İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12612 K.2025/17298

İlk Derece Mahkemesi direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk…

Esas2022/12612Karar2025/17298Tarih25 Aralık 2025Okuma5 dk · 905 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/12612 E., 2025/17298 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/127 E., 2022/231 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

905 kelime·5 dk okuma·12 bölüm

İlk Derece Mahkemesi direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanun’un 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davalı vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilip Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Genel Başkanı olan davalının 13.02.2018 tarihinde .... grup toplantısında sarf ettiği söz ve ifadelerle TC Cumhurbaşkanı olan müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, hakaret ve iftira niteliğinde olan ifadelerle müvekkilinin onur, şeref ve saygınlığının zedelendiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 500.000,00 TL manevi tazminatın 13.02.2018 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu söz ve ifadelerin hakaret niteliğinde olmadığını, davacı tarafça müvekkilinin konuşmasının başkalaştırılmaya ve bütünlüğünden koparılarak hakaret kapsamlı gösterilmeye çalışıldığını, yargılama aşamasında yapılacak araştırma ile iddia konusu yapılan olguların doğruluğunun taraflarınca ispat edilebileceğini, müvekkili tarafından yapılan açıklamaların kamuoyunu bilgilendirmeye matuf, delillerle destekli, tamamen gerçeklere dayalı ve güncel konulara ilişkin olduğunu, desteksiz ve eleştiri sınırlarını aşan ifadelerin kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/1 30... /605 sayılı kararıyla davalı tarafından 13.02.2018 tarihli grup toplantısında yapılan konuşmanın haksız fiil niteliğinde olduğu, bu haksız fiilden kaynaklı olarak davacının kişilik haklarına ağır saldırıda bulunulduğu, siyasetçi de olsa hiç kimsenin açıkça hakaret teşkil eden ifadelere katlanma yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının sıradan bir siyasetçi olarak değerlendirilemeyeceği, kendisinin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı olmasına dayalı olarak ayrı ve istisnai bir konumunun bulunduğu,

hiçbir hukuk düzeninin ifade hürriyeti adı altında hakaret edilmeyi hoş göremeyeceği gerekçesi ile tarafların sosyal konumları, davalı tarafça işlenen eylemin ağırlığı da dikkate alınarak 130.000,00 TL manevi tazminatın 13.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23.10.2020 tarihli 2019/1 48... /964 sayılı kararı ile olayın toplumda yarattığı etki, eylemin gerçekleşme şekli, meydana geldiği zaman, tarafların statüleri, söylenen sözlerin ağırlığı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince hükmolunan manevi tazminat miktarının hukuka uygun olup taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 26.01.2022 tarihli ve 2020/3738 Esas, 2022/974 Karar sayılı ilamıyla; davaya konu söz ve ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kamu yararı içeren siyasi açıklamalar olup baskın şekilde politik alanda kaldığı, demokratik toplumda müdahaleyi gerekli kılan bir halin söz konusu olmadığı; aksine demokratik toplumun korunması ve çoğulculuğun sağlanması için ifade özgürlüğü kapsamında korunması gerektiği.

Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin istikrar bulmuş içtihatlarına göre de ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı, davalının tazminat ile sorumlu tutulmasının yerinde görülmediği, davanın tümden reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hakimin reddi prosedürünün hukuka aykırı olarak uygulanmaksızın bu talebin geri çevrildiğini, adil yargılanma koşullarının oluşmadığını, delillerinin toplanmadığını, tanık dinletme isteği karşılanmadan, yemin deliline ilişkin prosedür uygulanmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu;

esas yönünden ise, müvekkilinin dava konusu konuşmasında hakaret kapsamında görülebilecek tek bir ifadesinin bulunmadığını, konuşmada geçen tüm iddiaların doğru olduğunu, değer yargısı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin açıklamalarının kamuyu bilgilendirmeye matuf, delillerle destekli, tamamen gerçeklere dayalı, güncel konulara ilişkin olduğunu, hayali, desteksiz ve eleştiri sınırlarını aşan ifadeler kullanılmadığını, kişilik hakkının ihlali boyutuna ulaşacak beyanlara yer verilmediğini, yapılan eleştirilerin görünür gerçeklik kapsamında kaldığını, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını,

direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davalı ... .... Partisi Genel Başkanının 13.02.2018 tarihindeki parti grup toplantısında davacı Cumhurbaşkanı hakkında sarfettiği sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığı ve ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalının manevi tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,

dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre temyizen incelenen direnme kararındaki tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğunun, davalının iddialarının doğru olmadığı hususunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/200649 esas sayılı dosyasında yapılan soruşturmayla sabit olduğunun, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığının, takdir edilen manevi tazminat miktarının tarafların sıfatı, saldırının ağırlığı, olay tarihi ve olayın gelişimi birlikte gözetildiğinde uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup direnme kararına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi direnme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesi beşinci fıkrası gereğince ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizin 26.01.2022 tarih ve 2020/3738 E. - 2022/974 K. sayılı bozma kararının yerinde olduğunu düşündüğümden direnme kararının onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne iştirak edemiyorum.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12612, K. 2025/17298, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Bozma Kararı
  9. B. Direnme Kararı
  10. VI. Temyiz
  11. A. Temyiz Sebepleri
  12. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  13. VII. Karar
  14. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12612
Karar No
2025/17298
Tarih
25 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12626 K.2025/16639
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/12637 K.2025/13806
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/12643 K.2025/16566
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12751 K.2025/16474
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12765 K.2025/16475
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/12875 K.2025/16731

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.