KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11476 E., 2023/2625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/161-2021/114
- Hüküm/karar
- Red
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, borçlular ... ve ... hakkında yaptıkları takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiklerini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.01.2017 tarihli ve 2015/253 Esas, 2017/21 sayılı kararıyla; davalı borçlu ... tarafından davalı ...'a yapılan satış yönünden, dava konusu taşınmazın ihalede satıldığından bu davalılar yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer borçlu ... tarafından yapılan satışlar yönünden ivazlar arasında önemli oransızlıklar olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 28.11.2019 tarih ve 2017/3386 Esas, 2019/11308 Karar sayılı ilamında; "....
Somut uyuşmazlıkta, dosya içerisindeki tapu kayıtları incelendiğinde; borçlu ... adına kayıtlı Denizli ili Buldan ilçesi ...
Köyü Çobankırı mevkii 37 parsel sayılı taşınmazın 13/07/2012 tarihinde 15.000 TL bedelle davalı 3. Kişi ...’e ondan da 17.01.2013 tarihinde 17.000,00 TL bedelle davalı 4. kişi ...'a satıldığı ve üzerinde 12.04.2011 tarihli 300.000,00 TL’lik Ziraat Bankası lehine ipotek bulunduğu, bilirkişi raporu uyarınca taşınmazın 13.07.2012 (ilk satış) tarihindeki satışa göre gerçek değerinin 73.500,00 TL olarak belirlendiği ve yine Denizli ili Buldan İlçesi ...
Köyü Çaykaşı mevkii 42 parsel(282 ada 16 parsel) sayılı taşınmazın 19.12.2013 tarihinde 5.000,00 TL bedelle davalı 3. Kişi ...’a ondan da 17.01.2013 tarihinde 6.000,00 TL bedelle davalı 4. kişi ...’e satıldığı ve üzerinde 10.08.2006 tarihli 99.000,00 TL’lik İş Bankası lehine ipotek bulunduğu, bilirkişi raporu uyarınca taşınmazın 19.12.2013 (ilk satış) tarihindeki satışa göre gerçek değerinin ise 19.888,16 TL olarak belirlendiği ve bu sebeple taşınmazlar ipotekli olarak devredildikleri için bedel farklarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre, mahkemenin gerekçesinde iptal sebebi olarak gösterilen bedel farklarının (İİK 278 md.) hükme esas alınması doğru değildir." gerekçesi ile bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bozma gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, mahkeme kararında 24.776,24 TL vekalet ücretine hükmedildiği, bu vekalet ücretinin hangi davalıya ne kadar ödeneceğinin belirtilmediğini, her bir davalıya ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu satışların kısa aralıklar ile yapıldığını, davalıların birbirini tanıdıklarını, yakın arkadaş olduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacının davalıların borçluların durumunu bildikleri ve bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun (İİK'nın 280/1) somut delilerle ispatlamamış olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacının, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir ( İİK.md.283/1 ).Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde sadece borçlu tarafından yapılan tasarrufun kesinleşen takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali gerekmektedir. Öte yandan tasarrufun iptali davalarında dava konusu, davacının takip konusu alacağı ile iptali istenilen şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturur.
Somut olayda, davacı Denizli 8. İcra Müdürlüğünün 2013/640 sayılı takip dosyasındaki 350.000,00 TL alacağının tahsili için bu davayı açmıştır. Davalı üçüncü kişiler arasında da ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve iptali istenilen taşınmazların toplam değeri alacak miktarından fazla olduğundan, takip konusu alacak miktarı üzerinden vekalet ücretinin nisbi olarak hesaplanarak, iptali istenilen taşınmazların satış tarihindeki değerlerine göre oranlamak sureti ile her bir davalının alacağı vekalet ücretinin tereddüt oluşturmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11476, K. 2023/2625, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama