KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1157 E., 2024/12107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2499 E- 2021/1782 K
- İlk derece mahkemesi
- Besni 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/196 E- 2019/56 K
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın müvekkili bankanın ... şubesi kredi borçlularından ... San. Ltd. Şti'nin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunun, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Adıyaman 2. İcra Müdürlüğünün 2009/5577 E. ile takip yapıldığını, borçlunun mal kaçırma amacıyla .... San. ve Tic. Ltd. Şirketinin hisselerini 17.10.2018 tarihinde diğer davalı eşi ... devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2019 gün, 2013/196 E- 2029/56 K sayılı ilamı ile; borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2021 gün, 2019/2499 E- 2021/1782 K sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; devam eden davada bilirkişi raporunun müvekkili banka lehine gelmiş olup davanın karar aşamasında olduğunu, davanın kazanılması ile borçlunun borcunun kesinleşeceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin taraflarına süre vermesi ve menfi tespit davası ve/veya itirazın iptali davasını bekletici mesele yapması gerekirken davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarına göre de tasarrufun iptali davasının itirazın iptali davasını bekletici mesele yapması gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlu tarafından açıldığı iddia edilen menfi tespit davasının reddine karar verildiği beyan edilmiş olmasına rağmen karara ilişkin dosyaya belge ibraz edilmediği gibi davacı tarafından da açılan herhangi bir itirazın iptali davasının da bulunmamış olmasına, takibin durmuş bulunmasına, kesinleşmiş bir takibin bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1157, K. 2024/12107, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama