KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10454 E., 2024/6222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/502 Değişik İş, 2022/508 Karar
- Sayısı
- İHK-2022/19741
- Hüküm/karar
- Davalı Vekilinin İtirazının Reddi / Davanın Kabulü
- Sayısı
- K-2022/69384
Karar Metni
1.481 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan aracın sürücüsü ile davacı motorsiklet sürücü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve % 8 oranında malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 750,00 TL adli tıp rapor masrafının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 47.938,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirketin sorumlu tutulabilmesi için öncelikle kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının koruyucu tertibatlardan olan kask takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlandığı, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün tali ve %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranı, davacının % 8 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 47.938,00 TL olarak hesaplandığı,
kusur raporunun ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 47.938,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, adli tıp rapor ücretinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, söz konusu raporun, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağını kurar mahiyette, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu,
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası Yargıtay içtihatları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülünün uygulanması gerektiği içtihat edildiğinden davalı vekilinin % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak tazminat tutarının hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, adli tıp rapor masrafının makul gider olarak kabulü ile yargılama giderleri arasında hükmedilmesinin yerinde olduğu,
2918 sayılı Karayoları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesi uyarınca davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmasından itibaren 8 iş günü içinde alacağın tamamının ödenmesi gerektiği, ödeme yapılmadığı takdirde temerrütün söz konu olacağı, bu nedenle temerrüt tarihinin usul ve yasaya uygun olarak belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, adli tıp rapor ücretinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Asliye Hukuk Mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine, davalının temerrüt tarihinin usulünce saptanmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 05.10.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “...engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Engel Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında; davacı tarafın ıslahla birlikte 47.938,00 TL tazminat talep ettiği ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne, davacı lehine nisbi tam vekalet ücretine karar verildiği, işbu karara davalı vekilinin itiraz ettiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından davalı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulüyle kararın maluliyet raporundaki hata ve vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da davacı için tam vekalet ücretine karar verilmesine rağmen bu kararın davalı tarafça itiraza konu edilmemesi nedeniyle, davacı yararına nisbi tam vekalet ücretine karar verilmesi bakımından usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu itibarla, davacı lehine verilen nisbi tam vekalet ücretinin 1/5 oranına düşürülmesine ilişkin varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10454, K. 2024/6222, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama