KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12914 E., 2024/10169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/792 E., 2022/789 K.
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araçta yolcu iken gerçekleşen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın şüpheli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının trafik kazası sonucunda yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren başka bir araç olmasa dahi davacının yolcusu olduğu aracın trafik sigortacısı olan davalıdan zararını talep etmekte hakkı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının davalıya trafik sigortalı araçta yolcu iken başka bir aracın ani fren yapması neticesinde araca çarparak yere düştüğünü ve bu nedenle yaralandığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiş, karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince "Dosyada mübrez bilgi ve belgeler incelendiğinde; başvuran 31.12.2020 günü eşinin kullandığı ve davalı ... şirketine trafik sigortalı olan aracın kaza yaptığını ve malul kaldığını iddia etmektedir.
Sağlık kurulu raporunda” ...'ün 31.12.2020 tarihinde geçirdiği belirtilen trafik kazası sonrası yaralandığı, Sağ medial malleol fraktür, küneiform kemikle fissür, konservatif izlenmiş tanısı aldığı belirtilmektedir” ibaresine yer verilmiş, başvuranın trafik kazasıyla ilgili 21.02.2021 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda kazayla ilgili “soyut başvuru, soyut beyanlar” olduğu tespiti yapılmıştır.
Trafik kaza tespit tutanağının da bulunmadığı dikkate alınarak başvuranın bildirdiği şekilde trafik kazası meydana geldiğini ispatlayamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Eldeki uyuşmazlıkta başvuran, taleplerini dayandırdığı trafik kazasını iddia ettiği gibi meydana geldiğini ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Uyuşmazlık; davacının yaralanmasının trafik kazası sonucu gerçekleşip gerçekleşmediği, davalı ZMMS'nin zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Somut olayda 31.12.2020 tarihli hastane kaydında "motosiklet kazası sonrası 112 ile getirilen hastanın" denilmek suretiyle davacının tedavisine başlanıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün kollukta alınan beyan ve ifadelerinde " motosiklet ile seyir halinde iken aynı yönde önlerinde seyreden beyaz renkli jeep tarzında bir aracın aniden durması neticesinde duramayarak bu aracın sağ arka tarafına çarptıklarını, bu nedenle motosikletten düşerek yaralandıklarını" belirtmişlerdir.
Davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik alınan raporda davacıda oluşan araz ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğu belirtilmiştir.
Soruşturma dosyasında davacının yaralanmasına başka bir sürücünün sebebiyet verdiği yönünde delil bulunmadığından takipsizlik kararı verilmiş ise de davaya konu zararın davalının sorumluluğu kapsamında kalması için çift taraflı bir kaza olmasına veya kazaya karışan başka bir aracın varlığının ispatlanmasına da gerek yoktur.
Davacının trafik kazası sonucunda yaralandığı hastane kayıtları, sürücü beyanı ve maluliyet raporu ile sabit olup aksi davalı tarafça ispatlanamamıştır. Buna göre davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabulüyle İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12914, K. 2024/10169, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama