KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10822 E., 2024/10562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/539 Değişik İş, 2022/539 Karar
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı 22.06.2017 tarihli trafik kazasında motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 77.960,26 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme ile sorumluluklarının sona erdiğini, taraflar arasında ceza soruşturması sırasında yapılan uzlaşma nedeniyle davacının talepte bulunamayacağını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusura yönelik tespit yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, koruyucu ekipman kullanmadığı için müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan bir ödeme var ise mahsubunun gerektiğini, yasal faiz talep edebileceğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında ceza soruşturması sırasında yapılan uzlaşma nedeniyle davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının uzlaşma tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, o tarihte evli olan anne babasının velayet hakkını birlikte kullanabileceği, uzlaştırma tutanağında annenin imzasının bulunmadığı, sonrasında da icazet verdiğine ilişkin beyanının olmadığı, dolayısıyla yapılan uzlaşmanın geçerli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, 77.960,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, taraflar arasında ceza soruşturması sırasında yapılan uzlaşma nedeniyle davacının talepte bulunamayacağını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur durumuna yönelik tespiti kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmediğini, koruyucu ekipman kullanmadığı için müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı ile davalı şirkete trafik sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturması sırasında uzlaştıkları, uzlaşma görüşmeleri neticesinde, davalı şirkete trafik sigortalı araç sürücüsü tarafından davacıya 8.000,00 TL ödeme yapıldığı sabittir. Ayrıca davalı şirket tarafından 23.12.2020 tarihinde davacıya 35.182,42 TL ödeme yapılmıştır.
Yapılması gereken, uzlaşma sırasında ödenen miktarın ödeme tarihinden davalı tarafından yapılan ödeme tarihi 23.12.2020 tarihine kadar olan dönem için güncellenmiş karşılığının tespit edilerek, davalının yaptığı ödemeye bu güncellenmiş halinin eklenmek suretiyle davalının ödeme yaptığı tarihte, yapılan ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamayacağı tespit edilip, karşılamıyorsa tazminat hesabı yapılarak ödemelerin düşülmesi ile tazminatın belirlenmesi olup, bu şekilde araştırma ve hesap yapılmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda; kaza tarihi 22.06.2017 olup uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyet oranının belirlenmesi gerekir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78 inci maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları mecburidir.
(Değişik ikinci fıkra:RG-19/2/2014-28918) Sürücü ve yolcular için, nicelik ve nitelikleri bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde ve Karayolları Trafik Kanununa göre çıkarılan diğer yönetmeliklerde gösterilen koruyucu tertibatlardan;
a) Üç tekerlekli yük motosikletleri hariç, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı,” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır.
Somut olayda; 10.07.2020 tarihli maluliyet raporuna göre, motosiklet sürücüsü olan davacının trafik kazası sonucu yüz ve kafa bölgesinden yaralandığı sabittir. Dolayısıyla motosiklet sürücüsü olan davacının, kullanılması zorunlu, koruyucu ekipman olan kask kullanmadığı anlaşılmakla, zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken müterafik kusur indirimine ilişkin itirazla ilgili olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalıdır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10822, K. 2024/10562, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama