KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1135 E., 2025/9273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/122 E., 2021/360 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/604 E., 2018/563 K.
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresinde iken dava dışı ...'nun işleten olduğu davalı şirkete sigortalı olan 16 ...
47 plaka sayılı aracın ... isimli çocuğa çarpması sonucu adı geçen çocuğun hayatını kaybettiğini, ölenin desteğinden yoksun kalanların, davacı ile birlikte araç işleteni ve davalı ... aleyhine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2013/191 Esas 2016/948 K sayılı dosyasında maddi manevi tazminat davası açtığını ve bu davanın anılan dosyadaki davacılar lehine sonuçlanarak davalı ... tarafından hak sahiplerine ödeme yapıldığını, ödemeden sonra davacı müvekkili ve dava dışı işleteni aleyhine Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2016/13537 esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat talepli icra takibi başlatıldığını,
müvekkilinin davalı ... şirketine herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı ... destekten yoksun kalan hak sahiplerine ödeme yaptıktan sonra müvekkiline rücu ettiğini, bunu ZMSS şartlarına dayandırdığını beyanla davacı müvekkilinin Bursa 1. İcra Müdürlüğünün dosyasında davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;yetkili mahkemenin Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan, korunan bir yararının olmasının gerektiğini, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacının bulunmasının gerektiğini, davacı yan aleyhine başlatılan Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2016/13537 esas sayılı ilamsız takip dosyasına davacı yanca süresinde itiraz edildiğini ve icra müdürlüğü tarafından davacı yanın itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı yanın ilamsız takip dosyasına yapmış olduğu süresinde itiraz ile amacına uluştığını, akabinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, davacının Bursa 1. İcra müdürlüğünün 2016/13537 esas sayılı dosyası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu asıl alacağın %20'si olan 46.254,80 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.11.2018 tarih ve 2017/604 - 2018/563 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; menfi tespit talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1135, K. 2025/9273, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama