KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11345 E., 2024/9932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/447 Değişik İş, 2022/444 Karar
Karar Metni
782 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.10.2020 tarihinde sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın önüne kırması neticesinde çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplamda 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 288.143,97 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alınacak maluliyet raporunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 (C) bendindeki şartları taşıması gerektiğini, davacının trafik kazasından kaynaklı sürekli maluliyetinin tespiti gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, bakıcı giderinin sağlık teminatından karşılanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne toplam 288.143,97 TL tazminatın 19.09.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte aleyhinde başvuru yapılmış olan sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; kazada tüm kusurun plakası belirlenmeyen araç sürücüsüne ait olduğunun ve direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücünün kusuru bulunmadığının mağdur sürücü ve yolcuların beyanı ile evrak üzerinden düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlendiği, mahallinde keşif yapılmaksızın düzenlenen bilirkişi raporu ile adil bir sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davadan el çekilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce de dayanak gösterilen tarafların kusur durumlarını gösterir kusur raporunun dosyada yer aldığını, 02.02.2022 tarihli ilgili kusur raporu irdelendiğinde, raporun alanında uzman Adli Tıp Bilirkişisi tarafından hazırlandığını, tarafların kusur durumlarının tayininde dayanılan delillerin ise, olay günü düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağı, trafik kazasının meydana geldiği zaman ve hava şartları, trafik kazasının meydana geldiği yol ve çevre özellikleri, uydu fotoğrafları, sürücü ve yolcuların vermiş oldukları ifadeler,
olay anını gösterir kamera kayıtlarına ait CD Çözüm Tutanakları'ndan ibaret olduğunu, dolayısıyla tüm bu bilgi ve belgeler neticesinde hazırlanan kusur raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunu, her ne kadar İtiraz Hakem Heyeti'nce mahallinde keşif yapılması gerektiği ileri sürülmüşse de, 25.10.2020 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin mahallinde keşif yapılmasının hiçbir hukuki yararının bulunmayacağını, dosyada olay anını gösterir kamera görüntüleri ve bilirkişi tarafından hazırlanan olay anını gösterir kamera kayıtlarına ait CD çözüm tutanaklarının bulunduğu gözetildiğinde,
söz konusu kazanın meydana gelmesinden yaklaşık 1,5 yıl sonrasında keşif yapılmasının herhangi bir yararının bulunmayacağını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın kaza yapmasına neden olması sonucunda yaralanan davacı yolcunun sürekli işgöremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ücreti talebine ilişkindir.
Somut olayda.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince Adli Trafik bilirkişiden alınan 02.02.2022 tarihli kusur raporunda; davacının yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsü ...'in araçtaki yolcular ile kendi beyanlarının uyuştuğu, CD çözüm tutanağında beyanlarında belirttikleri aracın olay yerinde olduğunun gözlemlendiği, plakası tespit edilemeyen aracın bölünmüş yol olan ana yoldan gelen araçlara yol vermemesi ve ışık sistemine uymaması nedeniyle sanayi sitesinden kontrolsüz bir şekilde Atatürk Bulvarına çıktığı esnada sürücü ...'in kazayı önleyici tedbir olarak direksiyonu aniden sola kırması sonucu meydana gelen trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı,
plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise ışık sistemine uymayıp yolun çıkış noktasında bulunan dur levhasını dikkate almayıp bölünmüş yol olan Atatürk Bulvarına çıktığı esnada Atatürk Bulvarı üzerinden ilçe merkezi istikametine seyir halinde bulunan otomobil sürücüsü ...'in önüne kontrolsüz çıkan araca çarpmamak ve kazayı önlemek için direksiyonunu yolun sol tarafına kırması ve aracının devrilmesi sonucu meydana gelen kazada KTK'nın 47. maddesinin (B) ve (C) bentlerini (karayolundan faydalananlar b-trafik ışıklarına uymak, c- trafik işaret levhaları,
cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar ) maddelerini ihlal ettiği, 84/A bendini (araç sürücüleri trafik kazalarında kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme hallerinde asli kusurlu sayılırlar) ihlal ettiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 02.02.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun, denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, söz konusu rapor değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dosyadan el çekilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11345, K. 2024/9932, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama