KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11534 E., 2025/7603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/772 Esas 2022/975 Karar
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 20.09.2017 tarihinde davacı ...' ün sevk ve idaresindeki, davacı ...' ün yolcu olduğu elektrikli bisiklet ile davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı motosikletin karıştığı trafik kazasında davacıların yaralandığını ve malul kaldığını,
sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 50,00 TL geçici iş göremezlik ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile davacı ... için 50,00 geçici iş göremezlik ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 126.573,69 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 960,50 TL'ye,
davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.053,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, davalı şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne davacı ... yönünden 960,50 TL geçici iş göremezlik, 126.573,69 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 127.534,00 TL tazminatın 28.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı ... için 1.053,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 28.12.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... yönünden verilen hükmün yerinde olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kusur raporunda hava ve yol durumu ve kazanın oluşumuna etkileyecek diğer hususların tartışılmadığını, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, maluliyet oranına yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, dosya kapsamında yer alan maluliyet raporları arasında çelişkilerin giderilmediğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kontrol edilmeden karar esas alınamayacağını,
maluliyet raporunun mevzuata uygun şekilde düzenlenmesi için ATK 3. İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamında olmadığını, koruyucu ekipman kullanılmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenlediği aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan sürücü ve yolcunun sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11534, K. 2025/7603, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama