KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12626 E., 2025/16639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/9 45... /1179 Karar
Karar Metni
1.086 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ........ ile davalılar ... ve .. ... vekilleri Av. ..., Av. ... geldi. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.12.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terör-Teknik ve Organize Suçlar Bürosunun 2015/14774 sayılı soruşturma dosyasında 11.06.2016 tarihinde Özel ....
Eğitim İşletmeleri A.Ş. hakkında terör örgütüne üye olma ve Terörizmi Finansmanın Önlenmesi Hakkındaki Kanun'a muhalefet suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Sulh Ceza Hakimliği'nden kayyım atanmasının talep edildiğini, Adana 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 12.05.2016 tarih ve 2016/2555 Değişik iş sayılı kararı ile Özel ....
Eğitim İşletmeleri A.Ş.'ye müvekkilleri olan yetkililerin kayyım olarak atandığını, oluşturulan kayyım heyeti tarafından yapılan incelemede bahsi geçen şirkete ait ... ili, .. ilçesi, ... Mahallesi, 71 56...
Parsel üzerinde bulunan bir bodrum, bir zemin ve beş katlı 2.2 22... bina ve arsanın değerinin çok altında bir bedelle 18.12.2015 tarihinde davalılara devredildiğinin tespit edildiğini, devri yapan şirket yetkilileri hakkında yürütülen ceza soruşturmasından davalıların haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirketin malvarlığına el konulup kayyım atanabileceği düşüncesiyle yapılan dava konusu devrin muvazaalı olduğunu,
soruşturma tarihinden itibaren şirketin işlemleri incelendiğinde düşük bedellerle şirketin mal varlığının elden çıkarılmaya çalışıldığının tespit edileceğini belirterek dava konusu 18.12.2015 tarihli davalılar adına yapılan tescil işleminin iptali ile müvekkili şirket adına tescilini; arsa üzerindeki binanın davalılar tarafından yıkılması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın 18.12.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş;
bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 3.527.377,46 TL'ye yükseltmiş, tescilin Hazine yararına yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkillerinin üç emlak danışmanının yönlendirmesiyle dava konusu arsayı satın aldıklarını, danışmanların komisyon bedellerine ilişkin faturaların sunulacağını, devir tarihinden sonra arsa üzerindeki binanın müvekkilleri tarafından inşaat yapmak amacıyla yıkıldığını, husumetin müvekkillerine yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adana 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 12.05.2016 tarih ve 2016/2555 Esas sayılı kararı ile ... İşletmeleri A.Ş.'ye FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı sebebiyle kayyım atanmasına karar verildiği, kayyım atanması kararından evvel ... Eğitim İşletmeleri A.Ş.
Yönetim Kurulunca 08.12.2015 tarihli toplantı sonucu davaya konu taşınmaz ve üzerindeki yapının 2.200.000,00 TL bedel karşılığında satışının yapılmasına dair karar alındığı, 18.12.2018 tarihinde ise tapuda resmi senet ile davaya konu taşınmaz ve üzerindeki yapının toplam 2.000.000,00 TL bedel karşılığında davalılara satışının gerçekleştirildiği; davalıların, davaya konu taşınmazın üzerinde inşaat yapmak amacıyla dava konusu yeri satın aldıklarını ve iyiniyetli olduklarını savunduğu, eski yöneticiler hakkında cezai soruşturma ve kovuşturma kapsamında işlemlerin yapıldığı, yine tarih aralıkları göz önüne alındığında ...
Eğitim İşletmeleri A.Ş. eski yöneticilerinin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname öncesinde şirket nezdindeki malları elden çıkarmaya yönelik hareket ettikleri, taşınmazın devir tarihindeki gerçek değerinin 9.126.817,46 TL olduğu, davalıların davaya konu taşınmazı tapu kayıtlarında yazılı olduğu üzere 2.000.000,00 TL bedel karşılığında aldığı,
bu haliyle davalıların da basiretli tacir oldukları gözetilerek iyiniyetli üçüncü kişi konumunda sayılamayacakları, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 12 nci maddesi ve 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 inci maddesi ile eklenen 12 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Adana ili, ... ilçesi, ....
Mahallesi, 21... pafta, 71 56... parselde bulunan taşınmazın 18.12.2015 tarih ve ... yevmiye nolu satış işleminin iptali ile; taşınmazın davacı şirket adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tesciline, yıkılan bina yönünden 3.527.377,46 TL maddi tazminatın 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri ile satış değeri arasındaki misli farkın tek başına muvazaanın ispatı yönünden yeterli olmadığı, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 12 nci maddesi ve 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 inci maddesi ile eklenen 12 nci maddenin 2 nci fıkrası hükümleri değerlendirildiğinde davalılar hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti,
iltisakı veya irtibatı nedeni ile hiçbir soruşturma bulunmadığı; davalıların devirden sonra bu arsa üzerinde "aynı konuda faaliyete devam etme" durumunun söz konusu olmadığı, davalıların Hazineyi zarara uğratma amacıyla hareket ettiklerinin sabit olmadığı, devrin muvazaalı olduğuna dair kabulün yerinde olmadığı gerekçesi ile davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların ve devri yapan şirketin Adana 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.05.2016 tarih ve 2016/2555 değişik iş sayılı kararında belirtilen amaçları gerçekleştirmek amacıyla danışıklı hareket ettiklerini, devrin muvazaalı olduğunu, gerçek değerinin 1/5'i değerinde taşınmazı satın alan davalıların basiretli bir tacir olarak bunun nedenini araştırmamış olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu satışın bir mal kaçırma ve şirketin içini boşaltma girişiminin bir parçası olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri yararına ret vekalet ücreti olarak taşınmazın değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil ile yıkıma bağlı tazminat talebine ilişkindir.
1. Kararın taraflara tebliği üzerine, davacı ve davalılar tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde davalılar vekilinin istinaf talebi incelenerek, karar verilmiş fakat davacı vekilinin istinaf itirazları hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Tarafların istinaf talepleri birlikte incelenerek değerlendirilip karar verilmesi gerekirken yalnız davalı tarafın istinaf talebi incelenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın anılan bu eksiklik nedeni ile bozulması gerekmiştir.
2. Bozma ilamının neden ve şekline göre davacı vekili ve davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12626, K. 2025/16639, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama