İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1188 K.2024/7304

Taraflar arasındaki konut sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin…

Esas2022/1188Karar2024/7304Tarih11 Temmuz 2024Okuma8 dk · 1.688 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/1188 E., 2024/7304 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1031 E., 2021/1422 K.
Dava tarihi
31.10.2016
Hüküm/karar
İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davanın Kısmen Kabulü
İlk derece mahkemesi
Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Sayısı
2016/834 E., 2018/882 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.688 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki konut sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından 07.03.2016/2017 vade tarihli Konut Sigorta Poliçesi ile davacının konut ve eşyalarının terör teminatı ile sigortalandığını, konutun bulunduğu mahal ve çevresinde terör örgütü üyeleri tarafından yapılan eylemlere mukabil güvenlik güçlerince operasyonlar gerçekleştirildiğini ve operasyonlar sırasında sivil vatandaşların zarar görmemesi için 13.03.2016-30.05.2016 tarihleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, bu sırada güvenlik güçleri ile terör örgütü üyeleri arasında çıkan çatışma sırasında dava konusu konut ve içindeki eşyaların zarar gördüğünü,

30.05.2016 tarihinde sokağa çıkma yasağının kalkmasından sonra müvekkilinin söz konusu hasara muttali olduğunu ve kısa bir süre sonra söz konusu hasarın davalı ... şirketine ihbar edildiğini, sigorta şirketi tarafından eksper gönderilerek zararın tespit edildiğini, ancak söz konusu poliçeden kaynaklanan hasar bedelinin müvekkiline ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydıyla 4.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 200.000,00 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sigorta poliçesi yaptırıldığı tarihte, bölgede sokağa çıkma yasağının mevcut olduğunu, poliçe yaptırılırken, zaten riskin gerçekleşeceğinin bilinebilir ... geldiğini, zararın gerçekleşeceği bilinerek poliçe yaptırıldığını, sigorta süresi içinde zararın gerçekleşeceği “kesin” ise o sigortanın geçerli olmayacağını, sigorta tekniğine göre gerçekleşen rizikonun ani ve beklenmedik olması gerektiğini, kamu tasarrufu ile önceden ilan edilip zaman içine yayılarak yapılmasının,

ayrıca münferit terör olaylarına değil komple imhaya yönelik ve düzenli olmasının ''rizikonun ani ve beklenmedik olması'' şartını ortadan kaldırdığını, dava konusu hasarın meydana geliş şeklinin ''terör olayları'' niteliğinde değil ''çarpışma'' şeklinde meydana geldiğini, bu nedenle hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu, kamu otoritesi tarafından yapılacak tasarruflar nedeniyle meydana gelen zararın sigorta teminatı dışında olduğunu, davacının zararı devlet tarafından giderileceğinden sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını,

davacının sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinden sonra poliçe tanzim ettirmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu poliçe şartları çerçevesinde %5 muafiyet indirimi mevcut olduğunu,

davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte bina için yapılacak hesaplamalarda binanın yapı sınıfının tespit edilerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayınladığı genelgelerde yer alan yapı sınıfına göre birim m2 fiyatının tespit edilerek akabinde binanın yıpranma payı düşüldükten sonra hesaplanacak miktardan poliçedeki muafiyet oranının tenzili ile hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği, taraf beyanları, bilirkişi raporu, Zarar Tespit Komisyonu yazıları ve poliçe içeriğinden, 2016 yılında Hakkari İli Yüksekova İlçesinde terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen operasyonlar nedeniyle 13.03.2016 tarihinde sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, davacının ise bölgede meydana gelebilecek saldırıları da gözününde bulundurarak davalı ... şirketi ile 07.03.2016 tarihinde kendisine ait konut ve içerisindeki eşyaları terör olaylarını da kapsar şekilde mal sigortası ile sigortaladığı, poliçenin bina ve eşya hasarına ilişkin olduğu,

daha sonra bölgedeki çatışmalar nedeni ile davacının konutunun ve konutunun içindeki eşyaların zarar gördüğü, davaya konu rizikonun teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, poliçenin hasar tarihinde yürürlükte olduğu, sigorta poliçesindeki limit içerisinde kalan zararın sigorta kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği, usul ve yasaya uygun hazırlanan oluşa uygun,

gerekçeli ve denetime elverişli 23.10.2018 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu ile poliçe şartları gereği düşülmesi gereken %5 muafiyet oranı düşülerek zarar miktarının 96.206,50 TL olarak hesaplandığı ve bu tutarın poliçe limiti sınırlarında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 96.206,50 TL alacağın dava tarihi olan 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; her ne kadar dava belirsiz alacak davası şeklinde açılmış ise de dava değeri belirlenebilir olduğundan davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 nci maddesi ve Yangın Sigortası Genel Şartları C.10 maddesine göre alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu konutun hukuki vasfı belli olmadığı gibi hukuken geçerli bir tapu kaydının olup olmadığı,

davacının da anılan konutta mülkiyet hakkının bulunup bulunmadığının belirli olmadığını, tapusu, imar izni bulunmayan konutun ve o yerde mülkiyet hakkı bulunmayan davacının hukuken korunacak bir menfaatinden de söz edilemeyeceğinden davanın reddinin gerektiğini, ayrıca operasyonlardan önce dahi bölge halkının evlerini boşaltarak eşyalarını güvence altına almak için güvenli bölgelere göç ettiklerinin bilindiğini, artık burada eşya zararından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm uyarılara rağmen eşyalarını taşımadığını, bu nedenle davacının kendi kusurundan hak elde edemeyeceğini,

Yargıtay içtihatlarına göre birden çok dairesi ve poliçesi olan davacının iş bu davada tüketici sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılamayacağını, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda açık bakanlık tebliğine rağmen yapı sınıfının yanlış tespit edilmesi ve hasar tarihine göre uygulanacak Bakanlık Tebliğinde (2015 yerine 2016 uygulandığını) yanılgıya düşülmesi ve zarar tespit komisyonu raporunda yapı sınıfının 3B olarak belirlenmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda 4A yapı sınıfı olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın 3B sınıfında olduğunun davacı tarafından ispat edilemediğini, Zarar Tespit Komisyonlarınca konutları ağır hasar gören vatandaşlara ayni ödeme yapıldığını, bilirkişi raporunda teminat altına alınmayan metre karenin de hesaplamaya dahil edildiğini, müvekkili şirket tarafından 170 m²'lik alan için teminat verilmiş olmasına rağmen, sigortalanan taşınmazın değerinin 220 m²'lik alan için belirlendiğini, bu durumun yerinde olmadığını, 5233 sayılı Kanun kapsamında davacının zararının ... tarafından karşılandığını, bu durumun dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu,

poliçe başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğundan davanın reddi gerektiği yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, kötü niyetli olarak sigorta poliçesi düzenlendiğini, hasar göreceği kesin olan bir mal varlığı için yapılan sözleşmenin batıl ve geçersiz olduğunu, sigorta poliçesi akdedilirken mevcut duruma ilişkin bilginin müvekkili şirkete iletilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435 inci maddesi uyarınca davacının bildiği ve bilmesi gereken tüm hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğunu,

kabul anlamına gelmemek kaydıyla geçerli bir poliçe bulunduğuna ve tazminat sorumluluğuna hükmedilmesi halinde poliçenin iptali sonrası sigortalıya iade edilen primlerin de tazminattan mahsubu, ayrıca poliçe özel şartları gereği kıymet tenzili, sovtaj tenzili, muafiyet gibi tüm indirim sebeplerinin de incelemede dikkate alınması gerektiğini, bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, ıslah ile artırılan alacak için temerrüdün ve faizin ıslah tarihinde başlayacağının belirtildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı ... şirketi arasında kurulan sigorta poliçesine ilişkin sözleşme 6502 sayılı TKHK'nın 3 üncü maddesi anlamında bir tüketici işlemi olup görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğundan ve davacının birden fazla konutunun olması da durumu değiştirmediğinden davalının Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğuna dair itirazının yerinde görülmediği, 13.03.2016-30.05.2016 tarihleri arasında Yüksekova'da sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, terör örgütü üyeleri tarafından yapılan eylemlere karşılık güvenlik güçlerince operasyonlar gerçekleştirildiği,

operasyonlar sırasında sivil vatandaşların zarar görmemesi için sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, bu sırada güvenlik güçleri ile terör örgütü üyeleri arasındaki çatışma sırasında meydana gelen zararın, poliçenin atıfta bulunduğu Yangın Sigortası Genel Şartları A.4 maddesinde düzenlenen savaş, her türlü savaş olayları, istila, yabancı düşman hareketleri, çarpışma, iç savaş, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunların gerektirdiği intibati ve askeri hareketler nedeniyle meydana gelen zararlar olarak kabul edilemeyeceği, zararın terör klozu teminatı dahilinde olduğu,

yine terörle mücadele kapsamında zarar gören kişilere Devlet kurumları tarafından ödemeler yapıldığı, sigortalıların mevcut koruma dışında taşınmazlarını sigorta örtüsü altına almak istedikleri, resmi kurumlar tarafından konut yapılmasının veya diğer Kanunlar uyarınca yardımda bulunulmasının sigortacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, bu durumun zenginleşme yasağı kapsamına girmeyeceği, davacı tarafça eldeki dava kısmi dava olarak açılmış olup, dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçmediği, dava tarihi itibariyle faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

taşınmazın tapu kaydında kargir 3 katlı ev olarak kayıtlı olup, poliçede de yapı tarzının kargir bina olduğu, yapı sınıfının bilirkişi raporu ve zarar tespit komisyonunca 3B olarak tespit edildiği, bilirkişi heyetinin uzman bilirkişilerden seçildiği, bilirkişi raporunda sigortalı taşınmazlara ve eşyalara ait zararın toplam 96.206,50 TL olarak hesaplandığı,

poliçelerdeki teminat limiti dahilinde davanın kabulüne karar verildiği ve raporun dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18, 1420, 1427, 1435, 1445 ve 1446 ncı maddeleri, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zaraların Karşılanması Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin 5 inci fıkrası, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 23/c maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1188, K. 2024/7304, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1188
Karar No
2024/7304
Tarih
11 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1193 K.2024/7100
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/1210 K.2024/4389
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1217 K.2024/21624
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/1274 K.2024/9414
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1300 K.2024/6864
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1311 K.2024/6777

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.