KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10678 E., 2025/8822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/4512-2022/544
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın işleteni, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, 31.05.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı yayanın yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi tazminatın, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, kazaya karışan ancak sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen dava dışı bir başka aracın kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maddi tazminat talebi yönünden tarafların sulh olduğu, bu nedenle maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığı, davacının gerçekleşen kazada kusurunun bulunmadığının ve davalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu ATK 2. İhtisas Kurulunun 20.02.2019 tarihli raporuna göre davacının maluliyetinin bulunmadığının, 9 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun belirlendiği,
bu nedenle davacının manevi zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline, maddi tazminat konusunda taraflar sulh olduğundan bu yönden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yayanın gerçekleşen kazada kusurunun bulunmaması, kazanın gerçekleşme biçimi, davacının kaza nedeniyle sağ femur ve sol pubik kol kırığı gerçekleşecek şekilde yaralanması nedeniyle ameliyat olması,
9 aylık iyileşme süresi, bu süre içerisinde kısmen bir başkasının bakımına muhtaç olması ve hakkaniyet ile caydırıcılık ilkesi gözetildiğinde zararının tamamını müteselsil sorumlulardan birinden talep etmeye hakkı bulunan davacı için hükmedilen manevi tazminat tutarının uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın, tüm davalılar yönünden maddi tazminat, davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10678, K. 2025/8822, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama