile düzenlenerek açıklığa kavuşturulduğu, 26.04.2016 tarihinden sonraki tek taraflı kazalarda zarar dolaylı ya da doğrudan olsun, 2918 sayılı Yasanın 85/1. maddesi gereğince işletenin sorumluluğu olmadığı durumlarda, sigortanın da sorumluluğu olmayacağı, ölenin aynı zamanda aracın işleteni olması sebebi ile üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı,
işleten olarak kendi ölümü nedeni ile tazminat yükümlülüğü olamayacağından, işletenin sorumluluğunu poliçe limitleri dahilinde üstlenen zorunlu mali mesuliyet sigortacısının da bu ölüm nedeni ile doğan zarardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, buna göre HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca yeniden esas hakkında düzelterek hüküm kurulmak suretiyle davacı ... ve ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların davalı ... şirketine sigortalı aracın işleteni veya maliki olmadığını, ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatıyla dava açmış olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı davalı ... işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat aldığına ve olayda destekten yoksun kalan davacılar zarar gören 3. kişi konumunda bulunduğuna göre davalı ... şirketinin zararının tamamından sorumlu olduğu ve davacının davalı ... şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebileceğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davacı ... yönünden yapılan incelemede;
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir.
Miktar veya değer kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 350 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı ... yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktar 48.190,94 TL olup İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemesi de nazara alınarak Bölge Adliye MAhkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılardan Bedriye'nin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler ile sigortalı araç işleteninin kendisinin vefatı nedeniyle meydana gelen destek zararları sigorta teminatı kapsamında olmadığından karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1. Davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Davacılar vekilinin davacı ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10009, K. 2024/6001, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama