KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1184 E., 2023/13192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/61 E., 2021/635 K.
Karar Metni
1.075 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile trafik sigortasız aracın 16.06.2010 tarihli yaptığı kazada yaralandığını, maluliyetin tespiti gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maluliyet kaynaklı maddi tazminat ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili talebini 87.841,97 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kazaya karıştığı belirtilen 20 PD 247 plakalı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bulunmuyor ise müvekkilinin ancak poliçe limiti, sigortasız araç kusur oranı ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumlu olabileceğini, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları ile davacının maluliyet oranın ilgili yönetmelik çerçevesinde Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından belirlenerek gerçek zararın tespit edilmesini, motosiklette yolcu olduğu anlaşılan davacının kask, dizlik ve sair koruyucu ekipman kullanmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2015 tarihli ve 2013/169 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararıyla; alınan kusur raporu ile davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin %25 oranında, trafik sigortasız aracın ise %75 oranında kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin %10.3 oranında sayılacağı, tedavilerinin devam ettiği dönemde iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılacağının bildirildiği,
alınan bilirkişi raporu ile 113.247,42 TL tazminat miktarının belirlendiği davacının talebini 87.841,97 TL olarak ıslah ettiği, gerekçesi ile davanın kabulü ile 3.106,40 TL geçici, 84.935,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 87.841,97 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 18.09.2018 tarihli ve 2015/14067 Esas, 2018/7916 Karar sayılı ilamıyla; "1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK 52.maddesi düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda davacı dizinde kemik kırığı nedeniyle malul kalmıştır.
KTK ve Karayollari Trafik Yönetmelik hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken dizlik gibi koruyucu ekipmanların takılıp takılmadığının araştırılarak tartışılması gerekmektedir.
Koruyucu ekipmanların takılmaması halinde Daire’nin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nın 52. maddesi uyarınca, %20 oranında tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur, denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporu ile davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin %25 oranında, sigortasız aracın ise %75 oranında kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, davacının dava konusu kaza nedeniyle yaşına göre maluliyetinin %10.3 oranında sayılacağı, tedavilerinin devam ettiği dönemde iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılacağının bildirildiği, yapılan hesaplama ile 88.041,97 TL tazminata karar verildiği,
Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2015/14067 E 2018/7916 K sayılı kararı ile davacının dizlik kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi kullanmamış olması halinde %20 müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği yönünde bozma kararı verildiği, bozma kararına uyularak yargılamaya devam edildiği, kazazede davacının kaza anında dizlik vb koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi adına tutanak tanıkları olan polis memurlarının beyanlarının alınması için tanıkların mahal mahkemelerine birden fazla talimat yazılmış olduğu ve sadece bir tutanak tanığının beyanının alınmış olduğu,
tanığın alınan beyanında ''kaza tarihinden itibaren 11 yılın geçtiği, kazaya dair ayrıntı hatırlamadığı'' yönünde olması, diğer tutanak tanığının alınacak beyanının benzer mahiyette olabileceğinin kuvvetle muhtemel olması ve yargılamanın daha fazla sürüncemede kalmaması adına diğer tutanak tanığının dinlenmesinden vazgeçildiği, davacının koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı tespit edilememiş ve ispat yükü kendisinde olan davacının %20 müterafik kusurunun varlığı kabul edilerek %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile.
2.395,20 TL geçici, 67.948,56 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 70.343,76 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müterafık kusur indirimi yapılabilmesi için yeterli araştırma yapılmadığını, diğer tutanak tanığının dinlenmediğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde %10 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı 16.06.2010 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52,54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmasına göre davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
269,85 TL 0.H. · 59,30 TL P.H. · 210,55 TL Kalan
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1184, K. 2023/13192, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama