KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10789 E., 2024/8890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/471 D.İş - 2021/471
Karar Metni
1.067 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu ve davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan aracın, başka bir araca arkadan çarpması sonucunda çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekilince dava açılmadan önce davalıya başvuru yapılsa da davalı tarafından ödeme yapılmadığını beyan ederek şimdilik fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 9.587,00 TL hasar bedeli ile 413,00 TL ekspertiz ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, talebini 66.069,49 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkili tarafından tam ve eksiksiz olarak tamir edildiğini, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilince ödeme yapılmış olması halinde bu hususun değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesinde usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyan ederek başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 65.656,49 TL'nin 19.10.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.335,34 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; aracın kiralık olarak kullanılması nedeniyle zararın teminat dışı olduğunu, hasar bedelinin hesaplanmasında KDV'nin dikkate alınamayacağını, bilirkişi raporunun subjektif değerler ile hazırlandığını, piyasa şartlarına göre hesaplama yapılmasının hukuki dayanağının olmadığını, kaza tarihi itibariyle değerlendirme yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek itiraz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, hasar bedelinin hesaplanmasında KDV'nin dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, hükmedilen vekalet ücretinin doğru hesap edildiği gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; sigortalı aracın kiralık olarak kullanılması nedeniyle zararın teminat dışı olduğunu, hasar bedelinin hesaplanmasında KDV'nin dikkate alınamayacağını, bilirkişi raporunun subjektif değerler ile hazırlandığını, piyasa şartlarına göre hesaplama yapılmasının hukuki dayanağının olmadığını, kaza tarihi itibariyle değerlendirme yapılması gerektiğini, hesaplamalarda eşdeğer parçaların dikkate alınması gerektiğini, iskonto uygulanmadan hesaplama yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkiline yapılan başvurunun eksik evrak ile yapılması nedeniyle usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını,
davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen hasar bedeli talebiyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1-Davaya konu 29.07.2020-29.07.2021 vadeli genişletilmiş kasko sigorta poliçesinde aracın kullanım şekli hususi kullanım olarak belirtilmiş olup poliçenin beyana aykırılık klozu başlığı altında "... Kısa veya uzun süreli şoförlü ya da şoförsüz kiralık araçları, araç paylaşımı(carsharing) amacıyla kullanılan kişiden kişiye kiralanan araçları, kargo ve kurye şirketlerinin araçları... Sigorta etmemektedir. Bu nedenle gerek poliçe tanzim edilirken gerekse poliçe süresi boyunca sigortalı aracın, beyan edilmediği halde bu tarz kullanımlarda olduğu anlaşılır ise Türk Ticaret Kanunun 1435 ve 1446 maddeleri arasında düzenlenmiş hükümler uyarınca tazminat reddedilir ve sözleşme feshedilir/feshedilmiş sayılır..." düzenlemesi yer almaktadır.
Davalı vekilince sunulan araştırma raporunda; araç maliki olarak gözüken davacının sosyal medyada ... İletişim ve Araç Kiralama ve ... Rent A Car araç kiralama ve altında davacının iletişim numarasına yer aldığının tespit edildiği ve firmanın yerinin tespit edildiği ve yine Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan kiralık araç bildirim sisteminde, davacının kazaya karışan aracı 18.12.2020 tarihinden itibaren kazada sürücü olarak bulunan Salih Kapusuz'a kiralandığı ve halen de bu şahsın üzerinde kiralık olarak gözüktüğünün ifade edildiği anlaşılmıştır.
Dava iki taraflı kaza sonucunda oluşan maddi hasarın, davalı genişletilmiş kasko sigortacısından tazminine ilişkindir. Şu hâlde; taraflar arasında düzenlenen 29.07.2020-29.07.2021 vadeli genişletilmiş kasko sigorta poliçesindeki beyana aykırılık klozunda belirtilen hususlar ile ve yine davalı tarafça dosyaya sunulan "araştırma raporu" başlıklı belgede beyan ve iddia edilen hususlar üzerinde durulmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma kapsam ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle, bozma kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,07.10.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından alınan araştırma raporunda aracın kiralık araç olarak kullanıldığının tespit edildiğini ve poliçe hükümlerinin ihlali sebebiyle hasarın teminat dahilinde olamayacağını ileri sürmüştür.
TTK’nın 1409. maddesi uyarınca, ‘‘Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. ” hükmü uyarınca, uyuşmazlık konusu olayda, hasarın teminat dışında kalan olaylar sebebiyle gerçekleştiğini ispat yükünün davalı ... üzerinde olduğu hususu tartışmasızdır.
Somut olayda, sigorta şirketi aracın kiralık olarak kullanılmakta iken kazanın meydana geldiğini iddia etmekte, başvuran ise aracın kiralık olarak kullanıldığı iddiasını kabul etmemektedir. Bu noktada ispat külfetinin öncelikle sigorta şirketinde olacağı açık olmakla bu iddiayı ispata yönelik sigorta şirketinin araştırma şirketine hazırlatmış olduğu araştırma raporu dosya içerisinde bulunmaktadır. Bahsi geçen araştırma raporunda, aracın Kiralık Araç Bildirim Sisteminde kayıtlı olduğu gerekçesi ile kiralama ilişkisinin varlığı kabul edilmiş ise de, dosyada iddialar ve araştırma şirketi raporu haricinde bu hususu ispata yönelik başkaca bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Buna göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10789, K. 2024/8890, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama