KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12097 E., 2023/12750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/766 E., 2022/1226 K.
Karar Metni
1.941 kelime·10 dk okuma·13 bölüm
Avukat ..., Avukat ..., HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü - İstinaf başvurusunun kabulü - Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mülkiyetinde bulunan iş yerinin davalı ...
Şirketine (İşyeri Ekstra Sigorta Poliçesi) sigortalı olduğunu, sigortanın teminat kapsamının 15.12.2014 – 15.12.2015 olduğunu, sigortalı iş yerinin sıfır olarak dava dışı Pasifik Medikal adlı kiracıya kiralandığını, bu iş yerinde tıbbi cihaz ve aletlerin satışının yapıldığını, dava dışı kiracının da davalı ... şirketine aynı iş yeri içindeki malzemeleri başka bir sigorta poliçesi ile sigortalattığını, davaya konu edilen sigorta poliçesinin 06.02.2015 tarihli zeyilname ile isim değişikliği yapılarak aynı teminat ve klozlarla vade sonuna kadar geçerliliğini koruduğunu,
sigorta poliçesinin teminat kapsamına aldığı iş yerinde 19.03.2015 tarihinde elektrik kontağından çıkan yangın sonucu iş yerindeki tüm malzemelerin yandığını ve binanın kullanılamaz ... geldiğini, davalı ... şirketince Aves Sigorta Eskpertiz Ltd.
Şti. tarafından incelemeler sonunda 15.06.2015 tarih ve 2015YYA017 sayılı raporunun düzenlendiğini, müvekkilinin iş yeri zararının 194.493,45 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı ... şirketince sayılı hasar dosyasının açıldığını, ancak bu güne kadar davalı tarafça müvekkiline herhangi bir tazminat ödenmediğini, Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/12 Değişik İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi raporunda maddi zararın 224.430,50 TL olarak hesaplandığını,
ancak taşınmazın eski ... getirilmesi için yapılan fiyat araştırması sonucunda yüklenici firmalardan alınan fiyat tekliflerinin en düşüğünün 348.253,00 TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla oluşan riziko sonucu müvekkiline ait iş yerinde ortaya çıkan zararın şimdilik 194.493,45 TL'sinin riziko tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinin talep ve sonuç kısmında davasını hem kısmi dava hem de belirsiz alacak davası olarak nitelendirmesinin çelişki yarattığını ve bu hususun davacı tarafça açıklanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe genel ve özel şartları ile belirlenen çerçevede ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, yangın olayı için maddi tazminat teminat tutarının demirbaş için 50.000,00 TL, bina için 850.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davaya konu yangının çıkış nedeninin henüz kesin olarak açıklığa kavuşmadığını,
müvekkili tarafından yangının çıkış sebebi hususunda Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/12 Değişik İş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, söz konusu tespitin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu yangının ortaya çıkış nedeninin araştırılması gerektiğini, zira 19.03.2015 tarihli yangının çıkış nedeni hakkında şüpheler bulunduğunu, bu hususun mahkemece araştırılması gerektiğini, davacı tarafça talep edilen hasar bedelinin hukuken geçerli belgelerle ispatlanması gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, bu tür sigortalarda gerçek zararın giderilmesi gerektiğini,
gerçek zarar miktarının ispat külfetinin zarar görene ait olduğunu, davacı sigortalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1435 inci maddesine aykırı davranarak beyan yükümlülüğüne uymadığını, bina maliklerinin yangın güvenliği ve yangınla mücadele için gerekli önlemleri almaları gerektiğini, dava konusu yangında ise davacının binasının yangından korunması için gerekli hiçbir önlemi almadığını ve bu şekilde "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" hükümlerine aykırı davrandığını, davacı tarafından talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu olayda uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2015/1183 Esas, 2018/311 Karar sayılı kararı ile; 17.02.2018 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, dava konusu yangının davaya konu iş yerinde bulunan elektrik panosundan kaynaklanmış olduğu ve sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, olay sebebiyle taşınmaz yapı ile mütemim cüzünde meydana gelen hasar tutarının 215.575,29 TL, eklenti cihazlarda meydana gelen hasarın tutarının 9.528,50 TL olmak üzere davacının gerçek zararının toplam 225.093,45 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 225.093,45 TL tazminatın 20.04.2015 davalı ... şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Kaldırma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli ve 2020/1298 Esas, 2021/526 Karar sayılı kararı ile. İlk derece Mahkemesince dosyanın sadece makine, inşaat ve elektrik mühendisi bilirkişilere tevdi edildiği, anılan heyetçe düzenlenen rapora dayalı olarak hüküm oluşturulduğu, ancak sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından istenebilecek alacak kalemlerini tek tek değerlendirmemiş olduğu,
zira dava konusu işyerinin gerçekleşen yangın tarihinde dava dışıtarafından davacıdan kiralanmış olup davacı ile aynı tarihte dava dışı n da davalı ... şirketiyle akdettiği poliçeye dayalı olarak davalı aleyhine Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/367 Esas sayılı davayı açmıştığı, mahkemece yapılacak işin, dosyanın inşaat, makine mühendisi, elektrik mühendisi ve sigorta uygulamalarından anlar yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek sigorta bilirkişisinin bulunmaması halinde gerektiğinde istinabe yoluyla bilirkişi heyeti belirlenerek, tarafların iddia ve savunmalarının karşılanması,
davacının isteyebileceği bir tazminat olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi bakımından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor aldırılması, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/367 Esas sayılı dosyasında istenilen alacak kalemleri ile işbu dosyadaki alacak kalemlerinin mükerrerlik oluşturmasına mahal verilmeksizin sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-a-6. maddesi hükmü gereğince dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada (şimdilik) incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
Bölge Adliye Mahkemesi gönderme kararı sonrası alınan bilirkişi raporu ile tarafların iddia ve savunmalarının karşılandığı, davacının isteyebileceği tazminat miktarının 247.717,99 TL olduğu, raporun hükme esas alınabilecek surette ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olduğu, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı, davacı tarafından bozma öncesi değer artırımı yapılarak dava değerinin 225.093,45 TL'ye artırıldığının anlaşıldığı,
bu durumda anılan hususun ıslah olarak adlandırılamayacağı, akabinde bozma ilamı sonrasında davacının talebini ıslah ettiği sonucuna varılmakla davalı vekilinin buna yönelik itirazlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 247.717,45 TL tazminatın 20.04.2015 davalı ... şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda hesaplanan hasar tutarının açıkça fahiş olduğunu, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen hasarın gerçek zarar olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararını makbul ve muteber belgelerle ispat etmesi gerektiğini, sigorta teminatının zenginleşme aracı olmadığını, sigortacının yalnızca teminatı kapsamında vuku bulan gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, hasar gördüğü iddia olunan binanın daha kaliteli ve yeni malzemelerle onarılması suretiyle sebepsiz zenginleşmeye mahal verilip verilmediğinin,
tamir imkanının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı sigortalının 6102 sayalı Kanun'un 1435 inci maddesi hilafına davranarak üzerine düşen beyan yükümlülüklerine aykırı davrandığını, dava dilekçesinde davacının sigortalı işyerinin maliki sıfatına haiz olduğunun beyan edildiğini, bina maliklerinin binaların yangın güvenliği ve yangınla mücadele için gerekli önlemleri almış olmaları gerektiğini, dava konusu yangında ise hiçbir önlemin alınmadığı gibi yangının yayılmasını engelleyecek ek ve koruyucu önlemlerin de alınmadığını,
müvekkili şirketin davacı tarafından beyan edilmeyen tüm hususları beyan etseydi 6102 sayılı Kanun'un 1439 uncu maddesine göre bu sözleşmeyi akdetmeyeceğini, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, 12.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda 214994171/0 numaralı işyeri ekstra sigorta poliçesi ile bina teminatı kapsamında olmayan eşyaların değerlerinin hesaba katılmamış olup bilirkişinin tespitinin bu yönde olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketi olup sadece poliçe ile teminat alınan hasar bedellerinden sorumlu olduğunu,
davacının kiracısı konumundaki Fatih Holat tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/367 Esas sayılı dosyasından talep edildiğini, işbu kalemlerin davacı lehine hükmedilmesi halinde müvekkili şirket tarafından mükerrer ödeme yapılmak zorunda kalınacağını, 12.07.2021 tarihli bilirkişi raporlarında bina hasarına ilişkin olarak eskime tenzili hususunun hiç incelenmediğini, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu hasar bakımında %10 eskime tenzilinin uygulanmasının gerektiğini,
müvekkili şirket tarafından sigortalının riziko adresinde yapılan ekspertiz incelemelerinde davaya konu yangının çıkış nedeninin şaibeli olduğu ve bu kapsamda ayrıntılı bir bilirkişi incelemesinin gerekli olduğunun tespit edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hiçbirinde yangın çıkış nedeninin şaibesinin gideri nitelikte bir tespitin yapılmadığını, faturalarda yer alan fatura adresleri ile davaya konu yangın olayının meydana geldiği işyeri adresinin uyuşmadığı hususundaki itirazlarının mahkemece hiç değerlendirilmediğini,
hükme esas alınan bilirkişi raporlarında sahte olduğunu iddia ettikleri fatura suretleri dikkate alınarak maddi hasar tazminatının hesaplandığını, bu hesaplanan zarar tutarı üzerinden hüküm kurulduğunu, davacının sigorta sözleşmesinden evvel iş hacminin çok düşük olduğu sabit olmakla birlikte müvekkili şirkete ilk defa sigortalandıktan sonra bir anda iş hacminin artmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiştir.
F. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere” şeklinde beyanda bulunarak 194.493,45 TL tazminat talebinde bulunduğu, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığına dair bir beyan bulunmadığı, belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişinin bunu açıkça dilekçesinde belirtmesi gerektiği, somut olayda, dava kısmi dava olarak açılmış olup davacının 02.03.2018 tarihinde harcını yatırmak suretiyle ıslah talebinde bulunduğu,
ıslah talebinin kabul edildiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ncı maddesinde ıslahın düzenlendiği, buna göre.
"Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir." düzenlemesinin mevcut olduğu, davacı vekili 02.03.2018 tarihinde ıslah talebinde bulunmuş olup ıslah talebi kabul edilmiş olmakla, aynı davada 16.05.2022 tarihinde ikinci kez ıslah talebinin kabulünün yasa ve uygulama gereği mümkün olmadığı, davasını kısmi dava olarak açan davacının ancak yeni bir dava ile kalan alacağını talep etmesi mümkün olduğu,
açıklanan nedenle davacının davasının 02.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile artırdığı miktar yönü ile kabulü gerekirken ikinci ıslah dilekçesinin kabulü ile o yönde karar verilmesinin yerinde olmadığı 16.05.2022 tarihli ıslah işleminin yok hükmünde sayılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile 225.093,45 TL tazminatın 20.04.2015 davalı ... şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, hükmedilen tazminata yasal faiz işletilebileceğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık İşyeri Sigorta Poliçesinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401, 1409 ve 1453 üncü maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları,
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, konusunda uzman bilirkişi heyetince hazırlanan raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12097, K. 2023/12750, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama