KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10515 E., 2024/6976 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/543 D.İş-544 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-28868
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulüne, 257.654,11 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazları dışındaki diğer itirazlarının reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davalı ..., sigortalısının kusuru oranında gerçek zarardan sorumludur.
Meydana gelen kazada kusur durumları önemli yer tutmaktadır.
Hakem heyetince kusura ilişkin alınan raporda davalıya sigortalı araç sürücüsünün geri manevra sırasında gerekli kontrolleri yapmadığı gerekçesiyle %50 oranında kusuru olduğu belirtilmiş, hakem heyetince de anılan rapor karara esas alınmıştır.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Kaza tespit tutanağında, davacı küçüğün, davalıya sigortalı kamyonetin arkasına oyun oynamak için asıldığı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün de geri manevra yaptığı sırada davacı küçüğün aracın altında kalarak yaralanması şeklinde kazanın gerçekleştiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağı ile kusur bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; kaza tespit tutanağı ile hakem heyetinin aldığı bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gözetilerek, kusurun ve maddi olgunun belirlenmesine ilişkin olarak tüm dosya kapsamına göre, kazadaki tarafların kusur durumlarının belirlenmesi konusunda tarafların itirazlarının tartışıldığı, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderir şekilde rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, karara esas alınan maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Kaza tarihi 12.10.2020 olup kaza tarihi itibari ile Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlüktedir.
İtiraz Hakem Heyetince davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10515, K. 2024/6976, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama