KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12738 E., 2023/7556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/577 E., 2022/73 K.
- Hüküm/karar
- Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/738 E., 2020/567 K.
Karar Metni
1.255 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma nedeniyle açılan maddi tazminat davasının yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava yönünden davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteğinin ikinci şoför olarak görev yaptığı yolcu otobüsünün 26.10.2008 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek müvekkilleri için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında 125.000 TL, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında 125.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; aynı gerekçeyle bu kez davalı nezdinde yapılmış olan kara taşıtları paket (ferdi kaza koltuk) sigorta poliçesine istinaden 14.604,26 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılara SGK tarafından maaş bağlandığını bu nedenle kendilerinin herhangi bir destek kayıplarının oluşmadığını, aksi halde kendilerinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların destekten yoksun kalmalarından dolayı uğradıkları zararın tespitinin gerektiğini, temerrüde düşürülmediklerini, o nedenle faizden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; tazminat ve aktüerya hesabı uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 02.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın eşi olan davacı ...' ın 198.205,61 TL, müteveffanın oğlu olan davacı ...' ın 6.152,03 TL, müteveffanın oğlu olan davacı ...' ın 60.246,62 TL destekten yoksun kalma sebebiyle zarara uğradıkları, toplam nihai ve gerçek maddi zarar toplamının 264.604,26 TL olduğunun hesaplandığı,
diğer davacılar ... ve ...' ın yaşları itibariyle müteveffanın desteğinden yoksun olmayacakları, soruşturmayı yürüten makamca alınmış bilirkişi raporunda davalıya zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi ve ... poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsü dava dışı şoförün %100 nispetinde kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Birleşen dava yönünden ise destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin 14.604,26 TL' sinin Kara Taşıtları Paket Sigortası Poliçesindeki sigorta limitiyle sınırlı olarak kabulüne ve tazminata avans faiz işletilmesine, ... ve Meral yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın otobüste işçi olarak çalıştığı için görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, dava konusunun sigortaya dayanması nedeniyle Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, murisin kaza yapan otobüsün ikinci şoförü olarak çalıştığı için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince, Taşıma Sigortasından sürücü ve personelin yararlanamayacağını bu sigortanın yalnızca “biletli yolcular” ile bu yolcunun kaza nedeniyle ölmesi halinde desteğinden yoksun kalanların zararlarını kapsayacağını,
avans faizinden sorumlu olmayacaklarını ancak yasal faizden sorumlu olabileceklerini, ıslah edilen miktarların zamanaşımına uğradığını, iş kazası olduğu için SGK' nın hak sahiplerine gelir bağlaması durumunda bu miktarın tenzil edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın açıldığı 20.03.2009 ve birleşen davanın açıldığı 05.08.2009 tarihlerinde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile İş Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında görev değil iş bölümü ilişkisi olduğuna ve cevap dilekçesinde davalı tarafça iş bölümü itirazında bulunulmamasına;
birden fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan söz konusu trafik kazasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 85. maddesinin 2. fıkrası kapsamında öngörülen suçu oluşturan fiil ve eylem için öngörülen ceza süresinin üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-d maddesi uyarınca dava zamanaşımının 15 yıl olmasına, davacılar vekilinin ıslah dilekçesinin verildiği 25.11.2016 tarihi itibarıyla ceza dava zamanaşımı süresinin dolmamasına; yolcu otobüsünün ticari araç olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinde hata bulunmamasına.
SGK'ya yazılan yazıya verilen cevapta davacılara kaza nedeniyle rücuya tabi bir ödeme yapılmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına istinaden hükmedilen tazminata yönelik itirazı yönünden. Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre; bu poliçeyle sigortalı araçtaki yolcuların zararlarının teminat altına alındığı, somut uyuşmazlıkta, davacıların desteği müteveffa ...' ın, yolcu otobüsünün ikinci şoförü olarak görev yaptığı esnada trafik kazasının meydana geldiği,
dolayısıyla sigortalı yolcu otobüsünün ikinci şoförünün vefatı nedeniyle, yakınları olan davacıların zararlarının bu sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına ve 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda;
davacı eş ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 198.205,65 TL, davacı ...'ın 6.152,03 TL, davacı ...'ın 60.246,62 TL olduğu belirlenmiş olup bu durumda, asıl davada, davalı ... tarafından düzenlenen ... poliçesinin kaza tarihindeki azami teminat limiti olan 125.000,00 TL'nin, davacılar ..., ... ve ...'a garameten oranlanarak paylaştırılması gerektiği, bu minvalde, kaza tarihindeki ... poliçesi azami limiti olan 125.000,00 TL'nin davacılara garameten paylaştırılması sonucunda, davacı ... için (%74,90) 93.633,04 TL,
davacı ... için (%22,76) 28.460,71 TL ve davacı ... için (%2,32) 2.906,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden tahsili ile davacılara verilmesine.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine yönelik talebin reddine; davacılar ... ve ...' ın açmış olduğu davanın reddine, birleşen davada ise bir meblağ sigortası olan kara taşıtları paket (ferdi kaza koltuk) sigortası poliçesinde belirtilen azami teminat limiti olan 30.000,00 TL'den, taleple bağlı kalınarak 14.604,26 TL'nin davalı ... şirketinden tahsili ile davacılara miras payları oranında verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinde; mütevaffanın uyuduğu esnada kazanın meydana geldiğini, dolayısıyla kendisinin yolcu konumunda olduğunu, bu nedenle de Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasından da davacıların yararlanması gerektiğini, talep edilen tazminatın teminat kapsamında olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve Kara Taşıtları Paket (Ferdi Kaza Koltuk) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacıların desteğinin ikinci şoför olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda desteğin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacılar desteğinin araçta ikinci şoför konumunda bulunmasına göre; karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12738, K. 2023/7556, 6 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama