KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11641 E., 2025/16256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1451 E., 2022/1035 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/190 E., 2021/257 K.
Karar Metni
1.836 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı üniversitenin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak görev yapan davalı ...'in, davacı üniversite rektörlüğü tarafından 26.03.2015 tarihinden itibaren yüksekokul ile ilişiği kesilerek ....
Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde görevlendirildiğini, davalı ...'in Taşınır Mal Yönetmeliği'nin 33/1. maddesi uyarınca ayrılırken yapması gereken devir teslim işlemlerini yapmadan herhangi bir belge ve tutanak düzenlemeden görev yerinden ayrıldığını, kendisine eksik kalan devir işlemlerini tamamlaması için yeni görev yeri olan hastane başhekimliğine yazı gönderilmiş ise de ilgilinin raporlu ve akabinde yıllık izne ayrıldığının bildirildiğini, bunun üzerine yüksekokul müdürlüğü tarafından Taşınır Mal Yönetmeliği'nin 33/2. maddesi uyarınca Devir Teslim Kurulu oluşturulduğunu,
Devir Teslim Kurulunun 08.12.2015 tarihinde yapmış olduğu sayım sonucunda yüksekokulun Ambar Devir Teslim Tutanağı'nda 67 kalemde toplam 1297 adet malzemenin eksik olduğunun tespit edildiğini, davacı üniversite tarafından eksik malzeme olayı ile ilgili olarak aynı tarihte ayniyat sorumlusu olan davalı ..., yüksekokul sekreteri ... ve yüksekokul müdürü Prof.
Dr. ... hakkında 16.02.2016 tarihinde disiplin soruşturması başlatıldığını ve davalıların Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince disiplin cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik malzeme listesinde belirtilen malzemelerin değeri olan 418.497,08 TL kurum zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ...
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu emrinde görev yapmakta iken 26.03.2015 tarihinde devir teslim işlemleri yapmasına izin verilmeden ilişiğinin kesilerek kadro yeri olan Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde görevlendirildiğini, kendisinin Taşınır Mal Yönetmeliği'nin 33/1. maddesi gereğince görev yerinden ayrılmadan önce devir işlemini yapması gerektiği konusunda uyarıda bulunmasına rağmen kendisine konusu suç teşkil eden bir emir ilişik kesme yazısı imzalatılarak 26.03.2015 tarihi mesai bitimi itibariyle okuldan ayrıldığını,
devir teslim işlemlerini yapmasına kasıtlı olarak yüksekokul sekreteri ... ve yüksekokul müdürü Prof. ...'ın engel olduğunu ve kendisinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalı müvekkilinin taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olmadığını, davacı idarenin husumet yöneltebileceği kişilerin Taşınır Mal Yönetmeliği'nin 5-6-7 ve 8. maddelerinde tek tek sayıldığını, davalı müvekkilinin sayılan bu kişiler arasında olmaması nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, ambar ve kayıt işlemleri ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesinden de anlaşılacağı üzere sorumluluk yüklenen Devlet memurunun kendisine Devlet malı teslim edilen görevli olması gerektiğini, dava konusu olayda davalıya teslim edilmiş bir Devlet malı olmadığını ve bu malzeme açığından davalı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davalının bu olayda hiçbir ihmali ve kusurlu davranışı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu meydana gelen kurum zararından yüksekokul sekreteri olan davalı ...'ın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi taşınır kayıt kontrol yetkilisi olan davalı ... üzerinde de denetim görevi bulunmadığı, bu nedenle sorumluluğu bulunmayan bu davalıya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalı ...'in taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olup ilgili Taşınır Mal Yönetmeliği'nin 6. maddesine göre göreve başladığında ambar sayımı yapmak zorunda olmasına rağmen bu hususa riayet etmediği,
taşınırların giriş ve çıkışlarına ilişkin kayıtları usulüne uygun olarak tutmadığı, keşifte alınan beyanına göre de zaman zaman teslim tesellüm tutanağı düzenlemeden amiri konumunda olan kişilere taşınır eşyaları teslim ettiği, harcama yetkilisi olan diğer davalı ...'ın ise üzerine düşen denetim görevini yerine getirmeyerek kurum zararının oluşmasında kusurlu olduğu,
her şeyden önce taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olacak görevlinin, memuriyet veya çalışma unvanına bağlı kalmaksızın, taşınır kayıt ve işlemlerini yönetmelikte belirtilen usule uygun şekilde yapabilecek bilgi ve niteliklere sahip personel arasından görevlendirmesi gerekmesine rağmen bu bilgi ve yeterliliğe sahip olmayan hasta bakıcı kadrosunda görev yapmakta olan davalının taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak görevlendirilmesinde davacının da kusurunun bulunduğu,
yine dosya kapsamına göre davalı ...'in taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak davacı tarafından görevine 26.03.2015 tarihinde son verilerek Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde görevlendirildiği,
devir teslim yapılmadan davalı ...'in ilişiğinin kesilmemesi gerekmesine rağmen bu hususa riayet edilmediği ve Devir Teslim Kurulunun davacı kurum tarafından yaklaşık 8 ay kadar sonra oluşturulduğu hususları göz önüne alındığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52.maddesi uyarınca Sayıştay uzman denetçileri tarafından hesap edilen 415.862,20 TL'lik kamu zararından % 50 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 207.931,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine ve diğer davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkındaki davanın esastan reddi gerekirken pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesinin hatalı olduğu, dosya kapsamından diğer davalıların taşınır kayıt yetkilisi ve harcama yetkilisi olarak yaklaşık 7 yıl görev yaptıkları, davalı ...'in 26.03.2015 tarihinde ilişiğinin kesilerek asıl görevine döndürüldüğü, yaklaşık 8 ay sonra yönetim değişikliği nedeniyle oluşturulan Devir Teslim Kurulunca taşınır malların eksikliğinin tespit edildiği,
İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen davalı ...'in beyanlarından taşınır kayıt yetkilisi iken gerekli taşınır kayıt, teslim, zimmet prosedürü izlemediği, bu süreçte harcama yetkilisi olan diğer davalının da gerekli denetim mekanizmasını çalıştırmadığı, bu şekilde özensiz çalışıldığı ve taşınırların kaybında kusurlu oldukları, bunun yanında davalı ...'in ilişiğinin kesilmesinden sonraki 8 ay boyunca taşınırların sayımının yapılmadığı gibi devir teslim kurulunun da oluşturulmadığı,
yaklaşık 7 yıllık süreçte davacı kurumun da işleyişe yönelik denetim eksikliği olduğu anlaşıldığından mahkemece hakkaniyet indirimi yapılması yerinde ise de, yapılan hakkaniyet indiriminin yetersiz bulunduğu, davacının bölüşük kusuruna göre davalılardan ... ve ...'in hesaplanan tazminatın 50.000,00 TL'sinden sorumlu tutulmalarının hakkaniyete uygun olacağının değerlendirildiği,
bu nedenle bu yöndeki istinaf istemlerinin kabul edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, harcama yetkisi olduğu için denetleme sorumluluğu bulunan davalı ... ile harcama yetkilisinin denetim sorumluluğu altında görev yapan davalı ...'in hakkaniyet indiriminden aynı oranda ve eşit şekilde sorumlu tutulmasının doğru olmadığını ve hakkaniyet indirimi nedeniyle reddedilen tutar yönünden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde.
26.03.2015 tarihi itibariyle Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda yapmış olduğu görevine devir teslim işleminin yapılmasına izin verilmeden son verildiğini, yazılı emir ile ilişiğinin kesilmesinden tam 8 ay 12 gün sonra davacı üniversite bünyesinde Devir Teslim Kurulu oluşturulduğunu, davalının bu kurula davet dahi edilmediğini, kurul tarafından yokluğunda çıkarılan eksik malzemeler listesinin tamamının 31.12.2014 tarihli mutabakat metninde var olarak göründüğünü, 24.03.2015 tarihinde nedensiz ve gerekçesiz olarak yazılı emirle üstelik devir teslim işleminin yapılmasına izin verilmeksizin derhal görevden el çektirildiğini,
8 ay 12 gün boyunca bu malzemelerin davacı üniversite gözetiminde kaldığını ve bu süre boyunca herhangi bir sayım dahi yapılmadığı gözetildiğinde anılan malzemelerin eksik olmasında davalıya herhangi bir kusur atfedilemeyeceğinin açıkça ortaya çıktığını, mahkemece alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların gerekçesiz olarak reddedildiğini, bir Devlet memuru olan ve amirlerinin emir ve talimatlarına uymakla yükümlü bulunan davalı müvekkilinin kendisine yazılı emir yoluyla ulaştırılan bir emri/içeriği açıkça suç oluşturmadıkça geri çevirme veya reddetme yetkisi bulunmadığını,
davacı üniversite yönetiminin davalının kanundan kaynaklanan sorumluluğunu, okuldan uzaklaştırıp kanuni emirle ilişiğini keserek ortadan kaldırdığını ve taşınırlar ile davalı arasındaki illiyet bağını kopardığını, davalının görevine son verme ve ilişik kesme aşamalarında devir teslim yapmadan yeni görev yerine başlayamayacağına dair direnme içeren söylem ve eylemlerinin, davalı idarenin yazılı emriyle sona erdirildiği gerçeğinin bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, diğer davalılar ... ve Prof.
Dr. ... ........ yetkilerini kötüye kullanarak Rektörlük Personel Dairesinin 24.03.2015 tarih ve E. ... numaralı atama kararı yazısını (elektronik ortamda gelen yazı) kasıtlı olarak 26.03.2015 tarihine kadar davalı ...'e tebliğ etmediklerini, kasıtlı olarak davalının devir teslim işlemlerini yapmasını önledikleri gibi davalının direnmesine rağmen ayrılış işlemlerinden sonra söz konusu görevi yürütecek birini de görevlendirmediklerini,
davalıya devir teslim yapılmasına izin vermeden ivedilikle görevden alan davacı üniversite ve diğer davalıların taşınır kayıt ve kontrol yetkilisini de belirlemediklerini ve 11 ay sonra davalının eksik görünen malzemelerden sorumlu olduğunun söylenemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusu olan malzeme açığının sağlıklı ve net bir biçimde ortaya konulamadığını, 1297 adet malzemeden oluşan 429.716,88 TL tutarındaki açık listenin hiçbir şekilde sağlıklı ve güvenilir bir liste olmadığını, dosyada alınan 21.06.20 21... .09.2020 tarihli bilirkişi raporlarının kendi lehlerine olduğunu, raporlarda açıkça yeni bir fiili sayım yapılması gerektiğinin belirtildiğini, sayım yapılarak hazırlanan ikinci raporda ise kurum zararının tazminini gerektirecek düzeyde bilgi ve belgenin bulunmadığının belirtildiğini,
yine dosyada alınan emekli uzman Sayıştay denetçileri tarafından düzenlenen üçüncü bilirkişi raporunun da davalının lehine olduğunu, gerekçeli kararın denetime elverişli olmadığını, bilirkişi heyeti marifetiyle yapılacak bir sayımla açık olduğu/yok olduğu kabul edilen malzemelerin kesin bir listesi yapılıp kesin bir ödetmeye esas fiyat belirlenmeden afaki bir biçimde ve birtakım varsayımlara dayanarak verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacı üniversitenin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda malzeme açığı nedeniyle meydana gelen kurum zararının taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olan davalı ..., yüksekokul müdürü olan davalı ... ve yüksekokul sekreteri olan davalı ...'dan tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2547 sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, davaya konu kurum zararının hükme esas alınan bilirkişi raporunda 415.862,20 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince TBK'nın 52. maddesine göre % 50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 207.931,10 TL'nin tahsiline karar verildiği, tarafların istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hakkaniyet indiriminin yetersiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle 50.000,00 TL'nin tahsili yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince % 50 oranında yapılan hakkaniyet indiriminin dosya kapsamına ve oluşa daha uygun olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince uygulanan hakkaniyet indirim oranının yüksek olduğu, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerektiği görüş ve kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11641, K. 2025/16256, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama