KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12226 E., 2024/10583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/602 D. İş, 2022/605 K.
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... A.Ş.'ne sigortalı araç sürücüsü ile diğer davalı ....'ye sigortalı araç sürücüsü arasında 02.02.2019 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada her bir sigorta şirketinden 2.550,00 TL olmak üzere toplam 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının Quick Sigorta A.Ş. için 31.10.2019 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. için 28.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, davalı ... için talebini 129.252,37 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı .... vekili cevap dilekcesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcı için dava tarihinin esas alınması, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 faizin uygulanması ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçenin kaza tarihinden sonra tanzim edildiğini, cevap dilekçelerini sunduktan sonra iptal edildiğini, ambulans çağırma formu dikkati alınınca kazadan sonra tanzim edildiğini, usule uygun başvuru yapılmadığını, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada asgari ücretin dikkate alınmasını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kısmen kabulü ile 77.551,42 TL tazminatın 10.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunu kabul etmediklerini hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.02.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalıya gerekli belgeler ile başvuru yapılmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 02.02.2019 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ....'ye iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12226, K. 2024/10583, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama