İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/12660 K.2023/10008

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma kararı verilmiştir.

Esas2022/12660Karar2023/10008Tarih2 Ekim 2023Okuma12 dk · 2.340 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/12660 E., 2023/10008 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Ekim 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/327-2018/356
Davada davalı
İSKİ Genel Müdürlüğü vekili Avukat ...
Birleşen dava
İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/263 E. sayılı dosya
Hüküm/karar
Direnme/ Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.340 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma kararı verilmiştir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı direnilmesine karar verilmiş; mahkeme direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; Dairece, bozma kararının yerinde olduğu gerekçesiyle dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca değişik gerekçe ve nedenlerle sonucu itibariyle direnme kararının yerinde olduğu sonucuna varılmış ve davalı vekilinin işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada, davacı asil dava dilekçesinde; davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün hatalı uygulamalarla pis logar borusunu evinin içine sokması sonucunda dairesinin kullanılamaz ... geldiğini ileri sürerek Fatih 4. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tespiti yapılan kapı-pencere onarımı için 12.500,00 TL hasar bedeli ile daireyi aldığı 23.03.2004 tarihinden beri kullanamadığından aylık 2.000,00 TL kira kaybı olmak üzere toplam 72.000,00 TL kira kaybının davalı İdare tarafından ödenmesine karar verilmesini ve ayrıca manevi tazminat talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili 22.03.2012 tarihli dava dilekçesinde; davacının 23.03.2004 tarihinde dava konusu taşınmazı satın aldığını, bir süre sonra daha önce davalı idare tarafından evin altından hukuka aykırı olarak geçirilmiş künk borulardan atık suların bodrumu doldurduğunu gördüğünü, atık suyun bodrum katta birikmesi ile evi saran kesif koku ve haşereler nedeniyle evin kullanılamaz hâle geldiğini, evi kiraya da veremediğini, dava konusu taşınmazın ikinci dereceden tarihi eser kapsamında olduğunu, müvekkili tarafından Fatih 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/207 D.

İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını ve İstanbul 14.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/598 E. sayılı (asıl dava dosyası) dosyasında satın alma tarihinden 15.03.2007 tarihine dek evi kullanamamasından kaynaklı tazminat ve zararının tahsili için dava açıldığını, diğer yandan gayrimenkulün bodrum katından tarihi eser niteliğine zarar verecek nitelikteki atık su borularının kaldırılması için de açılan dava sonucunda Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/11 E., 2009/320 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini,

davalı idare tarafından müvekkilinin mülkiyetinde bulunan evin altından hukuka aykırı olarak geçirilmiş olan atık su tesisatının gayrimenkule verdiği 22.03.2007-11.01.2010 tarihleri arasındaki zararın tazmini için eldeki davanın açıldığını, bu dosyanın İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/598 E. sayılı dosyası ile birleştirilerek 22.03.2007-11.01.2010 tarihleri arasındaki zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili. 08.05.2007 tarihli celsede sunduğu cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde harca esas bedel olarak 14.000,00 TL belirttiğini talep kısmında ise 84.500,00 TL talep etiğini beyanla eksik harcın ikmalini talep etmiş ve zamanaşımı definde bulunmuştur.

Ayrıca 05.12.2006 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, tespitin gıyaplarında yapılması nedeni ile bilgi ve belge sunulamadığını, raporun objektip esaslara göre belirlenmediğini, ortaya çıkan zarar ile davalının nedensellik bağı bulunmadığından davanın husumet yönünden ret edilmesi gerektiğini, binanın kanal tıkanıklığı nedeni ile 16.06.2006 tarihinden şubelerine başvurulduğunu, idarenin kanal problemini çözdüğünü, bodrum kat alt bitişiğinde bulunan sarnıç boşluğuna dolan suların ücretsiz çekildiğini,

idarece yapılan tespitte atık su kanalının tarihi sarnıca zarar vermemek için sarnıç boşluğundan yararlanılarak kavisli bir şekilde döşendiğini, kanalın binanın altından geçmediğini, yol güzergahında olduğunu, davacını bodrum katında yaptığı kazı vs sebepler bina ile sarnıç arasında kalan duvara zarar verdiğini ya da atık su kanalının delinmesine sebep olduğunu, bu nedenle binanın bodrum katına su dolduğunu, davacının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Define Arama Yönetmeliği ve İSKİ Atık Su Deşarj Yönetmeliğinin 5. maddesine aykırı davrandığını,

yine İSKİ Atık Su Deşarj Yönetmeliğinin 10. 13 maddesi gereği davacının binasında olması gerekli parsel bacası ve çekvalfin olmadığını, 23.03.2004 tarihinden itibaren kira bedeli talebinin hakaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, 19.06.2006 tarihli dilekçeye istinaden yapılan inceleme sırasında Selma Tulumen adlı şahsın binada ikamet ettiğinin görüldüğünü, davacının 23.11.2006 tarihli dilekçesi ile bu durumu teyit ettiğini, binanın durumu ve bulunduğu mahal gereği talep edilen kira bedelinin fahiş olduğunu, kapı ve pencerelerin hasarının kanal suyu ile ilgisinin bulunmadığını, binanın 40 yıllık olması nedeni ile zaten yıpranmış olduğunu,

dava konusu hasarın oluşmasında davalının kusur ve ihmalinin bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 21.06.2012 tarih ve 2010/598 Esas, 2012/253 Karar sayılı kararıyla, “...Bodrum katında foseptik dolu olan binanın içerisinde koku oluşması ve çıkarttığı rutubet nedeniyle hasarların oluşması olağandır. Kanıtlanan davanın kısmen kabulü gerekir. Eylem mal aleyhinedir. Mal aleyhine olan eylemden dolayı manevi tazminat istenemez, koşulları bulunmayan manevi tazminat davasının da reddi gerekir... “ gerekçesiyle, “... 1- Manevi tazminat davasının REDDİNE, 2- 9.000,00 TL'lik hasar ve temizlik bedeline yönelik davanın KABULÜNE, 3- 29.695,00 TL'lik kira kaybına ilişkin davanın kabulüne, fazla taleplerin reddine, ...” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.11.2013 tarih, 2012/17292 Esas, 2013/17756 Karar sayılı ilamıyla; “... Mahkemece, bilirkişi raporu ile belirlenen hasar ve temizleme bedeli ile taşınmazın davacı tarafından satın alındığı tarihten itibaren hesaplanan kira kaybı zararı hüküm altına alınmış; manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, davacının taşınmazı 23/03/2004 tarihinde satın aldığı, dava konusu edilen kanalizasyon sızıntısı ile ilgili olarak 16/06/2006 tarihinde davalı kuruma ilk defa yazılı müracaatta bulunduğu, 20/11/2006 tarihinde de delil tespiti yaptırdığı, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kira kaybına ilişkin zararın taşınmazın satın alındığı tarihten itibaren hesaplandığı anlaşılmaktadır.

Davacı, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü'ne yaptığı 16/06/2006 tarihli başvurusundan önceki döneme ait kira kaybı zararını kanıtlamış değildir. Şu durumda, davacının kira kaybına ilişkin zararının davalı kuruma ilk başvuru tarihi olan 16/06/2006 gününden itibaren hesaplanması gerekirken, taşınmazın satın alındığı günden itibaren hesaplanarak hüküm altına alınması doğru değildir ...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 23.03.2017 tarih ve 2014/66 Esas, 2017/99 Karar sayılı kararıyla, “...Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacının taşınmazı 23/03/2004 tarihinde satın aldığı, dava konusu davalıya ait kanalizasyonun sızıntısı ile ilgili olarak 16/06/2006 tarihinde davalı kuruma ilk defa yazılı müracatta bulunduğu, 20/11/2006 tarihinde delil tespiti yaptırdığı anlaşılmaktadır.

Yargıtay bozma ilamında daha önce mahkememizce alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda da belirtildiği gibi davacının hasar ve temizlik bedelinin 9.000 TL olduğu belirlenmiş, mahkememizce bu rapor benimsenmiş ve eski kararda belirtildiği gibi aynen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Bu konu bozma ilamı dışında tutulmuştur.

Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi davacının İSKİ Genel Müdürlüğüne yaptığı başvuru tarihi olan 16/06/2006 ile 15/03/2007 tarihleri arasında söz konusu taşınmazı kullanamadığı, bu sebeple bilirkişilerin 28/09/2015 tarihli raporlarında da açıklandığı gibi 9 aylık kira kaybı olarak toplam 15.750 TL tespit edilmiş olduğundan davalı taraf bu kira kaybından sorumlu tutulmuştur.

Mahkememizin bu dosyası ile birleştirilen İstanbul 19. AHM nin 2012/263 esas sayılı dava dosyası ile de davacı 22/03/2007-11/01/2010 tarihleri arasında davalı İSKİ'nin vermiş olduğu zarar nedeniyle kira kaybı istemiş, mahkememizce alınan bilirkişilerin düzenlemiş olduğu raporda da bu dönem için toplam 39.555 TL'lik zararın oluştuğu tespit edildiğinden bilirkişilerce yapılan hesaplama şekli de mahkememizce benimsenmiş söz konusu dairenin bu dönem için de kullanılamaz durumda olduğu İSKİ kanalından meydana gelen sızıntılar nedeniyle davacının kira kaybına uğradığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de İSKİ'nin haksız eylemi devam ettiğinden davalı tarafın zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiş, bu dönem için de bilirkişilerin tespit ettiği kira kaybından davalı taraf sorumlu tutularak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir....” gerekçesiyle asıl davada talep edilen maddi tazminatın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine, birleşen davada talep edilen maddi tazminatın kabulüne karar verilmiştir.

C.Dairenin İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 11.04.2018 tarih ve 2018/277 Esas, 018/2889 Karar sayılı ilamıyla, “... Dava konusu uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmıştır. Davacı eldeki asıl davayı 15/03/2007 gününde, birleşen davayı da 22/03/2012 günü açmıştır. Davacı, birleşen davada 22/03/2007 ila 11/01/2010 tarihleri arasındaki kira gelir kaybını istemiş, davalı süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur.

Davacı, davalının haksız eylemi nedeniyle Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/11 esas, 2009/320 karar sayılı dosyası ile meni müdahale talep etmiş, talebi kabul edilmiş, karar 09/03/2011 tarihinde kesinleşmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 60/1 maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, zarara uğrayanın, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar.

Meni müdahaleye ilişkin kararın kesinleştiği gün zarar ve sorumlusunu öğrenen davacı, Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra, 22/03/2012 gününde, eldeki birleşen davayı açmıştır. Yerel mahkemece açıklanan olgular ve davalının yasal sürede zamanaşımı savunmasında bulunduğu gözetilerek, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davalının sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmişti ...” gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, “...Mahkememizce eski karada direnme sebebi olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma ilamında 818 sayılı Borçlar Kanunun 60/1 maddesine göre 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği,

bu konuda bir değerlendirme yapılması gerektiğine işaret edilmişse de dosyada davacı tarafın mahkememize sunmuş olduğu 06/09/2018 tarihli dilekçe ve ekindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve emsal daire kararlarından da anlaşılacağı üzere söz konusu taşınmaz davacının müvekkili tarafından 15/03/2007 gün ve 892 kayıt no ile İstanbul 4 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğüne başvurması üzerine kurul tarafından korunması gerekli kültür varlığı olarak taşınmazın tescil edildiği bildirilmiştir.

Bu haliyle işlenen eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesine girmekle 818 sayılı Borçlar Kanunu 60/1 maddesi değil 2863 sayılı Yasaya giren eylem nedeniyle Türk Ceza Kanunundaki uzamış zamanaşımının dikkate alınması gerektiğinden Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeye mahkememizce iştirak edilmemiş, birleşen davanın daha önce mahkememizce verilen karara esas gerekçe dikkate alınarak kabulü yolunda hüküm kurularak eski kararda direnilmiştir...” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

E. Daire Kararı

Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarih ve 2018/5456 Esas, 2019/959 Karar sayılı ialmıyla, “... Dairemizin 11/04/2018 gün ve 2018/277 esas ve 2018/2889 karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığı...” gerekçesiyle 6763 sayılı Kanunun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'ya eklenen geçici 4/4 madde ve fıkrası gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

F. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.01.2020 tarih ve 2019/4-233 Esas, 2020/56 Karar sayılı ilamıyla; “...Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde; asıl davanın 15.03.2007 tarihinde açıldığı, davalı İdarenin haksız eylemi nedeniyle hasar ve temizlik bedeli ile 16.06.2006-15.03.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden kira gelir kaybı tutarı hüküm altına alınmış; asıl dava ile ilgili verilen bu karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, ancak henüz temyiz istemleri Özel Dairece incelenmeden önce 22.03.2012 tarihinde bu kez uyuşmazlık konusu olan birleşen dava açılmıştır.

Davacı vekili birleşen davada 22.03.2007-11.01.2010 tarihleri arasındaki kira gelir kaybını talep etmiştir.

Davacı ayrıca davalının haksız eylemi nedeniyle el atmanın önlenmesi istemiyle dava açmış, açılan davada Fatih Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/11 E., 2009/320 K. sayılı kararı ile; taşınmazın bodrum katından kanalizasyon hattının geçtiğinin tespit edildiği, kanalizasyon şebekesinin sokak gibi kamu malı nitelikli yerlerden geçmesi gerektiği, özel mülkiyete konu taşınmazdan geçirilmesinin üstelik de zarar vermesinin yasal olmadığı,

davalının kanalın kendisine ait olduğunu kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21.06.2010 tarihli ve 2010/6801 E., 2010/11696 K. sayılı kararı ile onanmış, karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 09.03.2011 tarihli ve 2010/20016 E., 2011/4064 K. sayılı kararı ile reddedilmiş olup kararın 09.03.2011 tarihi itibariyle kesinleştiği görülmüştür.

Ayrıca dosyadaki belgeler ile taraf beyanları karşısında davaya konu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın bu niteliği nedeniyle davalı İdare tarafından kanalizasyon hattına her zaman müdahale edilememektedir. Dolayısıyla davaya konu taşınmazdaki pis atık suyun varlığı ve bu taşınmazın kiraya verilememesi nedeniyle kira gelir kaybına uğraması süreklilik arz etmektedir.

Her ne kadar el atmanın önlenmesi istemine ilişkin davada verilen karar kesinleşmiş ise de, taşınmazın bu niteliği nedeniyle birleşen dava tarihine kadar söz konusu zararın giderildiğinden de bahsedilemez. Başka bir deyişle davalının haksız fiilinin birleşen dava tarihine kadar devam ettiği sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle eldeki davada zarara neden olan haksız eylem devam ettiğinden zamanaşımı süresinin işlediğinden söz edilemez.Hâl böyle olunca; açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle sonucu itibariyle direnme kararının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır..." gerekçesiyle davalı vekilinin işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karar düzeltme istemi de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca reddedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olayda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 65/1 maddesinin uygulama yeri olmadığını, kamu tüzel kişileri yönünden ceza zamanaşımının işletilemeyeceğini, birleşen davanın zamanaaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, bu yönüyle direnme kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı idare tarafından davacıya ait evin altından hukuka aykırı olarak geçirilmiş künk borulardan gelen atık suların evin bodrumunu doldurması sonucu oluşan maddi ve manevi zararların tazmini talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na 5236 sayılı yasa ile eklenen ek 4 üncü madde gereğince HUMK’nun 427 inci, 428 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga) 41 inci maddesi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 65/1 inci maddesi.

3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması kanunda açıkça yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına,

özellikle davalının eyleminin dava tarihi itibariyle devam ediyor olması ve davacının taşınmazı sattığı tarih itibariyle yapılan kira gelir kaybı hesabının emsal taşınmazlar da gözetilerek yapılan ve asıl dava dosyasında incelenen ve bozma sebebi yapılmayan hesap yöntemine uygun olarak yapılmış olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine ,

Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine.

SONUÇ / HÜKÜM

02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12660, K. 2023/10008, 2 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. D. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
  9. E. Daire Kararı
  10. F. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12660
Karar No
2023/10008
Tarih
2 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12665 K.2023/5060
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12666 K.2023/4850
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12667 K.2023/4844
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12668 K.2023/5005
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12669 K.2023/5006
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/12669 K.2023/5442

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.